DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Erdoğan’dan Sayıştay’da Sert Kamu Malı Mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen törende yaptığı konuşmada kamu mali yönetiminin disiplinli, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesinin devletin temel öncelikleri arasında olduğunu vurguladı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Erdoğan’dan Sayıştay’da Sert Kamu Malı Mesajı

Erdoğan, konuşmasında kamu kaynaklarının kullanımında titizlik gösterilmesi gerektiğine dikkat çekerek, kamu malının israf edilmesine kesinlikle izin verilmeyeceğini ifade etti. Devletin tüm kurumlarında mali sorumluluk bilincinin güçlendirilmesinin önemine değinen Cumhurbaşkanı, özellikle yerel yönetimlerde gündeme gelen usulsüzlük iddialarına da dolaylı olarak mesaj verdi.

Erdogandan Sayistayda Sert Kamu Mali Mesaji 2

Sayıştay’ın denetim görevine ve kamu mali sistemindeki kritik görevine işaret eden Erdoğan, kamu harcamalarının hukuka uygunluk ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde yürütülmesinin gerekliliğini hatırlattı. Konuşmada ayrıca, kamu yönetiminde hesap verebilirlik ilkesinin güçlendirilmesinin, hem devletin güvenilirliği hem de vatandaşların kamu kurumlarına duyduğu güven açısından vazgeçilmez olduğu mesajı öne çıktı.

Erdogandan Sayistayda Sert Kamu Mali Mesaji 3

Genel çerçevede Erdoğan, kamu kaynaklarının doğru, yerinde ve etkin kullanılmasının devlet yönetiminde temel bir sorumluluk olduğunu belirterek, Sayıştay’ın bu süreçteki denetleyici görevinin önemini bir kez daha vurguladı.

Erdogandan Sayistayda Sert Kamu Mali Mesaji 4

Sayıştay Başkanı ve değerli üyeleri, Sayıştay’ın kıymetli mensupları ve saygıdeğer misafirler; hepinizi en içten duygularımla, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade ediyor, bu anlamlı buluşmayı organize eden Sayıştay Başkanımıza teşekkür ediyorum. Devletimizin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığımızın bu özel yıl dönümünün, başta Sayıştay ailesi olmak üzere ülkemiz ve milletimiz için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.

Her ne kadar Sayıştay, 29 Mayıs 1862 tarihinde Sultan Abdülaziz Han’ın iradesiyle Divan-ı Muhasebat adıyla kurulmuş olsa da, bu kurumun tarihsel kökleri çok daha eskiye, yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Divan-ı Muhasebat’ın temelleri; Karahanlılar, Selçuklular ve Gazneliler gibi kadim Türk-İslam devletlerinde mali denetim görevini üstlenen Divan-ı İşraf geleneğine kadar uzanmaktadır. Bu yönüyle bakıldığında, yaklaşık 1200 yıllık bir idari birikim, kurumsal hafıza ve devlet tecrübesinden söz etmek mümkündür.

Bu tarihi derinlik içerisinde Sayıştay Başkanlığı, devletin sürekliliği ilkesinin kurumsal düzeyde somutlaştığı önemli bir yapı olarak öne çıkmaktadır. Kamu yönetiminde hesap verebilirliğin ve mali şeffaflığın sağlanmasına katkı sunan denetim, yargı ve rehberlik görevlerini yerine getiren Sayıştay’a teşekkür ediyor, tüm mensuplarına başarılar diliyorum. Ayrıca bu çatı altında görev yaparken hayatını kaybeden Sayıştay mensuplarına Allah’tan rahmet diliyorum.

Geçmişte bu kurumda görev almış, uzun yıllar emek vermiş ve bilgi birikimleriyle yeni nesillere yol gösteren emekli Sayıştay çalışanlarına da şükranlarımı sunuyorum. Bugün görev yapan personelin de aynı sorumluluk bilinci ve yüksek bir kamu hizmeti anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüğünü görmekten memnuniyet duyuyorum ve kendilerine başarılar diliyorum.

Devletin Varlık Sebebi Öncelikle Adalettir

Kıymetli misafirler, konuşmamın başında özellikle vurgulamak istediğim temel bir gerçek vardır. Medeniyetimizin önemli düşünürlerinden İbn Haldun’un da ifade ettiği gibi, insanın toplumsal düzen içerisinde yaşaması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Toplumların sağlıklı şekilde varlığını sürdürebilmesi ise bazı temel kurumların varlığına ve devamlılığına bağlıdır; devlet de bunların en önemlilerinden biridir.

Devletin varlık sebebi esas itibarıyla adalettir. Bunun ardından güvenlik gelir; nihai hedef ise toplumda huzur ve esenliği sağlamaktır. Bizim düşünce dünyamızda bu kavramlar, insanı merkeze alan bir anlayışla şekillenmiştir. Ecdadımızın “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü de bu yaklaşımın en özlü ifadesidir.

