
İstanbul Fatih’te yaşanan vahşet, tüm ülkeyi dehşete düşürdü.
Kasaplık yapan 19 yaşındaki Semih Çelik, önce sevgilisi Ayşenur Halil’i, ardından eski sevgilisi İkbal Uzuner’i akıl almaz bir soğukkanlılıkla katletti.

Olayın detayları ortaya çıktıkça, dehşetin boyutları daha da korkunç hale geldi.
Cinayetleri önceden planladığı anlaşılan Çelik, eski sevgilisinin başını kesip Edirnekapı surlarından attıktan sonra intihar etti. Yapılan incelemelerde, zanlının bu vahşeti daha önceden defterine ayrıntılı şekilde çizdiği tespit edildi.
Korkunç Vahşet Gözler Önünde Yaşandı
Olay, İstanbul Fatih’te Derviş Ali Mahallesi’nde gerçekleşti.

Edirnekapı surlarının üzerine çıkan Semih Çelik, eski sevgilisi İkbal Uzuner’in kafasını bıçakla keserek surlardan aşağı attı. Görgü tanıklarının çığlıkları arasında, Çelik boğazına ip geçirdikten sonra surlardan atlayarak intihar etti. İtfaiye ve sağlık ekipleri olay yerine hızla ulaşsa da, Semih Çelik hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybetti.
Bu korkunç olaydan sadece yarım saat önce, Eyüpsultan’da Çelik’in sevgilisi Ayşenur Halil’in (19) de boğazı kesilmiş halde bulunduğu öğrenildi. İlk cinayeti işledikten sonra surlara gelen Çelik, burada ikinci vahşeti gerçekleştirdi.
Kasaplık Bilgisini Kullanarak Vahşice Parçaladı
Kasaplık mesleğinde çalışan Semih Çelik’in, işlediği cinayetlerde mesleki bilgilerini soğukkanlılıkla kullandığı tespit edildi.

Özellikle İkbal Uzuner’in bedeni, “nizami” olarak 6 parçaya ayrılmış halde bulundu. Uzuner’in başını kestikten sonra, surlardan atıp ardından kendisini asarak intihar eden Çelik, arkasında kan donduran bir sahne bıraktı.
Cinayet Planını Defterine Çizmiş!
Semih Çelik’in evinde yapılan aramalarda, tüyler ürpertici bir detay ortaya çıktı.

Çelik’in evinde bulunan bir defterde, cinayetlerin nasıl işleneceğine dair karakalem çizimleri bulundu. Çizimlerde, kafası kesilmiş ve bedeni parçalanmış insan figürleri yer alıyordu.

Evde yapılan aramalarda, şüphelinin odasından maktul İ.U’nun parçalanmış cesedine uygun kara kalem çizim çalışması ele geçirildi.
Şüphelinin cinayetleri neden işlediğine dair henüz bir bulguya rastlanmazken, öldürülen iki kızın da öğrenci olduğu belirlendi.

Bu çizimlerin, İkbal Uzuner’in öldürülme şekliyle neredeyse birebir örtüşmesi, cinayetin önceden planlandığını gösterdi. Bu bulgu, olayın bir anlık öfke değil, uzun süredir planlanan bir vahşet olduğunu ortaya koydu.
Kafasını Surlardan Attı, Kendini Asarak İntihar Etti
İkbal Uzuner’i parçalara ayırdıktan sonra, genç kadının başını kesip Edirnekapı surlarından atan Semih Çelik, çevredekilerin korku dolu bakışları arasında boğazına ip geçirip kendisini surlardan aşağı bıraktı.
İntihar etmeden önce Çelik’in, eski sevgilisinin bedenini Edirnekapı’ya kadar taşımış olduğu tespit edildi.
Olay yerinde bulunan görgü tanıkları, dehşet anlarını şok içinde izlediklerini ve Çelik’in hiçbir tereddüt göstermeden cinayetleri işlediğini belirtti.

İki Kadının Hayatını Çalan Katil
Sadece 19 yaşında olan Semih Çelik’in, her iki kadına yönelik cinayetleri büyük bir soğukkanlılıkla işlediği ortaya çıktı.
İlk cinayet Eyüpsultan’da yaşandı.
Çelik, sevgilisi Ayşenur Halil’i boğazını keserek öldürdükten sonra, cesedi bırakarak Edirnekapı’ya doğru yola çıktı. Burada eski sevgilisi İkbal Uzuner’i parçalara ayırıp başını surlardan atan Çelik, ardından kendisini asarak vahşeti sonlandırdı.

Toplumda Büyük Öfke ve Şok
Bu kan donduran olay, toplumda büyük bir öfke ve korkuya yol açtı.
Özellikle kadına yönelik şiddetin bu derece vahşi bir boyuta ulaşması, Türkiye genelinde ciddi tepkilere neden oldu. Cinayetlerin planlanmış olması, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha etkili adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kadın cinayetleri, Türkiye’de hâlâ büyük bir toplumsal sorun olarak varlığını sürdürüyor. Uzmanlar, bu tür olayların önüne geçmek için yalnızca caydırıcı cezaların yeterli olmadığını, aynı zamanda toplumsal bilincin artırılması ve erken müdahale yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Soruşturma Devam Ediyor
Polis ve savcılık, olayın tüm detaylarını incelemeye devam ediyor.
Semih Çelik’in defterinde bulunan çizimlerin ne kadar detaylı olduğu, cinayetlerin işlenme süreci ve olayın arka planındaki diğer unsurlar araştırılıyor. Cinayetlerin böylesine planlı ve vahşi bir şekilde gerçekleştirilmiş olması, soruşturmayı daha karmaşık hale getiriyor.
Bu kan donduran olay, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin geldiği tehlikeli boyutu bir kez daha gözler önüne sererken, toplumda derin bir üzüntü ve öfke dalgası yaratmış durumda.