
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Türkiye’de medyada sansür tartışmalarını yeniden alevlendirecek nitelikte bir karara imza attı. RTÜK, Halk TV’de yayınlanan bir programda konuk olarak yer alan kişinin sarf ettiği ifadeler nedeniyle kanala 10 gün süreyle ekran karartma cezası verdi. Bu cezanın ardından benzer bir ihlal durumunda kanalın yayın lisansının tamamen iptal edilmesi gündeme gelebilecek.
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran karar, RTÜK’ün muhalif medya kuruluşlarına yönelik uygulamaları konusunda yeni bir tartışma başlattı. RTÜK üyesi İlhan Taşçı, söz konusu yaptırımı sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyurdu. Taşçı açıklamasında, kurul toplantısında alınan kararın gerekçesinin, programda konuk olan kişinin dile getirdiği sözler olduğunu belirtti.
Aynı gün Tele 1 televizyon kanalına da ağır bir ceza verildiği bildirildi. Ancak Halk TV için alınan karar, hem yaptırımın boyutu hem de lisans iptali ihtimalinin gündeme gelmesi açısından “tarihi” olarak nitelendiriliyor.
Medya özgürlüğü ve ifade hürriyeti çerçevesinde değerlendirmeler yapan pek çok gazeteci ve hukukçu, RTÜK’ün bu tarz cezaları bir “susturma” aracı olarak kullandığı görüşünde. Halk TV’ye verilen bu cezanın ardından, kanalın bir sonraki yayın ihlalinde tamamen kapatılma riskiyle karşı karşıya kalması, muhalif basın organlarının geleceği açısından kaygı verici bir tabloyu da gözler önüne seriyor.
RTÜK’ün gerekçeli kararının önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Öte yandan, Halk TV yönetimi ve hukukçuların bu karara karşı nasıl bir hukuki yol izleyecekleri merakla bekleniyor.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 26 Haziran 2025 tarihli toplantısında önemli yaptırım kararlarına imza attı. Bu kararlar arasında en çok dikkat çeken ise, Halk TV’ye yönelik alınan 10 gün süreyle ekran karartma cezası oldu. Söz konusu cezanın gerekçesi, gazeteci Sinem Fıstıkoğlu’nun sunduğu “Sansürsüz” programında, katılımcılardan birinin yaptığı yorumlar oldu.
RTÜK üyesi İlhan Taşçı, alınan bu kararı sosyal medya üzerinden kamuoyuna duyurdu ve basın özgürlüğü bağlamında endişe verici açıklamalarda bulundu. Taşçı’nın açıklamasına göre, yalnızca Halk TV değil; Tele 1 ve Sözcü TV de lisans iptali tehdidiyle karşı karşıya. Taşçı, bu durumun medyada “sürekli bir sansür kılıcı” gibi sallandığını belirtti.

Halk TV’ye 10 Gün Yayın Durdurma Cezası
RTÜK, “Sansürsüz” programına konuk olan Atom Mühendisi Prof. Dr. Tolga Yarman’ın sözlerini “halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” şeklinde yorumladı. Yarman’ın, “Türkiye dincileşmiyor, mezhebileşiyor” ve “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün adının verilmesiyle birlikte İran’a karşı kışkırtıldık” şeklindeki ifadeleri, kurul çoğunluğu tarafından suç unsuru olarak değerlendirildi. Bu nedenle kanala 10 gün süreyle yayın durdurma cezası verildi. Üstelik bu maddenin tekrarlanması halinde Halk TV’nin lisansı tamamen iptal edilebilecek.

Aynı Programdan İkinci Ceza: CHP’li Yunus Emre’nin Sözleri Gerekçe Gösterildi
RTÜK, aynı programda yer alan CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre’nin Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’a yönelik eleştirilerini ise “kişilik haklarını zedeleyici” ve “özel hayata saygısızlık” olarak değerlendirdi. Bu değerlendirme doğrultusunda, kanala %3 oranında idari para cezası kesildi.

Sözcü TV ve Tele 1 de Cezalandırıldı
RTÜK’ün ceza yağdırdığı bir diğer kanal ise Sözcü TV oldu. “Öncesi Sonrası Gece” adlı programda emekli amiral Türker Ertürk’ün iktidar hakkında “Emperyalizmin taşeronluğunu yapıyorlar” şeklindeki yorumu, RTÜK tarafından “kişileri küçük düşürücü ve aşağılayıcı” bulunarak yine %3’lük bir para cezası ile sonuçlandı.

Tele 1 kanalı da benzer bir uygulamaya maruz kaldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in evinde elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirmesiyle ilgili Akit Gazetesi’nin “Ferdi Zeyrek Çarpıldı” başlığı üzerinden yapılan eleştiriler, RTÜK tarafından sansürlendi. Bu eleştirilerin, Akit’e yönelik değil; Akit’in manşetini eleştiren yayınlara yönelik olduğu belirtilerek yine %3 oranında para cezası kesildi.
Lisans İptali Tehlikesi: Üç Kanal Kırmızı Çizgide
RTÜK’ün mevcut yasaları uygulama biçimi, özellikle son bir yıl içinde alınan kararlarla ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Tele 1, Halk TV ve Sözcü TV, “halkı kin ve düşmanlığa teşvik” ya da “toplumda nefret duyguları oluşturma” gibi suçlamalarla bir kez daha ceza alırsa, lisanslarının tamamen iptal edilmesi gündeme gelecek.
RTÜK’ün Tarafsızlığı Sorgulanıyor
İlhan Taşçı’nın açıklamalarında vurguladığı gibi, RTÜK’ün cezalandırdığı yayınlar genellikle muhalif görüşlere sahip medya organları olurken; iktidara yakın medya organlarının ise benzer ifadeleri kullandıklarında herhangi bir yaptırımla karşılaşmamaları, kurumun tarafsızlığını sorgulatıyor. Taşçı, RTÜK’ün Akit Gazetesi’nin “çarpıcı” başlığını değil; bu başlığı eleştiren yayınları cezalandırmasını da bu çifte standarda örnek olarak sundu.
Taşçı, RTÜK Başkanının “Türkiye medyası Avrupa’dan daha ileri bir düzenleme sistemine sahip” şeklindeki açıklamalarını eleştirerek, bu kararların basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını ciddi şekilde tehdit ettiğini dile getirdi.
