
Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın ölümünün ardından, 2019 yılında hayatını kaybeden engelli ablası Tülin Güran ile ilgili de yeni bir gelişme yaşandı. Tülin Güran’ın ölümünde herhangi bir şüphe olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, ölüm nedenine dair detaylı bir soruşturma başlatıldı.

Narin Güran’ın kaybı, ailesi ve yakın çevresi üzerinde büyük bir travma yaratmışken, şimdi yıllar önce yaşanan bir başka olay yeniden gündeme taşınıyor. Tülin Güran, yıllardır engelli olarak yaşamını sürdürmüş ve ailesi tarafından büyük bir özenle bakılmıştı. 2019 yılında hayatını kaybettiğinde, doğal sebeplerden öldüğü düşünülmüş ve dosya kapatılmıştı. Ancak Narin Güran’ın ölümünden sonra ortaya çıkan yeni bilgiler ışığında, Tülin Güran’ın ölümüyle ilgili şüpheler doğdu.

Bu soruşturmanın açılmasının, Narin Güran’ın ölümündeki soru işaretlerine bir yanıt bulunması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında olduğu düşünülüyor. Yetkililer, iki olay arasındaki olası bağlantıları incelemek üzere adli tıp uzmanları ve kolluk kuvvetleriyle birlikte kapsamlı bir araştırma başlattı. Tülin Güran’ın ölümüne dair herhangi bir ihmal ya da suistimal olup olmadığını araştırmak amacıyla mezarının açılması ve otopsi yapılması da gündemde.

Ailenin üst üste yaşadığı trajediler, bölgedeki toplumda derin bir üzüntüye neden olurken, yetkililerin soruşturmayı titizlikle yürüttüğü ve en kısa sürede sonuçlanması için çalıştıkları bildirildi. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu gelişme, engelli bireylerin korunması ve ölüm sonrası süreçlerin dikkatle incelenmesi gerektiği tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan Narin Güran’ın olay sonu, 19 gün sonra ortaya çıktı. Pazar sabahı, Narin’in cansız bedeni Eğertutmaz Deresi’nin yatağında, taşlar arasına saklanmış halde bulundu. Genç kızın kaybolmasıyla ilgili yürütülen geniş çaplı soruşturma devam ederken, olayın yankıları daha da derinleşti.
Narin’in Cinayeti ve Şüpheler
Narin Güran’ın ölümü, yalnızca ailesi ve yakın çevresini değil, tüm toplumu sarsan bir trajedi oldu. Genç kızın kayboluşu, ailesi tarafından büyük bir umut ve korku karışımıyla takip edilmişti. Ancak 19 gün sonra bulunan cansız bedeni, kayıp olayının ardında bir cinayetin olduğunu gözler önüne serdi. Soruşturma, Narin’in ölümüyle ilgili yeni bilgilere ulaşmak ve olası failleri bulmak için sürerken, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı daha da derinlemesine incelemek üzere yeni bir adım attı.
2019’da Şüpheli Bir Ölüm: Ablası Tülin Güran
Narin Güran’ın ölümüyle bağlantılı olarak, daha önce fark edilmeyen bir başka acı gerçek gündeme geldi. 2019 yılında, Narin’in engelli ablası Tülin Güran’ın da şüpheli bir şekilde hayatını kaybettiği öğrenildi. O dönemde, Tülin’in ölüm nedeni “merdivenden düşme” olarak kayıtlara geçmiş ve ölüm doğal kabul edilerek otopsi yapılmamıştı. Ancak, Narin’in öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, bu ölüm de yeniden mercek altına alındı.
Başsavcılık’tan Yeni Soruşturma Kararı
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Tülin Güran’ın ölümüne dair yeni bir soruşturma başlatarak, olayın aydınlatılması için otopsi yapılmasına karar verdi. Bu durum, iki kız kardeşin ölümünün birbirine bağlı olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor. Tülin Güran’ın 2019’daki ölümü, ilk başta bir kaza olarak değerlendirilmişti; ancak Narin’in ölümüyle ortaya çıkan şüpheler, bu olayı yeniden gündeme taşıdı.
Bu iki ölüm arasında bir bağlantı olup olmadığı, başlatılan otopsi ve soruşturma sonucunda ortaya çıkacak. Narin Güran’ın ailesi, kızlarının katil ya da katillerinin bir an önce yakalanmasını beklerken, Tülin Güran’ın ölümünün de yeniden incelenmesiyle, adaletin tecelli etmesi için umutlarını koruyor.
Toplumsal Tepki
Narin Güran’ın ölümü, özellikle Diyarbakır’da büyük bir infial yarattı. Genç kızın kayboluşu ve bulunma şekli, güvenlik önlemleri, kadın cinayetleri ve aile içi şiddet gibi konuları bir kez daha gündeme getirdi. Toplum, yetkililerin bu soruşturmada en ufak bir detayı bile gözden kaçırmaması gerektiğini dile getiriyor. Soruşturmanın ilerleyen günlerinde daha fazla bilginin gün yüzüne çıkması beklenirken, iki kardeşin ölümleri arasındaki olası bağlantı, bu olayın çözümünde kilit görev oynayabilir.
