
29Konuşmasında tarihî mirasa vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlâ İstanbul’un fethini kabullenemeyen, bunu içine sindiremeyen çevreler var” ifadelerini kullandı. Bu sözleriyle fetih sürecine ve tarihî olayın anlamına dair farklı bakış açılarına dikkat çeken Erdoğan, İstanbul’un fethinin hem tarihî hem de kültürel açıdan taşıdığı öneme işaret etti.

Program boyunca fetih ruhunun günümüze yansımaları ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılması gerektiği mesajı öne çıktı. Erdoğan’ın açıklamaları, fethin yıl dönümünde yapılan değerlendirmeler arasında dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” başlıklı programda yaptığı konuşmada hem bayram mesajları verdi hem de İstanbul’un fethi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, konuşmasının başında Kurban Bayramı’nı tebrik ederek tüm vatandaşların ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Türklerin bayramını kutladı. Bayramların yalnızca dini bir ibadet değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren özel zamanlar olduğuna dikkat çekti. Bu günlerde yardımlaşma ve paylaşmanın öne çıktığını, ihtiyaç sahiplerine ulaşmanın ve yetimlerin gönlünü almanın toplumsal sorumluluğun bir parçası olduğunu ifade etti.
Çocukların bayram sevincine ayrıca vurgu yapan Erdoğan, bayramların en çok çocuklar için anlam taşıdığını belirterek Türkiye’deki ve dünyadaki tüm çocukların bayramını kutladı. Onların her gününün bayram coşkusuyla geçmesi temennisinde bulundu.
Bayramların aynı zamanda ümmet bilincini güçlendirdiğini dile getiren Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Müslümanlara ulaşan yardım faaliyetlerinde emeği geçen sivil toplum kuruluşlarına da teşekkür etti. Hac ibadetini yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunanların dualarının kabul olması temennisini de sözlerine ekledi.
Konuşmasında dini referanslara da yer veren Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın duasına atıfta bulunarak, bu manevi çizginin devam etmesi gerektiğini ifade etti ve “doğru yoldan ayrılmama” temennisinde bulundu.
Ardından İstanbul’un fethine değinen Erdoğan, 1453’te gerçekleşen bu olayın yalnızca askeri bir zafer olmadığını, aynı zamanda tarihsel bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Ona göre İstanbul’un fethi, karanlıktan aydınlığa geçişi simgeleyen büyük bir dönüşümün adıydı. Şehrin yeniden imar edilmesi, mabetlerin ve yaşam alanlarının ihyası ile birlikte İstanbul’un yeniden hayat bulduğunu belirtti.
Fethin aynı zamanda Türk milletinin idealleri, hedefleri ve “Kızılelma” ülküsü doğrultusunda neleri başarabileceğinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade eden Erdoğan, İstanbul’un bu yönüyle tarihsel ve sembolik önemini vurguladı.
Konuşmasının devamında ise bazı çevrelerin İstanbul’un fethini kabullenmekte zorlandığını dile getiren Erdoğan, bu durumun günümüzde de farklı şekillerde ortaya çıktığını savundu. İçeride ve dışarıda bazı kesimlerin bu tarihsel olaya yönelik rahatsızlıklarını zaman zaman dile getirdiklerini ifade ederek, bu yaklaşımı “hazımsızlık” olarak nitelendirdi.
