
Resmi Gazete’de yayımlanan kararın ardından otoyol ve köprülerin doğrudan satış yoluyla elden çıkarılacağı yönünde yorumlar yapılmaya başlandı. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, alınan kararın köprü ve otoyolların mülkiyetinin satılması anlamına gelmediğine dikkat çekti. Bakanlığın açıklamasıyla birlikte, kararın kamuoyunda gündeme geldiği şekliyle “köprü ve otoyolların satışı” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği ortaya konuldu.

Bakanlık: Satış Söz Konusu Değil
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, otoyol ve köprülerin satılmasının gündemde olmadığı açıkça ifade edildi. Böylece Resmi Gazete’de yayımlanan özelleştirme kararının ardından oluşan belirsizliklerin ve kamuoyundaki tartışmaların giderilmesi amaçlandı. Özellikle kararın ardından sosyal medyada ve çeşitli platformlarda ortaya çıkan “köprüler ve otoyollar satılıyor” şeklindeki yorumların ardından yapılan açıklama, düzenlemenin kapsamına ilişkin önemli bir açıklık getirdi.
Bakanlığın açıklamasına göre söz konusu düzenleme, köprü ve otoyolların mülkiyetinin devredilerek satılması anlamına gelmiyor. Dolayısıyla kamuoyunda gündeme gelen “otoyollar ve köprüler elden çıkarılıyor” iddiasının doğru olmadığı bildirildi.

Tartışmaların Odağında Resmi Gazete Kararı Vardı
Tartışmaların temelinde, otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine ilişkin kararın Resmi Gazete’de yayımlanması yer aldı. Kararın yayımlanmasının ardından özelleştirmenin nasıl uygulanacağı ve mevcut köprü ve otoyolların geleceğinin ne olacağı konusunda çeşitli değerlendirmeler yapıldı. Bu gelişmeler üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı devreye girerek konuya açıklık getirdi. Bakanlık, kararın köprü ve otoyolların satışı olarak yorumlanmasının doğru olmadığını vurguladı.
Böylece son günlerde kamuoyunda sıkça sorulan “Otoyol ve köprüler satılıyor mu?” sorusuna da resmi makamlar tarafından yanıt verilmiş oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı, köprü ve otoyolların satışının söz konusu olmadığını bildirerek tartışmalara son noktayı koydu.
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı, daha önce özelleştirme kapsam ve programına alınan bazı otoyol ve köprülerle ilgili yeni bir sürecin önünü açtı. Kararın ardından özellikle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün de kapsamda yer alması, sosyal medyada “Köprüler ve otoyollar satılıyor” yorumlarının gündeme gelmesine neden oldu.
Tartışmaların büyümesi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, yürütülen çalışmaların kamuya ait otoyol ve köprülerin satışını kapsamadığı, değerlendirilen modelin mülkiyetin devlette kalması şartıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesine dayandığı belirtildi.

