DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Gezi Soruşturması: Ayşe Barım ve Yalan Tanıklık Skandalı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde medyanın rolünü incelemeye almış durumda. Başsavcılık, özellikle 2013 yılında yaşanan olaylar sırasında propaganda yapma amacı taşıyan yayınlar yapan medya kuruluşlarının yayınlarını incelemek üzere Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) bir yazı gönderdi.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Gezi Soruşturması: Ayşe Barım ve Yalan Tanıklık Skandalı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde medyanın rolünü incelemeye almış durumda. Başsavcılık, özellikle 2013 yılında yaşanan olaylar sırasında propaganda yapma amacı taşıyan yayınlar yapan medya kuruluşlarının yayınlarını incelemek üzere Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) bir yazı gönderdi. Bu yazı kapsamında, ilgili medya kuruluşlarının o dönemde yayımladıkları içeriklerin kayıtları talep edilmiştir.

Gezi Sorusturmasi Ayse Barim ve Yalan Taniklik Skandali 2

Söz konusu soruşturma, Gezi Parkı eylemlerinin ardından başlatılan ve medya organlarının tutumlarıyla ilgili merak edilenleri aydınlatmayı amaçlayan bir adım olarak öne çıkıyor. Başsavcılığın, bu süreçte medya organlarının toplumun genel görüşünü etkileme amacı taşıyan yayınlarını incelemeyi hedeflemesi, olayı daha geniş bir perspektiften ele almayı sağlıyor. RTÜK’ten talep edilen yayın kayıtları, 2013 yılındaki Gezi Parkı gösterileri sırasında yayımlanan haberlerin ve analizlerin ne derece bir propaganda amacına hizmet ettiğini ortaya çıkarmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Gezi Sorusturmasi Ayse Barim ve Yalan Taniklik Skandali 3

Bu gelişme, Türkiye’deki medya özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve adaletin sağlanmasında medya kuruluşlarının sorumluluğu gibi önemli toplumsal ve hukuki meselelerin yeniden gündeme gelmesine yol açabilir. Olayların siyasi ve toplumsal etkilerini ele alan bu tür adımlar, aynı zamanda geçmişteki medya tutumlarının da daha detaylı bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyacak gibi görünüyor.

Gezi Sorusturmasi Ayse Barim ve Yalan Taniklik Skandali 4

Medya sektöründe “tekelleşme” iddialarıyla gündeme gelen ve hakkında soruşturma başlatılan menajer Ayşe Barım, bir dönem Gezi Parkı olaylarıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında da gözaltına alınmıştı. Barım, Gezi olaylarının en önemli planlayıcılarından biri olarak gösterilmiş ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçundan tutuklanmıştı. Gezi olaylarıyla bağlantılı olarak hüküm giyen Çiğdem Mater Utku ve firari sanık Memet Ali Alabora ile birlikte, Osman Kavala gibi önemli isimlerin yer aldığı, Gezi olaylarının yönlendiricisi oldukları ifade edilen Ayşe Barım, bu suçlamalarla karşı karşıya kalmıştı.

Magazin Dünyasını Sarsan Gelişmeler: Ayşe Barım ve Gezi Planlayıcıları Üzerine Yeni Soruşturmalar

Magazin dünyasını sarsan bu gözaltı ve tutuklama kararının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi soruşturmasının kapsamını genişleterek çalışmalarını derinleştirdi. Soruşturma kapsamında, çok sayıda ünlü isim tanık olarak ifade verdi. Habertürk’ten Ceylan Sever’in haberine göre, Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Nehir Erdoğan, Dolunay Soysert, Rıza Kocaoğlu, Mehmet Günsür, Nejat İşler ve Ceyda Düvenci gibi isimler, savcılığa tanıklık yaptı.

İfadelerinde, kendilerini Ayşe Barım’ın yönlendirmediğini ve Memet Ali Alabora ile herhangi bir samimiyetleri olmadığını belirten Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu’na, savcılık “yalan tanıklık” suçlamasıyla soruşturma açtı. Bu suçlamaya gerekçe olarak ise verdikleri ifadelerin gerçeğe aykırı olduğu ve şüpheliyi kayırmaya yönelik bir tutum sergiledikleri ileri sürüldü.

Savcılık, Gezi Propagandası Yapan Medya Kuruluşlarına Yönelik Soruşturma Başlatıyor

Soruşturma devam ederken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) bir yazı gönderdi. Bu yazıda, 27 Mayıs 2013 tarihinden itibaren Gezi Parkı olaylarıyla ilgili bazı medya kuruluşlarının yapılan eylemleri ve protestoları topluma doğru bir şekilde aktarmadıkları, aksine propagandalarını yaptıkları belirtildi. Savcılık, bu tür yayınların toplumsal olayların yayılmasına katkıda bulunduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler doğrultusunda, RTÜK’e yazı yazılarak, söz konusu dönemde Gezi Parkı olaylarını legal gösteren medya kuruluşlarının yayınlarının tespit edilmesi ve bu yayınların birer örneğinin savcılığa gönderilmesi talep edildi. RTÜK’ün hazırladığı dosya savcılığa ulaştıktan sonra, tespit edilen medya kuruluşlarının sorumluları, savcı huzurunda şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere çağrılabilecek. Bu süreç, medya kuruluşlarının sorumluluklarının daha ayrıntılı şekilde sorgulanmasına neden olabilir.