DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Bahçeli’den Net Mesaj: Kaybedecek Vaktimiz Yok

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Genel Kurulu’nda 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmesinde, “Terörsüz Türkiye” hedefi açısından önemli bir hukuki aşamanın geride bırakıldığını belirtti. Bahçeli, söz konusu düzenlemeyle birlikte terörün sona erdirilmesi ve Türkiye’nin önündeki yeni dönemin hukuki zemininin oluşturulduğunu ifade ederek, bundan sonraki süreçte atılması gereken adımların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bahçeli’den Net Mesaj: Kaybedecek Vaktimiz Yok

Bahçeli’nin açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, PKK’nın feshi ve silahların teslim edilmesinin ardından başlayacak hukuki ve idari sürecin süratle işletilmesi oldu. MHP lideri, örgütün feshedilmesi ve silahların tamamen bırakılması yönündeki sürecin ardından gerekli yasal ve idari işlemlerin en kısa zamanda tamamlanması çağrısında bulundu. Böylece “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca siyasi bir söylem olmaktan çıkarılarak somut ve uygulanabilir bir zemine taşınmasının önemine vurgu yaptı.

Bahçeli, Türkiye’nin yeni dönemde ilerlerken devletin temel niteliklerinden herhangi bir taviz verilmemesi gerektiğinin de altını çizdi. Bu kapsamda Türkiye’nin üniter devlet yapısının, milli egemenliğinin ve devletin bütünlüğünün herhangi bir şekilde müzakere konusu yapılamayacağını belirtti. Bahçeli’ye göre yürütülecek yeni süreç, Türkiye’nin anayasal düzeni ve milli birlik anlayışı çerçevesinde ilerlemeli.

TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilen çerçeve yasanın, “Terörsüz Türkiye” hedefinin hukuki altyapısının oluşturulması bakımından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Bahçeli, bundan sonraki aşamada uygulamaya yönelik adımların geciktirilmemesi gerektiğini savundu.

MHP Genel Başkanı’nın açıklaması, PKK’nın feshi ve silahların teslimi sonrasında Türkiye’nin önünde yeni bir hukuki ve idari dönemin başlayacağı mesajını içerirken, bu sürecin hızlı, kararlı ve belirlenen hukuki çerçeve içerisinde yürütülmesi gerektiğine işaret etti.

Bahçeli, Türkiye’nin terör sorununu geride bırakma hedefi doğrultusunda ortaya çıkan yeni tablonun devletin temel yapısı ve milli egemenlik ilkeleri korunarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, “Terörsüz Türkiye” hedefinin gerçekleşmesi için gerekli hukuki ve idari mekanizmaların vakit kaybedilmeden devreye alınması çağrısını yineledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Genel Kurulu’nda 467 milletvekilinin kabul oyuyla yasalaşan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında yazılı bir değerlendirmede bulundu. Bahçeli, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından öngörülen hukuki ve idari adımların gecikmeden atılması gerektiğini vurgularken, Türkiye’nin üniter devlet yapısının, milli egemenliğe dayalı yönetim anlayışının ve ülkenin bölünmez bütünlüğünün herhangi bir müzakerenin konusu yapılamayacağının altını çizdi.

Bahçeli’nin MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir aracılığıyla kamuoyuna duyurduğu açıklamasında, kabul edilen düzenlemeyi Türkiye’nin uzun yıllardır sürdürdüğü terörle mücadele politikasının hukuki alandaki tamamlayıcı ve sonuçlandırıcı adımlarından biri olarak değerlendirdi.

Bahceliden Net Mesaj Kaybedecek Vaktimiz Yok 2

Terörle Mücadele Müktesebatının Hukuki Alandaki Sonucu

Bahçeli, TBMM tarafından milli iradeyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un yalnızca mevcut bir siyasi sürecin ürünü olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Ona göre düzenleme; Türkiye’nin yıllara yayılan terörle mücadelesinin, güvenlik güçlerinin ağır bedeller ödeyerek yürüttüğü mücadelenin, savunma sanayisindeki teknolojik ilerlemelerin ve terörün yeniden ortaya çıkabileceği siyasi, sosyal ve alanların ortadan kaldırılması ihtiyacının hukuk alanındaki karşılığını oluşturuyor.

