
Arınç, Erdoğan ile yalnızca siyasi bir ortaklık içerisinde olmadıklarını, aynı zamanda uzun yıllara dayanan bir dava arkadaşlığı ve kader birliği yaşadıklarını belirtti. Buna karşın siyasi kimliği bulunan kişilerin, kendilerine yöneltilen eleştiriler karşısında daha yüksek bir tahammül göstermeleri gerektiğini ifade etti.

Arınç açıklamasında, eleştirilerin zaman zaman oldukça sert bir üsluba ulaşabileceğini kabul ederken, siyasi sorumluluk taşıyan kişilerin bu tür değerlendirmelere karşı daha sabırlı olması gerektiğinin altını çizdi. “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dava arkadaşı olduk, kader birliği yaptık” mesajını veren Arınç, siyasi hayat boyunca yaşanan görüş ayrılıklarının ve eleştirilerin kişisel bir çatışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret etti.

Arınç’ın açıklamasında öne çıkan bir diğer nokta ise siyasetçilerin kamuoyu önündeki konumlarına ilişkin değerlendirmesi oldu. Siyasi kimliği bulunan kişilerin, aldıkları kararlar ve yaptıkları açıklamalar nedeniyle eleştiriye daha fazla açık olmaları gerektiğini belirten Arınç, eleştirilerin ağırlığı ne olursa olsun buna karşı belirli bir hoşgörü gösterilmesinin siyasi sorumluluğun bir parçası olduğunu ifade etti.

Tartışmanın merkezinde ise Arınç’ın, Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun nikâh töreninde yaptığı konuşma bulunuyor. Eski TBMM Başkanı’nın törende yaptığı değerlendirmelerde Davutoğlu hakkında yürütülen soruşturmaya tepki göstermesi, konuşmanın ardından siyasi çevrelerde ve kamuoyunda çeşitli yorumların yapılmasına neden oldu.
Arınç’ın son açıklamasıyla birlikte tartışmanın bir başka boyutu da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile arasındaki siyasi geçmiş üzerinden şekillendi. Arınç, Erdoğan ile geçmişte birlikte hareket ettiklerini ve önemli siyasi süreçlerde ortak bir kaderi paylaştıklarını belirtirken, bu durumun eleştiri hakkını ortadan kaldırmadığını da vurgulamış oldu.
Eski TBMM Başkanı’nın sözleri, bir yandan Erdoğan ile arasındaki siyasi bağa dikkat çekerken, diğer yandan siyasetçilerin eleştirilere yaklaşımının nasıl olması gerektiğine dair bir mesaj olarak değerlendirildi. Böylece nikâh töreninde yaptığı konuşma sonrasında başlayan tartışmaya ilişkin Arınç’ın açıklaması, hem Ahmet Davutoğlu hakkında yürütülen soruşturma hem de siyasi aktörlerin eleştirilere karşı tutumu üzerinden yeniden gündeme taşındı.
Bülent Arınç, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaret suçlaması kapsamında başlatılan soruşturmayı eleştirmesinin ardından yaptığı açıklamalar nedeniyle gelen tepkilere sosyal medya hesabından yanıt verdi.
Davutoğlu’nun nikâh töreninde yaptığı konuşmada eski Başbakan’a destek veren Arınç, AK Parti içerisinden gelen bazı eleştirilerin ardından yeni bir açıklama yayımladı. Arınç, nikâh törenindeki konuşmasının bağlamından koparıldığını ve bazı kişilerin sözlerine gerçekte ifade etmediği anlamlar yüklediğini savundu.
Arınç açıklamasında, öncelikle törende kendisinin ardından konuşan Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’a teşekkür etti. Turan’ı uzun yıllardır tanıdığını belirten Arınç, özellikle TOKİ Başkanlığı döneminden bu yana kendisini takip ettiğini ifade etti. Ergün Turan’ın iki dönemdir Fatih’te önemli hizmetler gerçekleştirdiğini söyleyen Arınç, belediye başkanının çalışkanlığı, ahlakı ve kişiliğiyle AK Parti açısından gurur verici bir isim olduğunu dile getirdi.
