DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Çanakkale Tehlikede! Prof. Dr. Görür’den Deprem Uyarısı

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Çanakkale’nin jeolojik yapısına dikkat çekerek, şehrin çürük zemin üzerinde kurulu olduğunu ve bu nedenle deprem dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Görür, özellikle yapıların zemin etüdü dikkate alınarak güçlendirilmesi ve kent planlamasının bilimsel temellere dayandırılması gerektiğini belirtti.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çanakkale Tehlikede! Prof. Dr. Görür’den Deprem Uyarısı

Son dönemde Ege Denizi’nde meydana gelen sismik hareketliliğe de değinen Görür, bu tür depremlerin bir “deprem fırtınası” olarak adlandırıldığını ancak genellikle büyük bir tehlike yaratmadığını ifade etti. Ancak, sürecin beklenenden farklı bir şekilde gelişmesi durumunda kıyı bölgelerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği ve hatta tsunamiye yol açabileceği konusunda uyardı.

Özellikle kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen “deniz çekilmeleri” konusuna da açıklık getiren Görür, bu olayın genellikle depremle ilişkilendirildiğini ancak gerçekte klimatolojik ve meteorolojik faktörlerden kaynaklandığını söyledi. Deniz seviyesindeki değişimlerin hava basıncı, rüzgar hareketleri ve diğer doğa olaylarıyla bağlantılı olduğunu vurgulayan uzman, paniğe kapılmadan bilimsel açıklamalara kulak verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Deprem tehlikesine karşı önlem alınması gerektiğinin altını çizen Görür, özellikle Çanakkale ve benzeri risk altındaki şehirlerde yapı güvenliği konusunda adımlar atılması gerektiğini belirtti. Kentin, sadece depremlere değil, olası tsunamilere karşı da dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Görür, yetkilileri ve vatandaşları bu konuda duyarlı olmaya davet etti.

Prof. Dr. Naci Görür, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Çanakkale’nin Depremselliği ve Deprem Dirençli Çanakkale” başlıklı programda önemli açıklamalarda bulundu. Görür, Çanakkale’nin depreme karşı yeterince dirençli olmadığını, ancak bu konuda gerekli çalışmaların sürdürüldüğünü vurguladı.

Konuşmasında, Anadolu’nun farklı bölgelerine gerçekleştirdiği ziyaretlerde vatandaşların kendisine sıkça “Bu depremler ne zaman sona erecek? Allah göstermesin.” şeklinde sorular yönelttiklerini aktaran Görür, bu tür söylemlere bilimsel bir perspektiften yanıt verdi. Depremlerin dünyanın doğal bir süreci olduğunu belirten Görür, “Depremler, dünyanın kalp atışları gibidir. Eğer depremler durursa, dünya ölü bir gök cismine dönüşür ve yaşam sona erer. Bu nedenle, ‘Allah’ım depremleri durdur’ diye dua etmek yerine, deprem dirençli kentler inşa etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin deprem gerçeği ile yüzleşmesi gerektiğini belirten Görür, ülkede bilim insanlarının, mühendislerin ve ekonomik kaynakların mevcut olduğunu ancak en büyük eksikliğin “niyet” olduğunu söyledi. İstanbul’un 25 yıldır depreme hazır hale getirilemediğini belirterek, bu süre içinde yalnızca İstanbul değil, tüm Türkiye’nin depreme hazır hale getirilebileceğini vurguladı. Ancak, alınan önlemlerin yetersiz olduğunu ve karar alma süreçlerinde birlik sağlanamadığını ifade etti.

Canakkale Tehlikede Prof. Dr. Gorurden Deprem Uyarisi 2

Çanakkale’yi Tehdit Eden Fay Hatları

Çanakkale’nin deprem riski açısından kritik bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Görür, bölgenin aktif fay hatlarıyla çevrili olduğunu belirtti. Şehrin zemininin büyük oranda alüvyon ve suya doygun çürük yapıdan oluştuğunu belirterek, bu durumun deprem sırasında ciddi riskler oluşturabileceğini ifade etti. Çanakkale’nin kuzeyinde ve güneyinde sağlam dağlık bölgeler bulunduğunu, ancak kentin büyük bir bölümünün iki dağlık alanın arasında bulunan çürük zeminde geliştiğini söyledi.