Türkiye’nin terörden tamamen arındırılmasının yalnızca silahlı unsurların etkisiz hale getirilmesi veya örgütün operasyonel kapasitesinin ortadan kaldırılmasıyla sınırlı bir güvenlik meselesi olmadığını ifade eden Bahçeli, meselenin çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini savundu.

Bu kapsamda terörün yeniden güç kazanmasına zemin hazırlayabilecek siyasi, sosyolojik ve şartların ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çeken Bahçeli, toplum içinde etnik veya mezhepsel farklılıklar üzerinden oluşturulmak istenen ayrışma ve husumetlerin de önüne geçilmesinin önem taşıdığını belirtti. Devletin egemenlik yetkisinin Türkiye’nin tamamında eksiksiz ve tartışmasız biçimde hakim kılınması gerektiğini ifade etti.

Bahceliden Net Mesaj Kaybedecek Vaktimiz Yok 3

Terör Meselesinin Çözümü Milli Beka Meselesidir

Bahçeli, MHP Grup Toplantısı’nda 22 Ekim 2024 tarihinde ilk kez dile getirdiği “Terörsüz Türkiye” hedefinin temelinde de bu anlayışın bulunduğunu belirtti. Aradan geçen süreçte yaşanan gelişmelerin bu yaklaşımın önemini ortaya koyduğunu savunan Bahçeli, Türkiye’nin yakın coğrafyasında terör örgütlerinin ve farklı vekalet unsurlarının bölgesel güç mücadelelerinde araç olarak kullanılmasının, terör sorununa kalıcı bir çözüm bulunmasını daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

Bahçeli’ye göre etnik ve mezhepsel farklılıkların bölgesel hesaplarda birer araç haline getirildiği mevcut ortamda, Türkiye’nin terör sorununu kendi milli iradesi doğrultusunda ve nihai biçimde çözüme kavuşturması artık ertelenemeyecek bir milli güvenlik ve beka meselesi niteliği taşıyor.

Açıklamasında bölgedeki çatışmalara da değinen Bahçeli, İsrail ile ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan karşılıklarıyla genişleyen çatışma ortamının, bölgesel krizlerin kısa sürede sınır aşan bir niteliğe bürünebildiğini gösterdiğini belirtti.

Bahçeli, çatışmaların enerji arzından uluslararası ticarete kadar geniş bir alanda küresel istikrarı tehdit edebilecek sonuçlar doğurduğunu savunarak, Gazze’den Lübnan ve İran’a uzanan saldırı ve karşılıkların bölgedeki gerilimi daha geniş bir coğrafyaya yayma riski taşıdığına dikkat çekti.

Terörsüz Türkiye İle Terörsüz Bölge Hedefi

Bahçeli, Türkiye’nin kendi içindeki terör kaynaklı sorunları ortadan kaldırmasının, bölgesel gelişmeler karşısında da stratejik önem taşıdığını ifade etti. “Terörsüz Türkiye” hedefinin, yaklaşık yarım asırdır Türkiye’ye karşı kullanılan en kanlı müdahale araçlarından birinin tamamen etkisiz hale getirilmesini amaçladığını belirten Bahçeli, 22 Ekim 2024’te yaptığı çağrıyla başlayan sürecin, PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki adımları ve konunun TBMM’nin denetimine taşınmasıyla yeni bir aşamaya ulaştığını kaydetti.

Bahçeli, yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız adımlar olmadığını, her aşamanın bir önceki süreci tamamlayan bütüncül bir stratejinin parçası olduğunu ifade etti. Türkiye’nin devlet gücüyle toplumsal bütünleşme hedefinin aynı doğrultuda ilerlediğini belirten Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefi ile bölgesel ölçekteki “Terörsüz Bölge” anlayışının aynı stratejik çerçevede buluştuğunu savundu.

Üniter Yapı Müzakere Konusu Yapılamaz

Bahçeli, yasanın kabul edilmesiyle birlikte “Terörsüz Türkiye” hedefinin hukuki bir zemine kavuştuğunu belirterek, bundan sonraki süreçte temel önceliğin terörün tamamen ortadan kaldırılması olması gerektiğini söyledi. Terörün silahla ulaşamadığı hedeflere farklı yöntemler, söylemler veya yapılanmalar üzerinden ulaşılmasına kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel devlet yapısının tartışmaya açılmasına karşı olduklarını açıkça ifade etti. Bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenliğe dayanan yönetim sisteminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün ve Türk milletinin ortak tarih ile gelecek anlayışının herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilemeyeceğini belirtti.