Hakaretleri Kendilerine Misliyle İade Ediyorum
Arınç, açıklamasının ikinci bölümünde sosyal medya üzerinden kendisine yönelik sert ifadeler kullanan kişilere tepki gösterdi. Söz konusu kişilerin bir bölümünü “ezeli düşmanları” olarak nitelendiren Arınç, yapılan açıklamaları terbiyesizce bulduğunu belirterek, kendisine yöneltilen hakaretleri Allah’a havale ettiğini söyledi. Kendisinin de bu kişilerle nasıl hesaplaşacağını bildiğini ifade eden Arınç, kendisine yönelik hakaretleri ise sahiplerine misliyle iade ettiğini belirtti.
Erdoğan ve Davutoğlu Dönemlerinde Büyük Bir Sadakatle Görev Yaptım
Bülent Arınç, nikâh töreninde neden böyle bir konuşma yaptığına ilişkin değerlendirmesinde ise geçmişte üstlendiği siyasi görevlere dikkat çekti. Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde beş yıldan fazla, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde ise yaklaşık bir buçuk yıl başbakan yardımcılığı görevinde bulunduğunu hatırlattı.
Her iki dönemde de görevini büyük bir sadakat içerisinde yerine getirdiğini belirten Arınç, Erdoğan döneminde başladığı siyasi görev sürecinde kendisine verilen sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını ve Erdoğan’a karşı saygıda hiçbir zaman kusur etmediğini ifade etti. Arınç, aynı uyumlu çalışma anlayışını Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde de sürdürdüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile geçmişe dayanan bir “kardeşlik hukuku” bulunduğunu vurgulayan Arınç, iki ismin siyasi geçmişlerinin uzun yıllara dayandığını hatırlattı. Arınç, Millî Türk Talebe Birliği döneminden başlayarak Millî Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi süreçlerinde birlikte mücadele ettiklerini belirtti. Erdoğan’ın gençlik döneminde kendisinin il başkanı olduğunu ifade eden Arınç, kendisi milletvekili olduğu dönemde Erdoğan’ın ise belediye başkanlığı yaptığını söyledi.
Daha sonraki süreçte AK Parti’nin kurulmasıyla birlikte siyasi yol arkadaşlıklarının devam ettiğini belirten Arınç, Erdoğan’ın partinin lideri, genel başkanı ve ardından başbakanı olduğunu hatırlattı.
Biz Birbirimizin Dava Arkadaşıyız
Arınç, Erdoğan ile siyasi yollarının hiçbir zaman tamamen ayrılmadığını ve iki isim arasında temel anlamda bir karşıtlık bulunmadığını savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yollarının, davalarının ve inançlarının ortak olduğunu belirten Arınç, kişilik ve mizaç farklılıklarının bulunmasının ise doğal olduğunu ifade etti. Buna rağmen esas itibarıyla birbirlerinin “dava arkadaşları” olduklarını vurgulayan Arınç, geçmişte kader birliği yaptıklarını ve vesayet sistemlerine karşı birlikte mücadele ettiklerini söyledi.
AK Parti’ye hiçbir zaman muhalif olmadığını özellikle vurgulayan Arınç, partiden ayrılmayı hiçbir zaman düşünmediğini ve kendisine yapılan farklı siyasi teklifleri de kabul etmediğini belirtti. Arınç, AK Parti’yi “kendi evleri”, Erdoğan’ı ise “liderleri ve genel başkanları” olarak gördüklerini ifade ederek, bu yaklaşımını uzun yıllardır dile getirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanının Hukukunu Korumak Bizim Görevimiz
Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hukukunu korumanın kendileri açısından öncelikli bir görev olduğunu belirterek, Erdoğan’a gerçekten tahkir amacı taşıyan bir hakaret yapılması halinde bunun karşılığının verilmesi gerektiğini ifade etti. Bununla birlikte Arınç, siyasette eleştiri ile hakaret arasındaki ayrımın gözetilmesi gerektiğini savundu.
Türkiye’deki siyasi ve hukuki gelişmelere de değinen Arınç, özellikle 2018 sonrasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda siyasi bir kimlik taşıdığına ve parti genel başkanlığı görevini yürüttüğüne dikkat çekti.
