
Bingöl’de kısa aralıklarla meydana gelen iki ayrı deprem, bölgede tedirginliğe neden oldu. İlk olarak 4.4 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedilirken, hemen ardından 3.6 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Uzmanlar, bu depremlerin ardından bölgedeki sismik hareketliliği yakından incelemeye aldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, önemli uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Görür, depremlerin meydana geldiği noktanın jeolojik açıdan kritik bir konumda bulunduğunu belirtti. Depremin, çevresindeki fay hatlarına stres transferi yapabileceğini ifade eden Görür, bu durumun ilerleyen süreçte daha büyük sarsıntıların öncüsü olabileceğine dikkat çekti.

Özellikle Doğu Anadolu Fayı, Karlıova ve Yedisu segmentlerinin birleşim noktasına yakınlığı nedeniyle Bingöl’ün uzun süredir “riskli bölgeler” arasında yer aldığını hatırlatan Görür, bu tür artçı ya da orta şiddetteki depremlerin, büyük bir depremin habercisi olabileceğini vurguladı.

Stres birikimi ve transferi kavramlarının bu tür bölgelerde dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Görür, bölgedeki yapı stokunun da bu tür sismik aktivitelere ne kadar dayanıklı olduğunun sorgulanması gerektiğini söyledi.
Uzmanlar, vatandaşların bu uyarıları dikkate almasını ve olası bir deprem senaryosuna karşı bilinçli bir şekilde hazırlıklı olmalarını öneriyor. Yetkililerin ise hem kentsel dönüşüm hem de afet planlaması konusunda daha etkin adımlar atması gerektiği dile getiriliyor.
Son günlerde Bingöl’ün Kiğı ilçesi, arka arkaya meydana gelen depremlerle sarsıldı. Özellikle Özlüce Barajı çevresinde hissedilen 4.4 ve 3.6 büyüklüğündeki sarsıntılar bölge halkında tedirginlik yarattı. Ana depremleri takip eden artçı şokların devam etmesi, endişeleri daha da artırdı.
Depremlerle ilgili en dikkat çeken açıklama ise yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür’den geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Görür, depremin hem lokasyonu hem de potansiyel etkileri açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti.
Konumu İtibariyle Endişe Verici
“Bingöl’ün Dallıca-Kiğı bölgesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu sarsıntıdan önce de aynı bölgede 4.4 büyüklüğünde bir deprem yaşanmıştı. Depremler, Yedisu Fayı ile benzer özellikler taşıyan, ancak ismi olmayan küçük bir fay hattı üzerinde gerçekleşti. Bu yönüyle depremin konumu dikkat çekici ve endişe verici nitelikte. Bölgede meydana gelen bu sarsıntılar, çevredeki diğer fay hatlarındaki gerilim dağılımını da etkileyebilir.” Prof. Dr. Görür, değerlendirmesinin sonunda bölge halkına geçmiş olsun dileklerini de iletti.
Artçı Sarsıntılar Devam Ediyor
Bölgedeki yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, ana depremlerin ardından çok sayıda küçük ölçekli artçı deprem kaydedildi. Uzmanlar, bu tür sarsıntıların ardından artçıların günler, hatta haftalar boyunca sürebileceğine dikkat çekerek vatandaşların dikkatli ve hazırlıklı olmasını öneriyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Kandilli Rasathanesi depremlerin büyüklüklerini ve merkez üslerini düzenli olarak kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyor.
