
Prof. Dr. Görür, bölgedeki hareketliliği “riftleşme” olarak tanımladı ve bunun, yer kabuğunun incelmesine ve alt kısımdaki mağmanın yüzeye doğru yükselmesine yol açtığını belirtti. Uzman, bu durumun ilerleyen dönemde daha dikkatli olunmasını gerektirdiğine dikkat çekti.

Görür’ün açıklamalarına göre, Batı Anadolu’daki fay sistemi üzerindeki bu gerilme, sadece depremsellik açısından değil, aynı zamanda bölgedeki jeotermal ve volkanik potansiyel açısından da kritik bir öneme sahip. Riftleşme süreçleri, yer kabuğunun zayıflamasına ve magma hareketlerinin hızlanmasına yol açabiliyor, bu nedenle bölgedeki yerleşimlerin ve yetkililerin gelişmeleri yakından takip etmesi büyük önem taşıyor.

Balıkesir’in Sındırgı İlçesinde 6,1 Büyüklüğünde Deprem ve Artçı Sarsıntılar Dikkat Çekiyor
27 Ekim’de Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 6,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Ana depremin ardından, en büyüğü 4,9 şiddetinde olan çok sayıda artçı sarsıntı kaydedildi. Yaşanan bu depremler, sadece Balıkesir’de değil, çevre iller ve İstanbul’da da hissedildi. Konuyla ilgili dikkat çeken uyarı ise Prof. Dr. Naci Görür’den geldi.

Prof. Dr. Naci Görür’den Kritik Uyarı
Batı Anadolu’daki fay hattının gerildiğini ve riftleşme sürecine girdiğini belirten Prof. Dr. Görür, bu durumun yer kabuğunda incelmeye ve mağma yükselmesine yol açtığını vurguladı. Sosyal medya hesabından Balıkesir’deki depremlerle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Görür, şu ifadeleri kullandı: “Sındırgı’nın bulunduğu Batı Anadolu, batıya doğru hareket nedeniyle kuzey-güney yönünde gerilmekte ve riftleşmektedir. Bu riftleşme kabuk incelmesine ve mağma yükselmesine yol açmaktadır. Bugün Sındırgı’da yaşanan durum budur. Dikkatli olunmalıdır. Bu sorunun tek çözümü, bölgeyi deprem dirençli kent hâline getirmektir.” Prof. Dr. Görür’ün açıklamaları, Batı Anadolu’daki fay sistemlerinin hareketliliği ve deprem riskine dikkat çekmesi açısından büyük önem taşıyor.
