
Leyla’nın ölümü ve hukukta çözülmeyen sırlar, Olayın ardından büyük yankı uyandıran dava sürecinde, yerel mahkemenin tüm sanıklar için beraat hükmü vermesi tepki çekmişti. Ancak Yargıtay’ın bozma kararı, dosyada henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşmamış pek çok nokta olduğuna işaret ediyor. Bu gelişme, aile ve kamuoyu açısından davanın seyrinin yeniden değişeceğine dair umutları artırdı.
Yargıtay kararında, mevcut delil ve değerlendirmelerin yetersiz bulunması nedeniyle dosyanın yeniden ele alınması gerektiği vurgulandı. Böylece, Leyla Aydemir’in ölümüyle ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi ve sorumluların hak ettikleri cezaya çarptırılması yönünde önemli bir adım atılmış oldu.
2018 yılının 15 Haziran tarihinde, Ramazan Bayramı vesilesiyle ailesiyle birlikte dedesini ziyaret etmek amacıyla Ağrı’nın Bezirhane köyüne giden 4 yaşındaki Leyla Aydemir, burada kayboldu. Küçük kız, uzun süren arama çalışmaları sonucunda ancak 18 gün sonra, köye yaklaşık 2 kilometre mesafede bulunan, kent merkezine giden yolun yakınındaki bir akarsu kenarında, ağaçların arasında cansız halde bulundu. Yapılan incelemelerde, Leyla’nın vücudunda herhangi bir darp ya da yara izine rastlanmadığı tespit edildi. Cenazesi, doğduğu ve kaybolduğu yer olan Bezirhane köyünde toprağa verildi. Bu acı olay, Türkiye genelinde büyük bir üzüntü ve infiale yol açtı.

Hukuki Sürecin Gelişimi
2018’de başlayan dava sürecinde, Leyla Aydemir’in ölümünden sorumlu tutulan amcası Yusuf Aydemir, 2020 yılında “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırıldı. Ancak, 2021 yılında Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 1. Ceza Dairesi, önceki mahkemenin kararını bozdu ve Yusuf Aydemir’in tahliyesine hükmetti. İstinaf savcılığının bu karara yaptığı itiraz reddedildi ve karar hukuki olarak uygun bulundu.
Küçük Leyla’nın annesi Şükran Aydemir’in avukatı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın vekili, farklı gerekçelerle bu karara itiraz etti. Dosya Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne intikal etti. Yargıtay, katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebini reddetti. Ancak, Yargıtay Başsavcılığı, beraat kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etti.
Mahkemelerin karar özetinde, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanıklar hakkında “Nitelikli kasten öldürme” ve “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçlarından ayrı ayrı beraat kararı verdiği, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’nin ise bu kararı onayladığı, itirazların ise esastan reddedildiği hatırlatıldı.

Temyiz ve Hukuki Değerlendirmeler
Dosyanın temyiz sürecinde, Cumhuriyet Savcısı sanıklar Y.A, M.A.A. ve B.A.’nın “Nitelikli kasten öldürme” ve “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçlarını işledikleri; Y.A. ve A.A.’nın ise bu suçlara yardım ettikleri gerekçesiyle katılan vekilinin itirazlarının ise eksik soruşturma ve vekalet ücretine ilişkin olduğu bildirildi.
Kararda, yapılan hukuki incelemenin ardından şu önemli tespitlere yer verildi:
2018 yılının Temmuz ayında, sosyal medya platformu Facebook üzerinden Tezcan Kıvrak adlı bir hesabın, “Leyla kızımız dedesinin köyünde dere kenarında ölü olarak bulunmuştur” şeklinde bir paylaşımda bulunduğu tespit edildi. Leyla’nın cesedi ise 2 Temmuz 2018 tarihinde bulunmuş ve raporlara göre yaklaşık 3 gün öncesinde hayatını kaybettiği belirlenmişti. Bu bağlamda, paylaşımın hangi hesap tarafından yapıldığına yönelik detaylı adli soruşturma yapılması gerektiği, Facebook ile yazışmalar gerçekleştirilerek paylaşımın sorumlularının tespit edilmesi gerektiği vurgulandı.
Ayrıca, yargılama sırasında mahkemeye sunulan CD içeriğinin, kayıtların elde edilme yöntemi ve içeriği itibarıyla aleni ve suç teşkil etmeyen özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyen belgeler olduğu, bu nedenle delil olarak değerlendirilmesinin ve olayın aydınlatılmasına katkı sağlayabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtildi. Eksik olan bu araştırmanın tamamlanması için AFAD görevlilerinin beyanlarının alınması, kayıtlar içindeki kişilerin tespiti ve içeriklerin değerlendirilmesi gerekliliği vurgulandı. Yapılan bu eksiklikler nedeniyle mahkeme kararlarında hukuka aykırılık tespit edildi.
Son Karar
Cumhuriyet Savcısı, katılan kurum ve mağdur vekilinin temyiz taleplerinin yerinde görülmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 14 Şubat 2022 tarihli kararının “eksik araştırma” gerekçesiyle, Türk Ceza Kanunu’nun 302/2 maddesi uyarınca oy birliği ile bozulmasına karar verildi. Dosyanın Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi ve Yargıtay kararının bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’ne iletilmesi kararlaştırıldı.
