
Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği (YDDMD) Bursa Şube Başkanı Serkan Işık, Bursa’da 1 milyon 192 bin kişinin riskli yapılarda ikamet ettiğini ve kentin 6,5 büyüklüğünde bir depreme dayanamayacağını açıkladı.
Işık, belediye başkanlarına acil önlem alınması çağrısında bulunarak, “Ben olsam 1 dakika gözümü kırpmam, önceliğimi depreme ayırırım. Çünkü yok olacak ilçelerden, şehirlerden bahsediyoruz. Matematik hiçbir zaman yalan söylemez” ifadelerini kullandı.
Bursa’nın Deprem Riski ve Yapılan Çalışmalar
YDDMD Başkanı Serkan Işık, yaklaşık 8 aydır 53 kişilik bir ekiple sahada çalışmalar yürüttüklerini ve Bursa’nın risk analizini çıkardıklarını belirtti. “Bu risk analiziyle birlikte nasıl bir kentsel dönüşümle Bursa’nın kurtulacağına dair demo projeler hazırladık. Şu anda kullanılan binalar, 1950 yılından bugüne gelen binalardır. Kentte, oluşabilecek depremde şehir merkezinden geçen yol haricinde ana yollarla ilgili hiçbir alternatif üretilemiyor. Çünkü çarpık kentleşme devam ettiği sürece, hiçbir yol kullanılamıyor” dedi.

Sıvılaşma Oranı ve Fay Hatları
Bursa’nın sıvılaşma oranının yüzde 70 olduğunu belirten Işık, “Balıkesir’in sıvılaşma oranı yüzde 35 iken, Bursa’nın sıvılaşma oranı yüzde 70’dir. Riske baktığımız zaman sıvılaşmanın daha yüksek olduğu yer daha risklidir. Bursa tamamen fay hatları üzerindedir. Yapı stokuna bakıldığı zaman yaşanacak felaketleri tahmin bile edemiyoruz” şeklinde konuştu.
İznik ve Gemlik Fayları Büyük Tehlike
Bursa’da bulunan fay hatlarının potansiyel tehlikesine dikkat çeken Işık, “Bursa’nın içerisinde birçok kırılmış fay var. Bu fay potansiyeli büyük tehlikedir. İznik fayı 7,2 iken, Gemlik fayı 6,9 olarak görülmektedir. Bu ikisinin kırıldığını düşünürsek, 7,7 şiddetinde depremi Bursa bekliyor” dedi.
1 Milyon 192 Bin Kişi Riskli Yapılarda İkamet Ediyor
Işık, Bursa’da 1 milyon 192 bin kişinin riskli yapılarda yaşadığını belirterek, “31 Aralık 2017 yılı öncesi yapılmış ve inşaatı tamamlanmış yapılarla ilgili bir yapı kayıt belgesi, bizim ne kadar çürük envantere sahip olduğumuzu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu yapı kayıt belgesine yapılan başvurular 90 bin 385 adettir. Bunların yüzde 50’sinin ise Nilüfer ilçesi olması dikkat çekicidir. Ortalama 3 kişiden hesapladığımızda, 271 bin 155 kişi sadece mühendislik hizmeti almayan binalarda bulunuyor” dedi.
Kentsel Dönüşüm ve Acil Önlemler
Siyasiler ve belediye başkanlarının seçimlerden önce kentsel dönüşümü birinci öncelik olarak belirttiğini hatırlatan Işık, “Son seçimlerden yaklaşık 3 ay geçti ama kimse kentsel dönüşümden bahsetmiyor. Bu sadece beni veya sizi değil, herkesi riske atmak anlamına geliyor. Bir hamlenin ivedilikle olması gerekiyor. Herkesin şunu bilmesi gerekiyor: Bursa 6,5 depreme dayanamaz. Sahada gördüklerimiz bizleri çok çok korkutuyor. Osmangazi, Mustafakemalpaşa ve Gemlik gibi fay hatlarında bulunan belediye başkanlarının dakika uyumadan bu işlemleri hızlandırması gerekiyor. Yok olacak ilçelerden, şehirlerden bahsediyoruz. Matematik hiçbir zaman yalan söylemez” dedi.
Sanayi ve Kentsel Yapılaşma

Bursa’nın yüzde 60’ının sanayiden geçim sağladığını belirten Işık, sanayi bölgelerinin de eski ve riskli yapılardan oluştuğunu vurguladı. “Bursa’da nedense herkes ağustos böceği gibi saz çalmaya devam ediyor. Bakın bu deprem bizim içeceğimiz ve yiyeceğimiz yemekten sonra gelen en önemli şeydir. Birileri bir şekilde elini taşın altına koymakla yükümlüdür” ifadelerini kullandı.
Tarihi Depremler ve Gelecekteki Tehlikeler
Bursa’nın tarihinde iki büyük deprem yaşadığını hatırlatan Işık, “Bursa, tarihinde 2 büyük deprem görmüş Hatay gibi, hala daha kulakları kapamak olacakları görmezden gelmeye gerek yok. Herkes bir an önce yapılması gerekeni yapsın. Geçen sene, 5,1 şiddetinde bir deprem yaşandı. Eğer bu deprem 6,2 büyüklüğünde olsaydı, şimdi çok daha farklı şeyler konuşuyor olacaktık. Bu yüzden herkesin acilen harekete geçmesi gerekiyor” dedi.
Su ve Yemekten Sonraki Öncelik Deprem Olmalı
İnsanların geçim kaynağının yüzde 60’ının sanayiden karşılandığı bir şehir olan Bursa’da, sanayi bölgelerinin depreme karşı dayanıksız olduğunu belirten Işık, “Biz oradaki insanları gördük. İlk saniyesinden itibaren ağlamam dediğim insanların gözyaşları var. Ama Bursa’da nedense herkes ağustos böceği gibi saz çalmaya devam ediyor. Bakın bu deprem bizim içeceğimiz ve yiyeceğimiz yemekten sonra gelen en önemli şeydir. Birileri bir şekilde elini taşın altına koymakla yükümlüdür. İnşallah bu uyuyanlar uyanır. Ölmeyi bayılmak zannetmeyelim” ifadelerini kullandı.
