
Yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgesel gelişmeler ve Türkiye’nin diplomatik önceliklerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan, özellikle Suriye’deki SDG (Suriye Demokratik Güçleri) konusunun hâlâ Türkiye ve bölge için kritik bir sorun teşkil ettiğini vurguladı. “SDG meselesi, Suriye, Türkiye ve komşu bölgeler açısından halen çözülmesi gereken bir problem olarak duruyor. İnşallah bu yıl bu konuyla ilgili olumlu adımlar atılır” dedi.
Bakan Fidan, İran’daki gelişmelerin Türkiye tarafından yakından takip edildiğini belirterek, Türkiye’nin bu konuda aktif bir diplomatik çaba içinde olduğunu ifade etti. Fidan, “Çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” diyerek, ülkenin bölgesel güvenlik ve istikrar perspektifini ön plana çıkardı. Ayrıca, İran’a yönelik herhangi bir askeri müdahaleye karşı olduklarını belirten Fidan, “Otantik sorunları kendi iç dinamikleriyle çözmeleri gerekir” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Türkiye’nin İran ile ilgili yaklaşımının temkinli ve diplomasi odaklı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Hakan Fidan, Medya Temsilcileriyle Gazze, Suriye ve İran Gündemini Değerlendirdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’daki bir otelde, Türkiye’de faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda, bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Gazze’de Yaşanan Olaylar ve Uluslararası Sistemin Sınavı
Fidan, özellikle Gazze’de yaşanan soykırımın, 2025 yılının en öncelikli ve ağır gündem maddelerinden biri olduğunu vurguladı. Uluslararası hukuk ve insani değerler açısından durumun ciddiyetine dikkat çeken Fidan, şunları söyledi: “Bu süreç, aynı zamanda uluslararası sistemin kapasitesinin sınandığı bir sınav niteliği taşıdı. Maalesef günümüzün küresel yönetişim modeli, bu test karşısında sınıfta kaldı. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, dost ve kardeş ülkelerle birlikte soykırımın durdurulması ve ateşkesin sağlanması için yoğun çaba gösterdik. Gelinen aşamada ise kırılgan ama ümit verici bir durumla karşı karşıyayız.”
Bakan Fidan, Türkiye’nin ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi, Gazze’nin yeniden inşası ve Filistin halkının kendi devletleri çatısı altında huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.
Suriye’deki Gelişmeler ve SDG Meselesi
Suriye’deki gelişmeleri de değerlendiren Fidan, bölgenin yaşadığı dönüşümün ve uluslararası topluma entegrasyon sürecinin 2025’in olumlu gelişmelerinden biri olduğunu belirtti. Fidan, Suriye konusunda şunları söyledi: “Bölge ülkelerinin, Avrupa devletlerinin ve ABD’nin ortaya koyduğu yapıcı yaklaşımın aynı kararlılıkla devam etmesini temenni ediyoruz. Bununla birlikte, SDG meselesi hâlâ Suriye, Türkiye ve bölge için önemli bir sorun olmayı sürdürüyor. İnşallah 2026 yılında bu sorunun da çözüme kavuşmasını bekliyoruz. Türkiye olarak bu konuda kararlı ve net politikamızı sürdüreceğiz.”
İran’a Askeri Müdahaleye Karşı Tutum
Toplantıda, İran’a yönelik olası bir askeri müdahaleye karşı olduklarını açıkça dile getiren Fidan, İran’ın kendi iç sorunlarını çözmesi gerektiğini belirtti. Bakan, bunun uluslararası ilişkiler boyutuna da dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “İran, bazı politikaları nedeniyle yaptırımlara tabi. İranlı muhataplarımıza, bölge ülkeleriyle yaşadıkları sorunları çözmeleri gerektiğini aktardık. Küresel nükleer meselelerde ise diplomasi fırsatları kaybetmeden ilerlemeleri gerekir; aksi takdirde ekonomik zorluklar ve yapısal problemler çözülmez.”
Fidan, İran’ın büyük ve dinamik bir nüfusa sahip olduğuna işaret ederek, ekonomik ve sosyal haklardan mahrum bırakılan halkın karşılaştığı sıkıntıların yanlış yorumlanabildiğini vurguladı: “İran halkı son derece sofistike ve yaşam arzusuna sahip. Mevcut ekonomik ve sosyal güçlükler, bazen rejime karşı ideolojik bir başkaldırı gibi algılanabiliyor, oysa bu, aslında gri bir alan. Dışarıdaki bazı İran karşıtı ülkelerin iştahını kabartan bir durum söz konusu değil. Ancak mevcut politikaların yarattığı ekonomik zorluklar, ciddi bir problem teşkil ediyor. Biz burada herhangi bir müdahaleye karşıyız. Trump’ın politikalarına baktığımızda, şu ana kadar kara gücü kullanımını tercih etmediğini görüyoruz.”
