
Tekstil ve hazır giyim sektöründeki artan maliyetler, pahalılaşan üretim, öngörülemeyen döviz kuru hareketleri ve alım gücündeki erime nedeniyle istihdamda büyük bir tehlike sinyali geldi. Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, sektörde yaklaşık 1.5 milyon işçinin istihdamının tehlikede olduğuna dikkat çekti.
Rakip ülkelere göre daha pahalı bir üretim yapısı ve talepte yaşanan düşüş sektörü olumsuz etkiliyor. Ay, “Bu kadar büyük bir sektör maalesef yavaş yavaş bir darboğaza giriyor. Direkt olarak 1,5 milyon kişinin, dolaylı olarak ise 4 milyon kişiye gelir sağlayan bu sektörde, birçok fabrika işçilere yıllık izin kullandırarak bu durgun sezonu atlatmaya çalışıyor” dedi.
Ek olarak, Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler de tekstil sektörünü derinden sarsmış durumda. Ay, depremlerin tekstil sektörüne verdiği zarara değinerek, “Kahramanmaraş merkezli depremler sektörümüzü de olumsuz etkiledi. Çok sayıda tekstil emekçisi hayatını kaybetti ve birçok işletme zarar gördü” ifadelerini kullandı.
Bu olumsuz gelişmeler, sektörün hem istihdam hem de üretim anlamında önemli zorluklarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Sektör temsilcileri, olası bir istihdam krizinin önüne geçmek ve sektörün ayakta kalabilmesi için hükümetten destek bekliyor.

Tekstil Sektörü Markalaşma İçin Alarm Veriyor
Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden tekstil, dokuma ve hazır giyim sektörü, 20 milyar dolarlık yıllık geliriyle önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor. Ancak sektör, uluslararası rekabetin arttığı şu dönemlerde, markalaşma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor.
Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, konuya dikkat çekerek, “Gerçekten bu ülkenin yerli ve milli bir sektörüyüz. Montaj değil, tamamen yerli üretim yapıyoruz. Bu kadar büyük bir sektörde, maalesef darboğaza giriyoruz” dedi. Ay, fason üretim yapmanın sancılarına da değinerek, üretimin azaldığı şu dönemde bu sancıların daha da derinleştiğini vurguladı.
Sektörün uluslararası alanda daha rekabetçi olabilmesi için markalaşma ihtiyacı konusunda ısrarcı olan Ay, “Eğer uluslararası alanda tanınan markalarımız olsaydı, bugün yaşadığımız sıkıntıları yaşamayacaktık. Markalaşma konusunda geç kalmış sayılmayız, ama hızlı hareket etmemiz gerekiyor” dedi.
Türkiye’de yetişen kalifiye tekstil işçilerinin zamanında ve kaliteli üretim yapma becerisine de değinen Ay, “Ürünü zamanında ve kaliteli bir şekilde üretip yetiştirebilen işçimiz var. Ancak, markalaşmayı desteklemedikçe, diğer ülkeler kalitemize ulaştığında ve orada daha ucuz iş gücü bulunursa, markalar oraya kaymaya başlıyor. Türkiye’nin bu durumu aşması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Vergi Adaleti Talebi Tekstil Sektöründen Yükseliyor
Tekstil sektöründe son dönemlerde yaşanan iş gücü kayıplarının yankıları devam ediyor. Nisan ayında 133 bin kişilik iş gücü kaybının gerçekleştiğini belirten Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, bu kayıpların deprem ve emeklilik gibi nedenlerle olduğunu; fakat özellikle üretimdeki azalmalar sebebiyle bu iş gücünün yerine yeni iş gücünün getirilemediğini vurguladı.
Bununla birlikte Ay, Türkiye’deki vergi dilimlerinin çalışanlar üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çekti. Özellikle gelir vergisi dilimlerinin çalışanları zorladığını ifade eden Ay, “Vergi dilimlerinin yüksek olması çalışanların maaşlarında ciddi bir azalmaya neden oluyor. Önceleri yılın sonlarına doğru 2. vergi dilimine geçerken, artık yılın ortalarında bu dilime geçiş yapıyoruz. Bu da demek oluyor ki altı ay daha fazla 2. dilimden vergi ödemek zorunda kalıyoruz.” şeklinde konuştu.
Ay, bu durumun çalışanların alım gücünü ciddi anlamda olumsuz etkilediğini ve vergi adaletinin bir an önce sağlanmasını talep ediyor.
DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN