
Mersin’in Gülnar ilçesi, 3 yaşındaki Müslüme Yağal’ın trajedisiyle üç yıl önce yüreği dağlanmıştı. Ailesinin kayıp ihbarıyla başlayan arama çalışmalarının dokuzuncu gününde Müslüme’nin cansız bedeni, herkesi derinden sarsan bir manzarayla karşılaştı. Tüm Türkiye’nin gözleri bu davaya çevrildi ve adaletin tecellisi beklenmeye başlandı.
Mersin’de, 3 yaşındaki Müslüme Yağal’ın ölümüyle ilgili yürek burkan davanın istinaf kararı açıklandı. Mahkeme, tutuklu dede H. Yağal’ın Müslüme’ye karşı işlenen suçlardan beraatine karar verirken, gelinine karşı işlediği “nitelikli cinsel saldırı” ve torununa karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçlarından toplamda 45 yıl 12 ay hapis cezasına hükmetti. Bu karar, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde alındı.

Görülen duruşmada, Müslüme’nin ölümüyle ilgili tutuklanan büyükbabası H. Yağal, cezaevinden bağlantı kurarak katılırken, diğer tutuksuz sanıklar ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili de salonda hazır bulundu.
Önceki savunmaların okunmasının ardından cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcılık, H. Yağal hakkında verilen beraat kararlarının hukuka uygun olduğuna karar verirken, gelinine yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan verilen hapis cezasının yanı sıra, bu saldırı sonucu doğduğu belirlenen kız çocuğuna karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasını kaldırarak, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Bu ceza, suçun niteliği ve birden fazla işlenmiş olması gerekçesiyle artırılarak toplamda 45 yıl 12 aya çıkarıldı.
Mütalaada, H. Yağal hakkında Müslüme’ye karşı “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı”, “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından verilen beraat kararının bozularak, küçük kızın ölümüne ilişkin süreçte elde edilen belge ve bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması istendi.
“Suçluyu kayırmak”tan hakkında beraat kararı verilen anne S. Yağal’ın da üzerine atılı suçtan cezalandırılması mütalaada talep edildi.
Mahkeme heyeti, H. Yağal’ın Müslüme’ye karşı işlediği suçlardan verilen beraat kararlarının hukuka uygun bularak, istinaf başvurularının esastan reddine karar verdi.
10 Kasım 2021’de Müslüme’nin kaybolmasıyla başlayan trajik olay, 19 Kasım 2021’de küçük kızın cansız bedeninin bulunmasıyla sonuçlanmıştı. Büyükbaba H. Yağal’a yöneltilen “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından beraat kararı verilirken, gelinine yönelik suçlar ve kız çocuğuna yönelik istismardan dolayı ağır ceza alması yönünde karar kılınmıştır.
Heyet, H. Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan doğan kız çocuğu A. Yağal’a karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün cezasını kaldırdı. Eylemin işlendiği zaman, yer ve biçim ile meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığının göz önünde bulundurulduğunu açıklayan heyet, sanığı “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ceza, suçun “alt soyuna karşı gerçeklemiş olması” ve “birden fazla kez zincirleme suretiyle işlendiği” gerekçeleriyle 17 yıl 12 aya çıkarıldı.
Böylece dede H. Yağal’ın toplam hapis cezası 45 yıl 12 aya yükseldi.

Olay ve dava süreci
Mersin’in Gülnar ilçesi Yanışlı Mahallesi kırsalında 10 Kasım 2021’de çadır kurdukları sırada 3 yaşındaki kızları Müslüme’nin kaybolduğunu belirten ailesi durumu ilgililere bildirmiş, çalışma başlatan ekipler 19 Kasım 2021’de ilçedeki kırsal alanda kayıp çocuğun cansız bedenini bulmuştu.
Soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede, çocuğun tutuklanan büyükbabası H. Yağal hakkında “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından, tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal için de “suçluyu kayırmak”tan hapis cezası istenmişti.
H. Yağal hakkında, gelini S. Yağal’a karşı “nitelikli cinsel saldırı”da bulunduğu, bu saldırı sonucunda gelininden doğduğu belirlenen A. Yağal’a karşı da “çocuğun cinsel istismarı” suçunu işlediği iddiasıyla hazırlanan ek iddianame dava dosyasıyla birleştirilmişti.
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, “suçluyu kayırmak”tan yargılanan tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal ve ağabey O. Yağal’ın beraatini, anne S. Yağal’ın ise cezalandırılmasını talep etmişti.
Yerel mahkeme kararı
Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince 17 Ekim 2023’teki karar duruşmasında, büyükbaba H. Yağal’ın Müslüme’ye karşı “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından delil yetersizliği nedeniyle beraatine hükmedilmişti.
Mahkeme heyeti, H. Yağal’ı, gelini S. Yağal’a karşı “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 14 yıl hapis cezasına çarptırmış, ceza “akrabaya karşı” ve “birden fazla işlenmesi” dikkate alınarak 28 yıla çıkarılmıştı.
Tutuklu H. Yağal ayrıca, gelinine karşı “cinsel saldırı” sonucu doğduğu belirlenen A. Yağal’a karşı da “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı”ndan 3 yıl hapse mahkum edilmiş, suçun “kendi kızına” karşı işlenmesi gerekçesiyle ceza 5 yıl 7 ay 15 güne yükseltmişti.
Toplamda 33 yıl 7 ay 15 gün hapse çarptırılan H. Yağal’ın tutukluluk halinin devamına hükmedilmişti.
Mahkeme heyeti, “suçluyu kayırmak” suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal’ın ise beraatine karar vermişti.
Duruşmada Adli Tıp Kurumu raporlarını açıklayan heyet, Müslüme’nin cinsel istismara uğradığına dair bulguya rastlanmadığını, küçük kızın kesin ölüm nedeninin belirlenemediğini ve maktulün cansız bedeninin bulunduğu bölgeye tek başına çıkamayacağının göz önünde bulundurulduğunu bildirmişti.