
TTB, Barım’ın mevcut sağlık sorunlarının hayati risk taşıdığını vurguladı. Açıklamada, Barım’ın kronik hastalıklarının bulunduğu ve bu hastalıkların düzenli takip ile uygun tıbbi müdahale gerektirdiği belirtildi. Sağlık kontrollerine erişiminde yaşanan kısıtlamaların, hayati tehlike yaratabileceği ifade edildi.

“Ani ölüm riski söz konusu” ifadesinin yer aldığı açıklamada, tıbbi müdahalenin gecikmesinin Barım’ın yaşamını tehdit eden sonuçlara yol açabileceği kaydedildi. TTB, bu durumun yalnızca etik tıp ilkeleri açısından değil, aynı zamanda insan hakları bakımından da ciddi bir sorun teşkil ettiğini dile getirdi.

Açıklamada ayrıca, ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde, tutuklu ve hükümlülerin sağlık haklarının korunmasının devletin sorumluluğunda olduğu hatırlatılarak, yetkililere Ayşe Barım’ın sağlığına uygun koşulların derhal sağlanması yönünde çağrıda bulunuldu.

Barım’ın yakınları ve insan hakları savunucuları da sosyal medyada ve çeşitli platformlarda endişelerini dile getirerek, sağlık durumu göz önünde bulundurularak tahliyesinin sağlanması gerektiğini ifade ediyor.
Ayşe Barım’ın Sağlık Durumu ve Yargılama Süreci Gündemde
27 Ocak tarihinden bu yana Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ayşe Barım’ın sağlık durumu, avukatının girişimiyle yeniden gündeme taşındı. Barım’ın avukatı, müvekkilinin mevcut sağlık sorunları nedeniyle detaylı bir tıbbi değerlendirme yapılması ve uzman görüşü içeren bir rapor hazırlanması talebinde bulundu.
Bu talep doğrultusunda Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, konuyu değerlendirmek üzere bir bilim kurulu raporu hazırlanmasına karar verdi. Kurul tarafından yapılan ön inceleme neticesinde kamuoyuna bir açıklama yapıldı. TTB’nin yaptığı açıklamada, Ayşe Barım’ın sağlık durumunun ciddiyeti vurgulandı ve kendisinin “ani ölüm riski” taşıdığı belirtildi. Bu nedenle, hayati tehlikenin azaltılması için şok cihazı (defibrilatör) takılmasının önerildiği bilgisi paylaşıldı.
Ağır Suçlama ve Uzun Hapis Talebi
Ayşe Barım, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı cebir ve şiddet kullanarak, hükümeti ortadan kaldırmaya ya da görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçlamasıyla yargılanıyor. Bu suça “yardım etmek” kapsamında değerlendirilen eylemleri nedeniyle Barım hakkında 22,5 yıldan başlayıp 30 yıla kadar varan hapis cezası talep ediliyor. Barım’ın hem adli süreci hem de sağlık durumu, kamuoyunun ve insan hakları örgütlerinin dikkatle izlediği bir gelişme olarak öne çıkıyor.
