
Geçmişte birçok kişinin hayatını etkileyen olayın ardından açılan davada, mağdur yakınları ile sanık avukatları arasında sözlü tartışmalar çıktı. Tarafların karşılıklı olarak birbirini suçlaması, salondaki atmosferi daha da gerginleştirdi. Güvenlik görevlilerinin araya girmesiyle olay büyümeden kontrol altına alınırken, mahkeme heyeti düzeni sağlamak için sık sık uyarılarda bulundu.
Davanın ikinci gününde hem olayın görgü tanıkları hem de uzman raporları yeniden gündeme getirildi. Yangının çıkış nedeni, otelde alınması gereken güvenlik önlemleri ve sorumlulukların kimde olduğu tartışmaların merkezinde yer aldı. Mağdur aileler adaletin yerini bulmasını isterken, sanıklar ise suçlamaları kabul etmedi.
Mahkeme heyetinin bir sonraki duruşma tarihini ilerleyen günlerde açıklaması bekleniyor. Ancak bugünkü gelişmeler, davanın oldukça çetin geçeceğinin ve taraflar arasında gerilimin daha uzun süre devam edebileceğinin işaretlerini verdi.

Kartalkaya Otel Yangını Davasında Gergin Duruşma
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak’ta meydana gelen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin yaralandığı büyük yangına ilişkin açılan davanın ikinci duruşması bugün görülmeye devam ediyor. Davada, aralarında otelin sahibi ve belediye görevlilerinin de bulunduğu 19’u tutuklu toplam 32 sanık yargılanıyor.

Duruşmada Gergin Anlar
Tanıkların beyanları sırasında sanıkların sergilediği rahat tavırlar ve kürsüde verdikleri ifadeler, duruşma salonunda gerilimin yükselmesine neden oldu. Artan tansiyon üzerine mahkeme heyeti kısa bir ara verdi. Salon dışına çıkan bazı aileler sinir krizi geçirerek feryat etti.
Tanıklardan Gözde Uludağ, otel sahiplerinin kızı ve aynı zamanda yönetici pozisyonunda bulunduğu belirtilen Ceyda Hacıbekiroğlu hakkında konuştu. Uludağ, 2015 yılında profesyonel fotoğrafçı olarak otelde çalıştığını, otelin internet sitesi için çekimler yaptığını ve bu süreçte Hacıbekiroğlu ile doğrudan görüşüp sözleşme imzaladığını söyledi.
Bu sözler üzerine Hacıbekiroğlu’nun avukatı, “Ceyda’nın ifadesini nereden biliyor?” diyerek itirazda bulundu. Avukatın çıkışı, salondaki mağdur yakınlarının tepkisine yol açtı. Ayağa kalkan aileler avukatın üzerine yürüyerek, “Katiller! Sizde vicdan yok mu?” diye bağırdı. Ceyda Hacıbekiroğlu ise önceki duruşmalarda, otel yönetiminde yalnızca “göstermelik olarak” yer aldığını iddia etmişti.

Ailelerin Tepkileri ve Yeni İddialar
Yangında sekiz yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, duruşmada söz alarak eldeki belgeler ışığında özellikle otelin gerçek sahibi konumundaki Emine Murtezaoğlu’nun da olası kastla yargılanması gerektiğini belirtti. Gültekin, Murtezaoğlu’nun Gazelle ve Grand Kartal otellerinde misafirleri bizzat karşıladığını, fiili sorumluluk taşıdığını vurguladı. Ayrıca, yangın raporlarını dikkate almayan belediye yetkilileri ile denetim görevini yerine getirmeyen İl Özel İdaresi görevlilerinin de aynı kapsamda yargılanması gerektiğini savundu.
Müşteki avukatları ise sanık Emir Aras ve ailesinin otelde kalanlar listesinde yer almadığını, bu durumun “Ayrıcalıklı misafirlere öncelik mi tanındı? Onların kurtarılması için özel bir çaba mı gösterildi?” sorularını gündeme getirdiğini dile getirdi. Konunun daha derinlemesine araştırılması talep edildi.
Avukatlar ayrıca, savcılığın mütalaasını yeterli belge ve delil toplanmadan sunduğunu belirterek, olası kastla suçlanan sanık sayısının artabileceğini ileri sürdü. Bu nedenle savcılıktan mütalaanın yeniden hazırlanması istendi.

