
52 Yaşında halasıyla sınıf arkadaşı olmanın heyecanı, Üniversiteye geri dönme kararı, Aynur Hanım için sadece bir hedef değil, aynı zamanda gençliğine dönme fırsatıydı. İddia sürecinde yaşadığı zorluklar ve motivasyon kaynağı olan yeğeniyle birlikte çalışarak, hem eğitime hem de kişisel gelişime dair heyecan verici bir yolculuğa çıktı.
Aynur Doğan, üniversite hayatına dair duygularını şu şekilde ifade etti: “Sınavdan önce yaşadıklarım beni daha da motive etti. Yeğenimle birlikte çalışmak, hem eğlenceli hem de öğreticiydi. Bu süreçte yeniden öğrenmenin ve gençlerle birlikte olmanın tadını çıkarıyorum.”
Yeğeniyle aynı bölümü kazanmanın getirdiği sevinç, aile içinde büyük bir mutluluğa neden oldu. Aynur Hanım, yeni nesille birlikte dersler almanın yanı sıra, onlara deneyimlerini aktararak daha anlamlı bir eğitim hayatı geçireceğini düşünüyor.
Bu ilham verici hikaye, her yaşta öğrenmenin ve yeni hedefler belirlemenin mümkün olduğunu gösteriyor. Eğitim, yalnızca gençler için değil, her yaştan birey için bir fırsat sunuyor ve Aynur Doğan, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirdiği için gurur duyuyor.

Aynur Doğan’ın Eğitim Serüveni: Yaşının İhtişamına Rağmen Gençlerle Sıralarda
Liseden mezun olduktan sonra üniversite hayatına adım atamayan Aynur Doğan, 10 yıl önce odyometri bölümünü bitirmesine rağmen çalışma hayatına atılmamıştı. Ancak hayatının bu yeni dönemine, rekabetin ve azmin peşinden koşarak girmeye karar verdi. Kardeşinin optik mağazasında çalışmayı seçen Doğan, işini daha bilinçli bir şekilde icra edebilmek için eğitim almak istedi.
İşte tam bu noktada, kazanamayacağını düşünen yeğeniyle girdiği bir iddia, onun hayatını değiştiren bir dönüm noktası oldu. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik Bölümü’nü burslu olarak kazanan Doğan, sadece kendi kariyerine değil, aynı zamanda yeğeni Semih ile olan rekabetine de yeni bir boyut kazandırdı.

Rekabet Sınıfta Devam Ediyor
Şu an 18 yaşında olan yeğeni Semih ile birlikte aynı kampüste eğitim almanın heyecanını yaşayan Doğan, sınıf arkadaşlığı ile halalık arasında ince bir çizgide yürüyerek, rekabetin tadını çıkarıyor. “Aramızda ‘Sen mi kazanırsın, ben mi kazanırım?’ derken, ikimiz birden kazandık,” diyen Doğan, kaydolmaya son gün karar vermesinin ardında yatan düşünceleri ise şöyle aktarıyor: “Daha 52 yaşındayım, önümde bir hayat var. Bir mesleğim, ekonomik özgürlüğüm olsun.”
Doğan, gençlerle bir arada olmayı sevdiğini vurgulayarak, dolu dolu bir okul serüveni yaşayacaklarına inandığını belirtiyor. “İki hafta önce kızımı evlendirdim. Herkes, ‘Anneanne olup, torun bakacağın zaman yeniden okul sıralarına dönüyorsun.’ diye yorumlar yaptı. Ama ben akıllı bir kadınım; ikisini de yapabilirim. Torunuma da bakarım, okulumu da okurum. Allah sağlık, güç kuvvet verdiği sürece her şeyin üstesinden gelirim,” diye ekliyor.

Yeni Bir Hedef: Eğitim ve Başarı
Semih Doğan ise, halasıyla birlikte aynı sınıfta olmanın kendisine ilginç geldiğini ifade ediyor. “Halam benden büyük ama şimdi yaşıtım gibi yanımda. Bu durumu tarif edemiyorum. Eğlenceli olacağını düşünüyorum,” diyor. Ayrıca, halasıyla girdiği bu rekabetin kendisine hırs kattığını ve birlikte burslu bir eğitim alma hedefinin onları motive ettiğini belirtiyor. “İkimiz de kazandık. Bu, şans eseri olan bir şey. Rekabetimiz devam edecek; çünkü işin ucunda seneye yüzde 100 burslu okumak var.”
Aynur Doğan ve yeğeni Semih’in bu azim dolu hikayesi, her yaşta öğrenmenin ve rekabetin, başarıya giden yolda ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Eğitim yolculukları devam ederken, ikili sadece akraba değil, aynı zamanda arkadaş olmanın ve rekabetin keyfini çıkarıyor.
