
Diyarbakır’da hayatını kaybeden Narin Güran cinayetiyle ilgili olarak görülen davada karar, ikinci duruşmanın üçüncü gününde verildi. Cinayetle ilgili tutuklu sanıklar arasında yer alan Narin Güran’ın annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve amcası Salim Güran’a, cinayeti işledikleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Duruşma sırasında sanıklar, son savunmalarını yapma fırsatı buldu.

Sanıklar, mahkeme huzurunda son sözlerini söylerken, cinayetin nasıl gerçekleştiğine dair çeşitli iddialarda bulundular. Ancak mahkeme, deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda kararını verdi ve üç sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı.

Öte yandan, cinayetle bağlantılı olarak yargılanan diğer sanık olan Nevzat Bahtiyar, olayla doğrudan ilgisi bulunmadığı için daha hafif bir ceza aldı. Mahkeme, Bahtiyar’a 4 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

Bu dava, Diyarbakır’da büyük bir yankı uyandırmıştı ve hem yerel halk hem de ailenin yakınları, adaletin sağlanması konusunda uzun süre beklentide bulunmuşlardı. Karar, cinayetin faillerinin cezalandırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Cinayetle ilgili soruşturma ve davanın süreci, hem hukuk camiası hem de toplum tarafından dikkatle takip edildi. Mahkeme kararı, bir yandan adaletin sağlandığına dair bir umut verirken, diğer yandan cinayetlerin önlenmesi ve mağdurları için adaletin hızla yerine getirilmesi gerektiği vurgulandı.
Diyarbakır’ın Merkez Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetiyle ilgili dava, uzun süren bir süreç sonunda nihayet karar aşamasına geldi. Narin’in cesedi, kaybolduktan 19 gün sonra, 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde bulunmuştu. O günden itibaren olayın aydınlatılması için geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Cinayetin aydınlatılması amacıyla açılan dava, büyük bir dikkatle takip ediliyordu.
Mahkemenin ikinci duruşması, üçüncü gününde devam etti. Mahkeme başkanı, duruşma sırasında bazı önlemler aldı. “Saat 18.20, saat 21.00’de hazır olun. Duruma göre bakacağız. Ambulanstan bir ekip burada olsun” şeklinde bir açıklama yaparak duruşmanın güvenliği ve sağlık açısından herhangi bir aksilik yaşanmaması için tedbir alındığını belirtti.
Anne Yüksel Güran, dava sürecindeki son sözlerinde, kızının katili olmadığını belirterek beraat talebinde bulundu. Yüksel Güran, “Yüreğim yaralıdır, ama rabbim şahittir. Kızımın katili asla ben olmamışım, ona hiçbir zarar vermedim. Rabbim hakkımı bırakmasın” şeklinde duygusal bir açıklama yaptı.
Ağabey Enes Güran ise, “Ben hep doğru konuştum. Hakkımı yiyenlere hakkım helal değil. Mahkeme ne derse odur, üzerime atılı suçları kabul etmiyorum, serbest bırakılmak istiyorum” dedi. Diğer bir sanık olan amca Salim Güran, Narin’e zarar vermediğini vurguladı ve “Narin benim yeğenimdir, bu dünyada ona en son zarar verecek insan ben olurdum. Ben Narin’e zarar vermedim” ifadelerini kullandı.
Komşuları Nevzat Bahtiyar ise, “Narin’i ben öldürmedim. Cesedini Salim Güran bana verdi, ben de taşıdım. Taşıma cezası neyse, ben razıyım. Yemin ederim ki ben öldürmedim” şeklinde kendisini savundu.
Günler süren duruşmaların ardından mahkeme, cinayete iştirak eden dört sanık hakkında kararını verdi. Anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran’a “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Sanıklardan Nevzat Bahtiyar’a ise suç delillerini gizlemek ve yok etmekten dolayı 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Bu kararın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Narin Güran’ın katillerinin en ağır şekilde cezalandırılmasının sağlanacağı yönündeki vaatlerini yerine getirdiklerini belirterek, “Narin kızımız için sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmaları adına Bakanlık olarak süreci yakından takip edeceğimize söz vermiştik ve bu sözümüzü kararlılıkla yerine getirdik” açıklamasında bulundu. Bu davanın sonucu, hem adaletin sağlanması hem de benzer olayların önlenmesi adına önemli bir adım olarak kayda geçti.
