DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Eski Belediye Başkanı Şükrü Genç’e DHKP/C Tutuklaması

Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) bağlı dört belediyeye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, terör örgütü DHKP/C’ye finansman sağladıkları iddiasıyla gözaltına alınan 26 şüpheliden 12’si tutuklandı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Eski Belediye Başkanı Şükrü Genç’e DHKP/C Tutuklaması

Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) bağlı dört belediyeye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, terör örgütü DHKP/C’ye finansman sağladıkları iddiasıyla gözaltına alınan 26 şüpheliden 12’si tutuklandı. Tutuklanan isimler arasında eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de yer aldı.

Soruşturmanın Detayları

Yetkililer tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, eski belediye başkanları ve bazı belediye çalışanlarının, yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı olduğu öne sürülen finansal işlemler nedeniyle gözaltına alındığı bildirildi. Emniyette sorgulanan şüpheliler, işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, aralarında Şükrü Genç’in de bulunduğu 12 kişi hakkında tutuklama kararı verdi.

Şükrü Genç’in İfadesi

Eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in emniyette verdiği ifade kamuoyuyla paylaşıldı. Genç, belediye başkanlığı döneminde herhangi bir yasa dışı örgüte finansal destek sağladığı iddialarını reddetti. Belediyenin tüm mali işlemlerinin yasal çerçevede yürütüldüğünü savunan Genç, söz konusu iddiaların siyasi bir hamle olabileceğini öne sürdü.

Tutuklanan diğer belediye çalışanları da benzer savunmalarda bulunarak iddiaları reddetti. Mahkemenin ilerleyen günlerde soruşturmayla ilgili yeni delilleri değerlendirerek kararlarını gözden geçirmesi bekleniyor.

İstanbul’da, terör örgütü DHKP/C’ye 2014-2016 yıllarında finansal destek sağlandığı ve başka bir şirket aracılığıyla örgütün fonlandığı iddiasıyla başlatılan soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında toplamda 26 kişi hakkında tutuklama, 8 kişi hakkında ise adli kontrol talebinde bulunuldu. Tutuklanması istenen isimler arasında eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de yer aldı.

Şükrü Genç ve 11 Kişi Hakkında Tutuklama Kararı Verildi

Mahkemeye sevk edilen şüphelilerle ilgili olarak nöbetçi sulh ceza hâkimliği kararını açıkladı. Eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in yanı sıra İsmail Erdem, Melih Morsümbül, Mahmut Serdar Kızılay, Kalender Özdemir, Sinan Çetiz, Haydar Battal, Yunus Bolukoç, Ahmet Serdar Demirtaş, Dursun Ceylan, Kaya Emir Dönmez ve İhsan Bulut, “terör örgütünü finanse etmek” suçlamasıyla tutuklandı.

Öte yandan, İsmail Yalnız, Muhittin Yetimler, Necati Demirci ve Hatice Yazlık, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerin ise hâkimlikteki işlemleri sürüyor.

Şükrü Genç’in Savanması: Örgüte Hiçbir Şekilde Destek Sağlamadım

Şükrü Genç, emniyette verdiği ifadesinde, DHKP/C terör örgütüne herhangi bir maddi destek sağlamadığını belirtti. İfadesinde, “Devletin yetkili kurumları tarafından, örgütle bağlantılı olduğu belirtilen bir binanın yıkım kararı bulunduğu tarafımıza bildirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Sarıyer Belediyesi ve Emniyet güçleri ile birlikte, bu binanın yıkımı için bir tarih belirlendi. Ancak, yıkım günü İBB araçlarının arızalı olduğu gerekçesiyle sürece katılmadığı ve herhangi bir araç göndermediği bildirildi. Bunun üzerine, Sarıyer Belediyesi’ne ait araçlarla Emniyet güçlerinin refakatinde yıkım işlemi gerçekleştirildi,” ifadelerini kullandı.