Arınç’a göre siyasi parti genel başkanlarının, taşıdıkları siyasi kimlik nedeniyle birbirlerini oldukça ağır biçimde eleştirebilmeleri demokratik siyasetin doğal bir parçası. Bu kapsamda güncel yargı kararları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da işaret eden Arınç, ağır siyasi eleştirilerin her durumda hakaret olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Aynı Ölçüt Herkes İçin Uygulanmalı
Arınç açıklamasında, geçmişte farklı siyasi partilerde yer aldıktan sonra AK Parti’ye katılan ya da Cumhur İttifakı içerisinde bulunan bazı siyasetçilerin geçmişte kullandığı ağır ifadeleri de gündeme getirdi. Eğer siyasi eleştirilerin hakaret kapsamında değerlendirilmesi konusunda bu kadar katı bir yaklaşım benimsenecekse, geçmişte başka siyasi partilerde bulunup daha sonra AK Parti’ye katılan veya Cumhur İttifakı içerisinde yer alan ve doğrudan hakaret olarak değerlendirilebilecek ifadeler kullanan kişilerin de aynı şekilde yargılanması gerektiğini ifade etti.
Arınç, bu yaklaşımın yanlış olduğunu bildiğini ancak Davutoğlu’nun kişiliği ve siyasi geçmişi nedeniyle uğradığını düşündüğü haksızlığı dile getirmek istediğini belirtti. Davutoğlu’nun edebi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyduğu saygıyla bilinen bir isim olduğunu savunan Arınç, bu nedenle kendisine yönelik soruşturmayı eleştirdiğini ifade etti.
Hayatım Boyunca Haksızlığa Uğrayanların Avukatlığını Yaptım
Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini kamuoyundaki eleştirileri yapan kişilerden çok daha iyi tanıdığını belirterek, siyasi hayatı boyunca haksızlığa uğradığını düşündüğü insanların yanında yer aldığını söyledi. Kendisinin de geçmişte yargı süreçlerinden geçtiğini hatırlatan Arınç, Erdoğan’ın cezaevine girdiği dönemde kendisinin de dört buçuk yıla kadar hapis istemiyle yargılandığını, ancak yaklaşık iki buçuk yıl sonra cezaevine girmekten son anda kurtulduğunu ifade etti.
Merhum Necmettin Erbakan’ın da benzer yargı ve cezaevi süreçlerinden geçtiğini hatırlatan Arınç, geçmişte siyasi mücadele içerisinde yer alan isimlerin yargı mağduriyetlerini bizzat yaşadığını vurguladı. Bu nedenle bugün geçmişte yaşanan mücadeleleri görmezden gelerek değerlendirme yapan kişileri eleştiren Arınç, “kuştüyü yataklarında” oturarak geçmişte verilen mücadeleler hakkında hüküm vermeye çalışanların, o dönemin şartlarını ve yaşananları yorumlama hakkının bulunmadığını savundu.
Arınç Nikâh Töreninde ne Söylemişti?
Bülent Arınç’ın açıklamasına konu olan sözleri, Ahmet Davutoğlu’nun evladının nikâh töreninde yaptığı konuşmada dile getirilmişti. Arınç, törendeki konuşmasında Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaret suçlaması kapsamında ifade vermesini de gündeme getirmiş ve eski Başbakan’a açık şekilde destek mesajı vermişti.
Davutoğlu’nun bir savcının daveti üzerine ifade verdiğini belirten Arınç, olayın yaklaşık beş yıl önce gerçekleştiğini ve o dönemde Davutoğlu’nun halkla buluşması sırasında kendisine yöneltilen bir soruya kararlı biçimde cevap verdiğini hatırlatmıştı.
Arınç, aradan geçen beş yıl boyunca üzerinde durulmayan konunun daha sonra bir savcının önüne geldiğini belirterek soruşturmayı eleştirmişti. Davutoğlu’nun ifade sırasında yaptığı açıklamaları da aktaran Arınç, eski Başbakan’ın siyasi kimliğine vurgu yaparak eleştiri hakkını her yerde kullanacağını söylediğini belirtmiş ve bu tavrı “asil bir davranış” olarak nitelendirmişti.
Nikâh töreninde yaptığı bu konuşmanın ardından Arınç’ın açıklamaları kamuoyunda tartışma yaratmış, AK Parti içerisinden bazı isimlerden de Arınç’a yönelik eleştiriler gelmişti. Arınç ise son açıklamasıyla konuşmasının temel amacının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı çıkmak değil, Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmayı eleştirmek ve siyasi eleştiri hakkının korunması gerektiğini savunmak olduğunu ortaya koydu.
