DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Çandar’dan Erdoğan’a DEM Parti İçin Kritik Şartlar

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması durumunda partisinin kendisini destekleyip desteklemeyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çandar, olası bir desteğin şimdiden kesinleşmiş bir karar olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu konudaki tutumun Erdoğan’ın yeniden seçilebilmek için DEM Parti’nin ve Kürt seçmenlerin desteğine ihtiyaç duyup duymayacağına bağlı olduğunu ifade etti. Erdoğan’ın olası adaylığına ilişkin tartışmalara değinen Çandar, DEM Parti’nin yaklaşımının siyasi koşullar ve iktidarın atacağı adımlar çerçevesinde şekilleneceğine işaret etti. Bu kapsamda, yalnızca seçim döneminde yapılacak siyasi açıklamaların değil, demokratikleşme ve çözüm sürecine yönelik somut gelişmelerin de belirleyici olacağını vurguladı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çandar’dan Erdoğan’a DEM Parti İçin Kritik Şartlar

Cengiz Çandar’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, DEM Parti’nin Erdoğan’ın olası adaylığı karşısındaki tutumunun önceden belirlenmiş bir destek kararına dayanmadığı oldu. Çandar, Erdoğan’ın yeniden seçilme hedefi doğrultusunda DEM Parti’nin desteğine ve Kürt seçmenlerin oylarına ihtiyaç duyup duymamasının bu değerlendirmede önemli bir etken olacağını dile getirdi.

Candardan Erdogana DEM Parti Icin Kritik Sartlar 2

Çandar’dan Destek Tartışmasına Koşullu Yaklaşım

Bu çerçevede Çandar’ın yaklaşımı, olası bir seçim desteğinin siyasi dengelerden bağımsız ele alınamayacağına işaret etti. İktidarın atacağı adımlar ve seçim sürecinde ortaya çıkacak koşullar, DEM Parti’nin nasıl bir tutum benimseyeceği konusunda belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.

Güven Ortamı İçin Demirtaş’ın Serbest Bırakılması Talebi

Çandar’ın değerlendirmelerinde, yürütülen sürecin ilerleyebilmesi açısından güven ortamının oluşturulması da önemli bir yer tuttu. Bu doğrultuda Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğini dile getiren Çandar, söz konusu adımın taraflar arasındaki güvenin güçlendirilmesi bakımından önem taşıdığına dikkat çekti.

Çandar’ın öne çıkardığı bir diğer konu ise belediyelere yönelik kayyum uygulamaları oldu. Kayyum uygulamalarının sona ermesini isteyen Çandar, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve güven ortamının tesis edilmesi açısından bu uygulamaların son bulması gerektiğini savundu.

Anayasa’nın 42. ve 66. Maddelerinde Değişiklik İsteği

Çandar’ın gündeme getirdiği talepler arasında Anayasa’nın 42. ve 66. maddelerinin değiştirilmesi de yer aldı. Bu maddelerde değişiklik yapılması yönündeki talep, sürece ilişkin siyasi ve hukuki düzenlemelerin de tartışılması gerektiğine işaret etti.

Çandar’ın açıklamaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, DEM Parti’nin Erdoğan’ın olası yeniden adaylığına yönelik tutumunun yalnızca seçim hesapları üzerinden belirlenmeyeceği anlaşılıyor. Demirtaş’ın serbest bırakılması, kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi ve anayasal değişiklik talepleri, Çandar’ın güven ortamının oluşturulmasına ilişkin vurgularının temel başlıklarını oluşturuyor.

Çandar, Erdoğan’ın yeniden aday olması halinde DEM Parti’nin destek verip vermeyeceği konusunda kesin bir tutum açıklamak yerine, kararın siyasi koşullara ve iktidarın atacağı somut adımlara bağlı olduğunu ortaya koydu. Erdoğan’ın seçilmek için DEM Parti’ye ve Kürt oylarına ihtiyaç duyup duymaması da bu değerlendirmede öne çıkan unsurlardan biri olarak dikkat çekti.

