
CHP, kurultay süreci ve alınan kararların hukuki boyutunun incelenmesi amacıyla AYM’ye başvuruda bulunmuştu. Ancak Mahkeme, bu tür iç parti süreçleriyle ilgili yargılamanın kendi yetki alanına girmediğini belirterek dosyayı kapattı.

CHP’nin Kurultay İtirazı AYM Engeline Takıldı
Bu kararın ardından CHP’nin kurultayla ilgili hukuki mücadelesi sona ermiş değil. Parti içi itirazların görüşüleceği davanın, 4 Kasım tarihinde İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi bekleniyor.

Söz konusu dava, kurultayda alınan kararların ve sürecin hukuka uygun olup olmadığının tespit edilmesi açısından önem taşıyor. Böylece, CHP’nin iç işleyişi ve delegelerin iradesi konusundaki tartışmaların yargı önünde netleşmesi sağlanacak.
Yüksek Mahkeme CHP’nin Başvurusunu Kapıdan Çevirdi
Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı ile ilgili olarak yapılan “görevsizlik kararı verilmesi” talebini değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, yapılan başvuruyu inceleyerek talebi reddetti. Böylece kurultay sürecine ilişkin hukuki süreç alt derece mahkemelerinde devam edecek.
AYM’den Kurultay Sürecine Yeşil Işık Çıkmadı
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı, parti içi dengeler ve yönetim değişiklikleri açısından son derece kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Kurultayda alınan kararların hukuki geçerliliği konusunda tartışmalar sürerken, AYM’ye yapılan başvuru ile yüksek yargının sürece müdahil olup olmayacağı merak konusu olmuştu. Ancak verilen kararla, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda doğrudan bir görev alanı bulunmadığı ortaya konmuş oldu.
Kurultay Krizinde Nihai Söz Alt Mahkemede
Öte yandan, kurultayla ilgili açılan davanın esas görüşmeleri, 4 Kasım tarihinde 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılacak. Bu duruşmada, kurultayın usulüne uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve alınan kararların geçerliliği değerlendirilecek.
Söz konusu dava, hem CHP’nin iç işleyişi hem de Türkiye’de siyasi partilerin kurultay süreçlerinin hukuki denetimi açısından yakından takip ediliyor. Mahkemenin vereceği karar, yalnızca CHP için değil, benzer durumlarla karşılaşabilecek diğer siyasi partiler için de emsal teşkil edebilecek nitelikte görülüyor.
