DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Bahçeli: Orta Doğu Savaşı 3. Dünya’yı Tetikleyebilir

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iftar programında yaptığı açıklamada, İran çevresinde yaşanan son gelişmelere ilişkin ciddi uyarılarda bulundu.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bahçeli: Orta Doğu Savaşı 3. Dünya’yı Tetikleyebilir

Bahçeli, ABD ile İsrail arasında İran’a yönelik süregelen hava operasyonlarının, kontrolsüz bir şekilde devam etmesi durumunda, olası kara harekâtıyla birlikte küresel çapta büyük bir çatışmaya zemin hazırlayabileceğini kaydetti.

Bahceli Orta Dogu Savasi 3. Dunyayi Tetikleyebilir 2

Söz konusu gerilimin sadece bölgesel kalmayacağını, dünya genelinde güvenlik ve istikrarı tehdit eden boyutlara ulaşabileceğini belirten Bahçeli, “Böylesi bir tırmanış, uluslararası düzen için felaket anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

Bahceli Orta Dogu Savasi 3. Dunyayi Tetikleyebilir 3

Bahçeli, bu tehlikeli sürecin önüne geçebilmek için uluslararası hukukun etkin biçimde işletilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Birleşmiş Milletler’in (BM) bu konuda daha aktif rol almasının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, dünya barışı adına acilen devreye girmesi gerektiğini dile getirdi.

Bahceli Orta Dogu Savasi 3. Dunyayi Tetikleyebilir 4

Özellikle Ortadoğu’daki istikrarsızlığın küresel güvenliği doğrudan etkileyebileceğine işaret eden Bahçeli, olası üçüncü bir dünya savaşının temellerinin, mevcut gerginlikler üzerinden atılabileceği uyarısında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il ve ilçe başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, Orta Doğu’daki mevcut çatışma ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bölgedeki savaş zincirinin kırılması gerektiğini vurguladı. Silahların susturulmasının ve derhal ateşkes ilan edilmesinin aciliyetine dikkat çekti.

Bahçeli, ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü karşılıklı saldırıların devam etmesi halinde olası kara harekâtının küresel bir çatışmaya yol açabileceğini ve bunun ciddi bir felakete dönüşebileceğini belirtti. Ayrıca uluslararası hukukun işletilmesi gerektiğini vurgulayıp, Birleşmiş Milletler’in gerginliğin son bulması için daha etkin görev alması gerektiğini ifade etti.

Terörsüz Türkiye ve Bölgesel Barış

“‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz, zamanın ve çağın yönünü milletimizin lehine çevirecek güçlü bir hamledir. Bu hedef, kalıcı barış ve huzurun müjdesini taşımaktadır. Binlerce yıllık kardeşliğimizin yaşam kaynağı olan bu hedef, karmaşıklaşan ve artan risklerle şekillenen bölgesel ve küresel anafora karşı milletimizin azim ve iradesiyle üstünlük kazanmasının adıdır.

Şu anda Pakistan ile Afganistan, Rusya ile Ukrayna ve ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sürmektedir. Enerji dengeleri, ticaret yolları, ekonomik sistemler, stratejik ittifaklar ve diplomatik ağlar tehlikeli bir noktaya ulaşmıştır.”

Uluslararası Düzen ve Hukuk Krizi

Geçtiğimiz ay düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nın raporunda, 1945 sonrası ABD liderliğindeki uluslararası düzenin yaklaşık 80 yıl sonra tahrip edildiği ve mevcut kurum ve kuralların ciddi bir yıkım sürecine girdiği belgelenmişti. Ancak bu yıkımın yerine ne konacağı ve kimin koyacağı hâlâ belirsizdir. Afganistan-Pakistan çatışmasının ardında hakimiyet mücadeleleri yatarken, İran’ın abluka altına alınması stratejik, ekonomik ve politik hedeflerle doğrudan bağlantılıdır.

Savaşın Tehlikeli Boyutları

Bölgemizde savaş tehlikesi giderek artmaktadır. İran’a yapılan füzeli saldırıların ardından Katar, Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Güney Kıbrıs ve Umman’da ABD üsleri havadan hedef alınmıştır. Komşu coğrafyalar, füze ve insansız hava araçlarının karşılıklı uçuşları ve belirli noktalara yapılan saldırılarla savaşın gölgesine girmiştir.

Bahçeli, çatışmaların kontrolden çıkmasının, yaygınlaşmasının ve hatta küreselleşmesinin ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. İsrail’in kışkırtıcı eylemleri, diplomatik sürecin tek taraflı askıya alınması ve bölgesel silahlanma, barışçıl çözüm ihtimalini tehdit etmektedir. Bu nedenle silahların susması ve ateşkesin acilen sağlanması gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, ABD-İsrail ile İran arasındaki olası kara harekâtının 3. Dünya Savaşı’nın fitilini ateşleyebileceği uyarısında bulundu.

ABD ve Savaşın Bedeli

Bahçeli, çatışmaların Rusya, Çin ve Avrupa ülkeleri üzerinde de çok boyutlu etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. ABD Başkanı’nın İran operasyonlarının Kongre onayı olmadan yürütüldüğünü belirten Bahçeli, Amerikan Anayasası’nın ilgili maddesini hatırlatarak savaş yetkisinin sadece Kongre’de olduğunu vurguladı. ABD yönetimini yönlendiren güçler ve Siyonist lobi üzerinden eleştirilerde bulundu. Uzayan bir savaşta Amerikan halkının kayıplarının ve bu süreçten elde edilecek faydanın sorgulanması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin Tutumu

Türkiye olarak her zaman İran halkının yanında olduklarını ifade eden Bahçeli, barışı, huzuru ve diplomatik müzakereleri savunduklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanının yürüttüğü temasları değerli ve yerinde bulduklarını belirten Bahçeli, İran’da gerçekleştirilen suikastları ise ahlaka, hukuka ve insan haklarına aykırı olarak nitelendirdi.

Terörsüz Türkiye ve Milli Birlik

“‘Terörsüz Türkiye’, Türk milletinin yeni yüzyıla açılan huzur sancağıdır. Bu sancak düşmeyecek, Türkiye bölünmeyecek ve mübarek günlerin güzelliği kalıcı nitelik kazanacaktır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket, toprağına merhamet tohumu serpilmeyen ülkelerin tarih sahnesinde nasıl yok olduğunun bilincindedir.

Gönüller arasında açılan karanlık uçurumlara, katılık ve sevgi kıtlığına karşı yüreğimizin sıcaklığıyla direniyoruz. İftira ve yanlış iddialara karşı inancımızın gücüyle cevap veriyoruz. Merhameti, mertliği ve mefkûreyi her zaman savunuyoruz ve melanet emellerden hesap sormayı da biliyoruz.

Barış, huzur ve kardeşlik dışında herhangi bir alternatifimiz yoktur. Bu topraklar uğruna rahmetle andığımız şehitlerimiz ve geçmişten aldığımız ilhamla karanlıkları yendik. Gideni gelmeyen, feryadı dinmeyen zor zamanlarda bile doğru mücadeleyi sürdürdük ve bugün bilincimiz, tek yolumuzun barış, huzur ve kardeşlik olduğunu ortaya koymaktadır.”