Bu çerçevede devletlerin gücü, hem insan kaynağını hem de mevcut kaynakları doğru, verimli ve akılcı şekilde yönetebilme kabiliyetine bağlıdır. Kaynaklarını etkin kullanamayan devletlerin güçlü ve etkili olması mümkün değildir. Bu nedenle kamu mali yönetiminin doğru şekilde işletilmesi hayati önem taşımaktadır.

Vesayet ve Anti-Demokratik Müdahaleler Türkiye’ye Büyük Zararlar Vermiştir

Türkiye, geçmişte plansızlık, savurganlık ve popülist uygulamaların ciddi sonuçlarını yaşamış bir ülkedir. Milletin büyük fedakârlıklarla oluşturduğu kaynakların yanlış yönetilmesi, ekonomik istikrarsızlıklara yol açmıştır. SSK’nın çöküşü, bankacılık sistemindeki sorunlar, kamu kaynaklarının kötüye kullanılması ve rant düzenleri toplum hafızasında hâlâ tazeliğini korumaktadır.

Bunun yanında, kamu maliyesine zarar veren bir diğer önemli unsur da demokratik süreçlere yapılan müdahaleler olmuştur. 27 Mayıs 1960’tan başlayarak gerçekleşen tüm darbe ve vesayet girişimleri, ülkeye ekonomik ve sosyal anlamda büyük bedeller ödetmiştir.

En son 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye ekonomisine maliyeti yüz milyarlarca doları bulmuştur. Benzer şekilde Gezi olayları da doğrudan ve dolaylı etkileriyle ekonomiye ciddi zararlar vermiştir. Bu tür olaylar sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da ağır sonuçlar doğurmaktadır.

Kamu Malı 86 Milyon Vatandaşın Ortak Hakkıdır

Kamu kaynaklarının kullanımında her vatandaşın hakkı vardır. Bu nedenle kamu yönetiminde israf, usulsüzlük ve kötüye kullanım kesinlikle kabul edilemez. Devletin tüm imkânları milletin ortak emaneti niteliğindedir ve bu emanet gelecek nesilleri de ilgilendirmektedir.

Kamu görevlileri hangi makamda olursa olsun, kullandıkları her kaynağın milletin olduğunu unutmamalıdır. Hiçbir kamu görevlisi bu kaynakları kişisel malı gibi göremez ve kullanamaz. Bu konuda taviz verilmesi mümkün değildir. Son dönemde bazı yerel yönetimlerde ortaya çıkan olumsuz örnekler de bu hassasiyetin önemini göstermektedir. Kim tarafından yapılırsa yapılsın, kamu malını kötüye kullanan herkesle hukuk çerçevesinde mücadele edilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Sayıştay’ın Görevi Giderek Daha da Önem Kazanıyor

Sayıştay’dan beklentimiz; sadece denetim yapan bir kurum olmanın ötesine geçerek, rehberlik fonksiyonuyla da kamu yönetimine katkı sunmasıdır. Modern yönetim anlayışı, şeffaflık ve hesap verebilirlik üzerine kuruludur. Bu sistemin sağlıklı işlemesi için etkin mali denetim şarttır.

Sayıştay’ın hazırladığı raporlar ve yaptığı analizler, kamu politikalarının şekillenmesinde giderek daha kritik bir rol oynamaktadır. Dijitalleşme, veri analitiği ve yeni teknolojilerin kullanımıyla birlikte Sayıştay’ın denetim kapasitesi daha da güçlenmektedir.

Kurumsal Dönüşüm ve Uluslararası İş Birlikleri

Son yıllarda yapılan düzenlemelerle Sayıştay’ın görev ve yetki alanı genişletilmiş, kurum çağın ihtiyaçlarına uygun bir yapıya kavuşturulmuştur. 2010 yılında yapılan yasal düzenleme ile Sayıştay, uluslararası standartlara uyumlu modern bir denetim kurumuna dönüşmüştür.

Ayrıca dijital denetim sistemleri, veri temelli analizler ve teknolojik altyapı yatırımlarıyla kurumun etkinliği artırılmıştır. Bürokratik süreçlerin azaltılması ve verimliliğin yükseltilmesi yönündeki her adım desteklenmektedir. Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği’nin kurulması da bu alandaki önemli bir iş birliği adımıdır. Türk dünyası ile kurulan bu yeni platformun, denetim alanında ortak tecrübelerin paylaşılmasına katkı sağlaması beklenmektedir.

Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, kurumun tüm mensuplarına emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Görevlerini büyük bir sorumlulukla yerine getiren tüm çalışanlara başarılar diliyorum. Bu anlamlı günün ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.