Rudaw’ın sorularını yanıtlayan Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olması durumunda DEM Parti’nin kendisine destek verip vermeyeceği tartışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çandar, bu konuda şimdiden kesin bir yanıt vermek yerine öncelikle iki temel sorunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Çandar’ın değerlendirmesine göre ilk olarak, Erdoğan’ın olası bir seçimde parlamentodaki sayısal dengeler bakımından DEM Parti’nin desteğine ihtiyaç duyup duymayacağına bakılması gerekiyor. Erdoğan’ın yeniden adaylık sürecinde DEM Parti’nin desteğine aritmetik açıdan ihtiyaç duymaması halinde bu başlıkta herhangi bir sorun ortaya çıkmayacağını ifade eden Çandar, ikinci sorunun ise seçimi kazanmak için Kürt seçmenin oylarına duyulacak ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Çandar, Erdoğan’ın yeniden seçilebilmek için Kürt seçmenin desteğine ihtiyaç duyması durumunda DEM Parti’nin öneminin yeniden gündeme geleceğini savundu. Bu çerçevede, partinin olası tutumunun yalnızca siyasi hesaplamalarla değil, seçim sürecindeki ihtiyaçlar ve ortaya konulacak koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Anayasa’nın 42. ve 66. Maddelerinde Değişiklik İsteği

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında yaptığı konuşmada çözüm sürecine, “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yeni anayasa çalışmalarına vurgu yaptığını hatırlatan Çandar, DEM Parti açısından anayasal düzenlemelerin önemli bir yer tuttuğunu dile getirdi.

Çandar, özellikle Anayasa’nın 42. ve 66. maddelerinde değişikliğe gidilmesi gerektiğini belirtti. Eğitim ve öğretim hakkını düzenleyen 42. madde ana dilde eğitim tartışmaları bakımından öne çıkarken, 66. madde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının tanımını içeriyor. Çandar’ın açıklamalarına göre DEM Parti’nin beklentileri arasında, ana dilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması ve vatandaşlık tanımının yeniden ele alınması bulunuyor.

Yeni anayasa hazırlanması sürecinde vatandaşlık tanımının değiştirileceği ve ana dilde eğitimin önündeki engellerin ortadan kaldırılacağı yönünde somut bir güvence verilmesi halinde DEM Parti’nin yaklaşımının da buna göre şekillenebileceğini belirten Çandar, partinin tutumunun gelişmelere ve sunulacak siyasi taahhütlere bağlı olacağını ifade etti.

Demirtaş’ın Serbest Bırakılması ve Kayyum Uygulamalarının Sona Ermesi Gündemde

Çandar, yürütülen sürece ilişkin toplumda ciddi bir güvensizlik ve kuşku bulunduğunu savunarak bu durumun giderilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Toplumdaki kaygıların yalnızca açıklamalarla ortadan kaldırılamayacağını belirten Çandar, güven ortamının oluşması için öncelikle uygulamada değişiklik yapılmasının önemine dikkat çekti.

Bu kapsamda atılması gereken ilk adımın, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması olduğunu dile getiren Çandar, Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşarak yeniden toplumun içinde yer almasının süreç açısından önemli olduğunu vurguladı. Çandar’a göre Demirtaş özgür biçimde toplumsal yaşama dönmediği sürece yürütülen sürece yönelik şüpheler ve güvensizlik devam edecek.

Çandar’ın değerlendirmelerinde, görevden alınan ve yerlerine kayyum atanan belediye başkanlarının durumu da önemli bir başlık olarak öne çıktı. Görevden uzaklaştırılan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve benzer durumdaki diğer belediye başkanlarına yönelik uygulamaları eleştiren Çandar, bu meselenin de sürece ilişkin güven tartışmalarından ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.

Çandar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ahmet Türk ile birçok kez bir araya geldiğini hatırlatarak söz konusu görüşmelere dikkat çekti. Bu hatırlatmayla birlikte, siyasi temaslar ile belediyelere yönelik uygulamalar arasındaki çelişkinin de değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Öcalan’ın Süreçteki Statüsünün Netleşmesi Gerektiğini Savundu

Çandar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a ilişkin açıklamalarını da değerlendirdi. Çandar, Öcalan’ın yürütülen sürece hangi statü ve çerçevede dahil olacağının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu.

Bu konunun yalnızca siyasi açıklamalar düzeyinde kalmaması gerektiğini belirten Çandar, Öcalan’ın süreçte üstleneceği konuma ilişkin yaklaşımın somutlaştırılmasının önem taşıdığını ifade etti. Çandar’a göre bu başlığın açıklığa kavuşturulması, sürecin nasıl ilerleyeceği ve tarafların nasıl bir çerçevede hareket edeceği açısından belirleyici konular arasında yer alıyor.

Çandar’ın açıklamaları genel olarak değerlendirildiğinde, DEM Parti’nin olası siyasi tutumunun Erdoğan’ın seçimlerde ihtiyaç duyacağı desteğin yanı sıra anayasal değişiklikler, Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması, kayyum uygulamaları ve Abdullah Öcalan’ın süreçteki statüsü gibi başlıklara bağlı olduğu görülüyor. Çandar, bu konularda somut adımlar atılmasının ve beklentilerin karşılanmasının, sürece yönelik güvenin oluşması bakımından önem taşıdığını ortaya koydu.