Örgüt Tarafından Tehdit Edildim

Şükrü Genç, yıkım sonrası örgütün hedefi haline geldiğini iddia etti. İfadesinde, “Esnaf ziyaretlerim sırasında bir esnaf yanıma gelerek, ‘Sizin adınız örgütün ölüm listesine alınmış, kendinize dikkat edin’ dedi. Bu durumu hemen Sarıyer İlçe Emniyet Müdürü’ne bildirdim. Emniyet Müdürü, örgüt tarafından evimin gözetlendiğini ve bu sebeple çevremde güvenlik önlemi alınacağını söyledi. Sonrasında, İstanbul Valiliği şahsıma bir koruma polisi tahsis etti. Ayrıca, 1 adet taşıma ruhsatlı silahıma ek olarak ikinci bir ruhsat daha verildi,” ifadelerine yer verdi.

Bunun yanı sıra, örgütün belediyeye 500.000 TL tutarında sözde bir para cezası kestiğine dair duyumlar aldığını belirten Genç, “Bu konuyu emniyet yetkililerine ilettim ve böyle bir durum olup olmadığını teyit ettirdim. Emniyet Müdürü de devlet korumasında olduğumu ve korkmamam gerektiğini söyledi” dedi.

Örgüt Adına Kimseye Para Ödenmedi

Soruşturma kapsamında, Yunus Güzel ve Hasan Öztürk isimli kişilerle herhangi bir bağlantısı olup olmadığı sorulan Genç, “Yunus Güzel’i tanımıyorum. Hasan Öztürk’ü ise belediye başkanlığı yaptığım dönemde esnaf ziyaretleri sırasında tanıdım. Kendisiyle herhangi bir örgütsel bağlantım olmadı. Örgüt adına ödendiği iddia edilen 25 bin TL hakkında da hiçbir bilgim yoktur,” şeklinde konuştu.

Suçlamalara Konu Olan Firmayı Tanımıyorum

Genç, soruşturmada adı geçen tekstil firmasıyla hiçbir ilgisi olmadığını vurguladı. “Bu firmayı kesinlikle tanımıyorum. Hatice Yaz isimli şahsı, belediye başkanlığı dönemimde okul ziyaretleri sırasında tanıdım. O dönemde müdür yardımcısıydı. Kendisi belediyede çeşitli birimlerde müdürlük yaptı ve işini titizlikle yürüten biriydi. Herhangi bir örgütsel bağlantısı olduğunu düşünmüyorum,” dedi.

Belediyenin her yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında hediyelik eşyalar yaptırdığını belirten Genç, “Bu süreçte birçok firmayla çalıştık. Söz konusu firmanın belediyede kimlerle görüştüğünü bilmiyorum,” ifadelerini kullandı.

Terör Örgütünün Hedefindeydim, Yardım Etmem Söz Konusu Olamaz

Şükrü Genç, DHKP/C’nin Sarıyer’in Armutlu Mahallesi’nde yoğun faaliyet gösterdiğini ve bu durumun devlet yetkililerince bilindiğini söyledi. “İstihbarat birimleri ve ilçe emniyetinin tespitiyle, örgüte müzahir bir binanın varlığı belirlenmiş ve mahkeme kararıyla yıkımına karar verilmişti. Bana bu konu iletildiğinde, hem Sarıyer Belediyesi’ne ait iş makinelerini hem de İBB’den destek talep ederek yıkım için hazırlık yaptık. Ancak, yıkım günü İBB geri çekildi ve bizim belediyemize ait araçlar, yoğun güvenlik önlemleri altında yıkımı gerçekleştirdi,” dedi.

Bu olayın ardından DHKP/C’nin kendisini hedef olarak gördüğünü söyleyen Genç, “Beni ölüm listesine aldılar. Bunu o dönemin İlçe Emniyet Müdürü de doğruladı. Hem belediye binasında hem de evimde güvenlik önlemleri artırıldı. Bana yakın koruma tahsis edildi. Hedefi olduğum bir örgüte destek vermem mümkün değildir. Ben, vatanını ve milletini seven bir Türk vatandaşıyım,” ifadelerini kullandı.