Bölgede detaylı jeolojik çalışmaların yapılması gerektiğini vurgulayan Görür, kentin belirli bölgelere ayrılarak her alanın zemin yapısının sondajlarla analiz edilmesi gerektiğini önerdi. Bu tür çalışmaların, yapılaşmanın güvenli hale getirilmesi açısından hayati önem taşıdığını belirtti.

Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın iki aktif kolu tarafından çevrelenen Çanakkale’nin büyük bir deprem riski taşıdığını ifade eden Görür, “Bu iki fay hattı da 7 ve üzerinde büyüklükte depremler üretebilir. Üstelik Çanakkale, çürük bir zeminde kurulmuş bir şehir. Bu da riskleri daha da artırıyor.” dedi.

Canakkale Tehlikede Prof. Dr. Gorurden Deprem Uyarisi 3

Ege Denizi’ndeki Deprem Fırtınası ve Olası Etkileri

Program öncesinde basın mensuplarının Ege Denizi’nde devam eden deprem fırtınası hakkındaki sorularını yanıtlayan Görür, bu sismik hareketliliğin Afrika levhasının Anadolu-Ege levhasının altına dalması ve üstteki Anadolu levhasının gerilmesi sonucu meydana geldiğini belirtti. Lavların deniz tabanına çıkmasıyla oluşan bu hareketliliğin belirli bir süre devam edebileceğini ancak büyük bir tehdit oluşturmadığını düşündüğünü ifade etti.

Eğer bu sismik hareketler büyük depremler üretirse, kıyı bölgelerinde çürük yapıların yıkılmasına ve tsunamiye neden olabileceğini belirtti. Ancak mevcut veriler ışığında büyük çaplı bir tehdit öngörmediğini söyledi.

Volkanik bir patlama ihtimaline de değinen Görür, şu an için böyle bir durumun gözlenmediğini ve bu tür iddiaların spekülatif olduğunu belirtti. Volkanik patlamaların oluşması halinde atmosferde güneş ışığını engelleyebilecek yoğun toz bulutları meydana gelebileceğini ve bunun insan sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını ifade etti. Ancak eldeki bilimsel verilere göre şu an böyle bir tehdidin söz konusu olmadığını vurguladı.

Deniz Suyu Çekilmesi ve Depremler Arasındaki İlişki

Son günlerde kamuoyunda tartışılan deniz suyu çekilmesi konusuna da açıklık getiren Görür, bu durumun tektonik hareketlerle bir ilgisinin olmadığını belirtti. Deniz seviyesinde gözlemlenen çekilmelerin atmosferik ve klimatolojik nedenlerden kaynaklandığını ifade eden Görür, “Deniz çekilmeleri genellikle hava basıncı değişiklikleri, rüzgar yönü ve gelgit hareketlerinden kaynaklanır. Tsunami öncesinde aniden ve büyük ölçüde bir çekilme yaşanır, ancak şu an gözlemlenen olayların depremle doğrudan bir bağlantısı bulunmamaktadır.” dedi.

Toplumsal Bilinç ve Deprem Dirençli Kentler

Konuşmasının sonunda depremle mücadelede yerel yönetimlerin ve vatandaşların bilinçlenmesinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Görür, depreme dayanıklı kentler oluşturmanın uzun vadeli bir süreç gerektirdiğini belirtti. Özellikle belediyeler, valilikler ve ilgili kurumların iş birliği içinde olması gerektiğini ifade ederek, sadece inşaat sektörüne yönelik değil, genel anlamda şehirleşme politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Programa, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selçuk Semizoğlu, iş insanları, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katılım sağladı.

Görür’ün açıklamaları, Çanakkale’nin depreme hazırlıklı hale getirilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Şehrin deprem riskiyle yüzleşerek gerekli önlemleri alması, sadece Çanakkale için değil, tüm Türkiye için büyük önem taşıyor.