Bahçeli ayrıca kabul edilen kanunda öngörülen hukuki mekanizmaların belirli şartların gerçekleşmesinin ardından işletileceğine dikkat çekti. Buna göre terör örgütünün ve bağlantılı yapıların fiili varlığının sona erdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin ve örgütün komuta ile sevk kabiliyetinin ortadan kaldırıldığının yetkili devlet kurumları tarafından tespit edilip doğrulanmasının ardından ilgili hukuki süreçlerin devreye girmesi öngörülüyor.

Çarpıtmalara ve Siyasi Cambazlıklara Gerek Yok

Bahçeli, düzenlemeye yönelik eleştiriler ve farklı yorumlara da tepki gösterdi. Kanunun ön yargılı yaklaşımlarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, düzenlemenin lafzı ve gerekçesiyle birlikte ele alınmasının ve Türkiye ile Türk milleti açısından ortaya çıkaracağı sonuçların dikkate alınmasının önemini vurguladı. Açıklamasında şehitlerin ve gazilerin fedakarlığına özel olarak değinen Bahçeli, terörle mücadelenin geçmişinin ve bu mücadelede verilen ağır bedellerin unutulmaması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin terörü tarihe havale edebilecek bir güce ulaşmasının temelinde şehitlerin fedakarlığı, gazilerin yaşadığı ağır yaralanmalar, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı, Jandarma ve güvenlik korucuları başta olmak üzere güvenlik güçlerinin uzun yıllara yayılan mücadelesi ile Türk milletinin gösterdiği kararlılık ve dayanıklılığın bulunduğunu ifade etti.

Bahçeli’ye göre terörün tamamen tasfiye edilmesi, Türkiye’yi vatan haline getiren kahramanların mücadelesinin boşa gitmediğinin en güçlü göstergelerinden biri olacak. Aynı zamanda PKK ve bağlantılı tüm yapıların tarihin karanlık sayfalarına gömülmesi anlamına gelecek.

Yeni Aşamada Hukuki ve İdari Süreçler Hızla İşletilmeli

Yasanın TBMM’den geçmesinin bir son değil, yeni ve daha dikkatli yürütülmesi gereken bir dönemin başlangıcı olduğunu belirten Bahçeli, bundan sonraki aşamada devlet kurumlarının koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. “Kaybedecek vaktimiz yoktur” mesajı veren Bahçeli, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra öngörülen hukuki ve idari işlemlerin mümkün olan en kısa sürede uygulanmasını istedi.

Kurumlar arasında herhangi bir yetki veya koordinasyon boşluğunun oluşmasına izin verilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, ortaya çıkan tarihi fırsatın farklı siyasi söylemler veya “gayri milli” olarak nitelendirdiği çevreler tarafından istismar edilmemesi gerektiğini savundu.

Terör Sonrası Dönemde Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Vurgusu

Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını, terörün sona ermesinin Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal potansiyelinin daha güçlü biçimde kullanılmasının da önünü açacağını belirtti. Uzun yıllar terörün oluşturduğu korku ve güvensizlik ortamı nedeniyle ekonomik, sosyal ve beşeri kapasitesini tam olarak kullanamayan bölgelerin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması gerektiğini ifade etti.

Devlet ile vatandaş arasında oluşturulmaya çalışılan yapay mesafelerin ortadan kaldırılmasının da kalıcı toplumsal bütünleşme açısından önemli olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı anlayışının ortak tarih, ortak kader ve birlikte yaşama iradesi temelinde daha da güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Bahçeli, terörün kalıcı olarak tasfiye edilmesinin bu alanlarda somut ve uzun vadeli sonuçlar doğuracağını savundu.

Ziya Gökalp’in Sözüyle Terörsüz Türkiye Vurgusu

MHP Genel Başkanı Bahçeli, açıklamasının sonunda Ziya Gökalp’in “Ben Allah’tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar” sözünü hatırlattı. “Terörsüz Türkiye” idealinin en sade ve samimi özeti olarak nitelendirdi. TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle gelinen aşamanın Türkiye, Türk milleti ve bölgenin huzur ve istikrarı açısından hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni eden Bahçeli, Türkiye’nin birliği ve devletin bekası uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle andı; gazilere ise saygı ve şükranlarını iletti.