
PKK Türkiye’den çekildi, yeni dönem başlıyor, Çelik yaptığı açıklamada, söz konusu adımın uzun süredir sürdürülen kararlı mücadelenin ve kapsamlı stratejinin somut bir sonucu olduğunu belirtti. “Bu gelişme, Türkiye’nin terörle mücadelesinde geldiği noktanın açık bir göstergesidir. Silah bırakma ve örgütün kendini feshetme sürecinin kesintisiz biçimde devam etmesi, barış ve güvenlik hedeflerine ulaşılmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Parti sözcüsü ayrıca, sürecin istikrar içinde ilerlemesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi. Çelik, “Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe emin adımlarla ilerleyebilmesi için bu sürecin her türlü dış müdahale ve manipülasyondan korunması elzemdir” dedi. Böylece AK Parti, PKK’nın Türkiye’den tamamen çekilmesi yönündeki açıklamayı olumlu bir gelişme olarak değerlendirirken, sürecin dikkatle yönetilmesi gerektiği mesajını da verdi.
11 Temmuz’de Kuzey Irak’ta silahlarını yaktığını duyuran terör örgütü PKK, bugün aldığı yeni bir kararla Türkiye’den tamamen çekildiğini ilan etti. Örgütün bu adımı kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, AK Parti’den de karar hakkında ilk değerlendirme geldi. Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya platformu X (eski Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Bu adım, ‘Terörsüz Türkiye’ yol haritasında kaydedilen ilerlemenin somut sonucudur. Silah bırakma ve fesih sürecinin kesintisiz devam etmesine dönük atılacak adımlar, hedeflerin gerçekleştirilmesini sağlayacaktır.”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Önemli Vurgular
Ömer Çelik’in açıklamasında şu noktalara dikkat çekildi: PKK’nın Türkiye içindeki unsurlarıyla birlikte Irak ve Suriye başta olmak üzere bölgedeki tüm silahlı ve illegal yapılarının feshi ve silah bırakmasının sürdürülmesi, “Terörsüz Türkiye” sürecinin asli gündemi olarak tanımlandı. Çelik, PKK’nın silah bırakma sürecine kesintisiz devam etmesinin “Terörsüz Türkiye” hedefine giden yol haritasının ana başlığı olduğunu ifade etti.
Bugünkü gelişmelerle PKK’nın Türkiye’den çekilme kararı alması ve silah bırakma sürecine ilişkin yeni adımların atılacağının açıklanmasının, yol haritasındaki ilerlemenin somut sonuçları olduğuna işaret edildi. Terör unsurlarının Türkiye’den çekilmesi ve silah bırakma ile ilgili yeni adımların açıklanmasının ana hedefe uygun ilerlemeler olduğu belirtildi.

Terörsüz Türkiye Süreci Tarihi Bir Adım Olarak Tanımlandı
Çelik, yol haritasının “Terörsüz Türkiye” hedefi için olumlu sonuçlar üretmeye devam ettiğini ve bu sürecin demokrasiyi tüm tehditlerden arındırmayı amaçlayan stratejik ve tarihi bir adım olduğunu söyledi. Bu sürecin doğal ve ayrılmaz sonucu olarak ortaya çıkan “terörsüz bölge” hedefinin, komşu ülkeler ve yakın bölgede terör örgütleri üzerinden kurulmak istenen dış vesayete karşı bir duruş niteliği taşıdığı vurgulandı.
Çelik, Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile oluşan stratejik-politik zeminin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iradesiyle sürecin devlet politikası haline dönüştüğünü; bunun zamanın ruhuna uygun, çevredeki meydan okumalara cevap veren geniş bir çerçeve inşa ettiğini kaydetti. Ayrıca, Meclis’te farklı partilerden oluşan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarıyla oluşan desteğin ve yol göstericiliğin, sürecin yegâne siyasal öznesinin milli irade olduğunu net biçimde ortaya koyduğu ifade edildi.
Bundan sonra silah bırakma ve fesih sürecinin kesintisiz devam etmesine yönelik adımların atılmasının hedeflere ulaşılmasını sağlayacağı, fesih ve silah bırakma süreciyle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çizeceği pozitif çerçevenin netleşeceği belirtildi.

Provokasyon Uyarısı: Sürecin Korunması Gerektiği Vurgulandı
Sürecin her türlü provokasyondan korunması için azami dikkat gösterilmesi gerektiği ifade edildi. Yakın bölgedeki kaos siyasetlerinin arkasındaki odakların siyasi, istihbari ve fiili sabote girişimlerinin farkında olunduğu, buna karşı kararlılıkla yol haritasının işletildiği vurgulandı. Farklı siyasi görüşlerden partilerin varlığının ve desteğinin siyasi zenginlik olduğu, bu çeşitliliğin bütün sürecin gücüne güç kattığı belirtildi.
Siyasal zenginliğin devletin niteliklerine ve milletin değerlerine uygun biçimde korunarak ana hedefe ilerlemesi gerektiği, süreci ana odağından uzaklaştıran haksız isnatlara ve iftiralara, marjinal ya da maksimalist yaklaşımların yol haritasını zehirlemesine müsaade edilmeyeceği ifade edildi. Her vatandaşın desteğiyle, kardeşlik, tarih ve kader birliğiyle hedeflere ilerlemenin sürdürüleceği; Cumhurbaşkanı’nın yüksek devlet iradesiyle devletin tüm kurumlarının “Terörsüz Türkiye” hedefi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceği ve konunun Türkiye Cumhuriyeti gündeminde olduğu dile getirildi.
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala’dan da Açıklama
PKK’nın Türkiye’den çekildiği duyurusunun ardından AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Ala, “Terörsüz Türkiye” hedefine kamuoyunun desteğiyle kararlı adımlarla yüründüğünü belirterek şu değerlendirmede bulundu: Son açıklamaları ve atılan adımları terörün tasfiyesine yönelik önemli bir aşamanın daha geride bırakılması olarak gördüklerini ifade etti.
Ala, iç cepheyi güçlendirerek yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecinde bugün önemli bir eşiğin daha geride bırakıldığını; yıllardır ülkenin ayağındaki prangayı oluşturan terörün tamamen ortadan kalkmasıyla yeni bir dönemin kapılarının açılacağını söyledi. Dünyadaki ve bölgedeki gelişmeler dikkate alındığında “Terörsüz Türkiye” hedefinin öneminin apaçık olduğunu belirtti.
Ala ayrıca, enerjisini iç sorunlarla tüketmek yerine fırsatlara odaklanarak imkan ve kabiliyetlerini tamamen “Türkiye Yüzyılı” hedeflerine yöneltecek bir Türkiye’nin kazananının 86 milyon vatandaş, gönül coğrafyasındaki umut bağlayanlar ve bölge olacağı; kaybedenin ise ülkeyi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyenler ile terörden ve şiddetten beslenenler olacağı görüşünü paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin iradeleri ile milletin desteği sayesinde ülkenin bu sorundan kurtulacağı, sürecin bölge ve ülke istikrarını tahkim edeceği ve sonuca ulaşması için herkesin katkısının önemli olduğunun altı çizildi.