Duruşmanın Seyri
Dava, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu’nda özel olarak oluşturulan salonda görülüyor. Duruşmanın bugünkü oturumunda müşteki avukatların görüş ve talepleri dinlenirken, gün içinde ayrıca 4 müştekinin ve 3 tanığın ifadelerine başvurulması bekleniyor. Salon çevresinde duruşma öncesinde geniş güvenlik önlemleri alındı.

İlk Gün Neler Yaşanmıştı?
İkinci duruşmanın ilk gününde, yangında yaralanan Maya, Sim, Canel ve Berkuk Emre Koca’nın şikâyetleri üzerine hazırlanan ek iddianame mevcut dosya ile birleştirilmişti. Sanıkların bu yeni belgeler hakkındaki beyanları alınmıştı.

Savcılığın Mütalaası
Cumhuriyet savcısı, davaya ilişkin esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunmuştu. Mütalaada, aralarında otel yöneticileri ve belediye görevlilerinin de yer aldığı 7 sanığın 78 kişinin ölümü nedeniyle “olası kastla öldürme”, 133 kişinin yaralanması nedeniyle de “olası kastla yaralama” suçlarından cezalandırılması talep edilmişti.

İddianamede Yer Alan Bulgular
Yangına ilişkin iddianamede, olayın nasıl başladığı ve yayıldığı detaylı şekilde anlatıldı.
Yangın eğitimi almayan personelin, yanlış müdahaleleriyle alevlerin büyümesine yol açtığı belirtildi.
Alevlerin, otelde bulunan elektrikli ızgaradan çıktığı kaydedildi.
78 kayıptan 54 kişinin karbonmonoksit zehirlenmesinden, 20’sinin yanarak, 4’ünün ise pencereden atlayarak hayatını kaybettiği tespit edildi.
133 yaralıdan 7’sinin, yangından kurtulmak için yüksekten atlaması sonucu ağır kemik kırıkları yaşadığı ifade edildi.
Olay yeri inceleme raporunda ise; Otelin dış cephesinde yangın merdiveninin bulunmadığı, Katlardaki yangın alarm butonları ve siren sistemlerinin eridiği, Binada gaz tahliyesini engelleyen kapalı yapıların ölümlerin artmasına yol açtığı vurgulandı.
Davanın İlk Duruşması
Yangın faciasına ilişkin ilk duruşma, 7 Temmuz’da aynı salonda başlamış ve on gün boyunca sanık savunmaları ile mağdur beyanları dinlenmişti.
17 Temmuz’da açıklanan ara kararda; Ev hapsinde bulunan itfaiye eri İrfan Acar tutuklanmış, Tutuklu sanıklardan aşçı yardımcısı Faysal Yaver ise adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. Ayrıca sanıklar İbrahim Polat, İsmail Karagöz, Yiğithan Burak Çetin ve Ali Ağaoğlu hakkında 4 ay süreyle ev hapsi kararı verilmişti.
Facianın Büyüklüğü
21 Ocak 2025 gecesi Grand Kartal Otel’de çıkan yangın, dünyada kayıtlara geçen en büyük on otel yangınından biri oldu. Alevlere müdahale için Bolu’nun yanı sıra Düzce, Kocaeli, Sakarya, Karabük, Zonguldak, Bartın ve Ankara’dan çok sayıda ekip bölgeye sevk edildi.
Olay sırasında bazı tatilciler çarşafları birbirine bağlayarak camlardan inmeye çalıştı, kimileri ise çaresizlik içinde kendini aşağıya bıraktı. Sonuçta; 36’sı çocuk olmak üzere 78 kişi yaşamını yitirdi, 133 kişi yaralandı.