Bazı Otoyollar Yeniden Özelleştirme Kapsamına Alındı
Resmi Gazete’de 5 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile daha önce 2003 ve 2010 tarihli kararlarla özelleştirme kapsam ve programına alınmış otoyol ve köprülerin yanı sıra bazı yeni güzergâhlar da özelleştirme kapsam ve programına dahil edildi.
Bu kapsamda Niğde-Pozantı Otoyolu ile Gaziantep Çevre Otoyolu özelleştirme kapsam ve programına alınırken, Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı ile Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü de kararda yer aldı. Kararın dikkat çeken unsurlarından biri ise İstanbul’daki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün de kapsam içerisinde bulunması oldu. Kararın yayımlanmasının ardından sosyal medya platformlarında konuyla ilgili çok sayıda paylaşım yapılırken, gelişme kısa sürede “köprü ve otoyollar satılıyor” şeklindeki tartışmaların merkezine yerleşti.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan Açıklama
Kamuoyundaki tartışmaların ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve özelleştirme programında bulunan otoyol ve köprülere ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, kurum tarafından sürdürülen teknik, hukuki ve mali hazırlık çalışmalarının kamu varlıklarının satılması anlamına gelmediği özellikle vurgulandı.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın değerlendirdiği modelin, otoyol ve köprülerin mülkiyetinin devlette kalması ve işletme hakkının belirli bir süreyle başka bir işletmeciye devredilmesi esasına dayandığı ifade edildi. Böylece söz konusu süreçte mülkiyetin kamu dışına çıkarılmasının söz konusu olmadığı belirtildi.
Amaç Gelir Elde Etmek Değil, İşletme Verimliliğini Artırmak
Bakanlık açıklamasında, çalışmaların temel hedefinin yalnızca kamuya gelir sağlamak olmadığına dikkat çekildi. Değerlendirilen işletme hakkı devri modelinde önceliğin; otoyol ve köprülerde hizmet kalitesinin yükseltilmesi, bakım ve onarım faaliyetlerinin hızlandırılması, gerekli yatırımların daha etkin şekilde gerçekleştirilmesi ve işletme verimliliğinin artırılması olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve özelleştirme kapsam ve programında bulunan otoyol ve köprülere ilişkin hazırlıkların ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon halinde sürdürüldüğü belirtildi. Süreçte teknik, hukuki ve mali değerlendirmelerin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğü ve çalışmaların şeffaflık ilkesi çerçevesinde devam ettiği ifade edildi.
Yıllık 600 Milyon Dolar Kâr İddiasına İtiraz
Açıklamanın dikkat çeken bir diğer bölümünü ise otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr ettiği ve bu rakamın 30 yıllık dönemde 18 milyar dolarlık bir kazanca karşılık geldiği yönündeki hesaplamalar oluşturdu. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, kamuoyunda yer alan bu değerlendirmelerin eksik ve yanıltıcı olduğunu belirtti. Açıklamada özellikle 600 milyon doların kâr değil, gelir olduğu vurgulandı.
Söz konusu gelirin yaklaşık 300 milyon dolarlık bölümünün bakım ve onarım giderleri ile yatırım harcamaları için kullanıldığı belirtildi. Bunun yanında personel giderleri, işletme maliyetleri ile yatırım ve yenileme harcamaları gibi başka önemli maliyet kalemlerinin de bulunduğuna dikkat çekildi. Bu maliyetlerin hesaba katılmadan yapılan değerlendirmelerin otoyolların gerçek ekonomik değerini ortaya koyamayacağı ve kamuoyunda yanlış bir algıya yol açabileceği ifade edildi.
30 Yıllık Kâr 18 Milyar Dolar Hesabı Neden Geçerli Değil?
Bakanlık, yıllık 600 milyon dolarlık gelirin doğrudan 30 ile çarpılarak 18 milyar dolarlık “kâr” hesabına dönüştürülmesinin teknik ve mali açıdan doğru olmadığını açıkladı. Altyapı yatırımlarının ekonomik değerinin hesaplanmasında yalnızca elde edilen gelirlerin dikkate alınamayacağı belirtildi.
Bunun yerine trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme ihtiyaçları, işletme ve personel giderleri, yatırım maliyetleri, finansman maliyetleri ve çeşitli risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Dolayısıyla bugün elde edilen bir gelir rakamının gelecek 30 yıl boyunca aynı seviyede kalacağı varsayımı üzerinden yapılan hesaplamaların, otoyol ve köprülerin gerçek ekonomik değerini göstermeyeceği vurgulandı.
Otoyollar Ücretsiz Olmaya Devam Edecek
Açıklamada kamuoyunun merak ettiği ücretlendirme konusuna da açıklık getirildi. Özelleştirme kapsamında yürütülen çalışmaların ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi yönünde alınmış bir karar anlamına gelmediği belirtildi. Ayrıca geçiş ücretlerine yönelik herhangi bir ilave artış kararının bulunmadığı da ifade edildi. Bunun yanı sıra otoyol ve köprülerde çalışan personelin mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak herhangi bir kararın alınmadığı açıklandı.
Süreci Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Yürütecek
Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın süreç kapsamında yetkilendirildiği belirtildi. Bundan sonraki aşamalarda yürütülecek çalışmaların ilgili mevzuat doğrultusunda gerçekleştirileceği kaydedildi. Açıklamada sürecin temel ilkelerinin şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik olacağı vurgulandı.
Bu çerçevede Resmi Gazete’de yayımlanan kararın, otoyol ve köprülerin doğrudan satılmasına ilişkin bir karar olmadığı; kamu mülkiyetinin korunması şartıyla belirli süreli işletme hakkı devrinin değerlendirildiği bir süreci başlattığı ifade edildi.
Bakanlığın açıklamasına göre yürütülen hazırlık çalışmalarının temel amacı kamu varlıklarını elden çıkarmak değil; otoyol ve köprülerde hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırım süreçlerini hızlandırmak, işletme verimliliğini artırmak ve altyapının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesini sağlamak.
