
Fitch ve S&P’nin değerlendirmelerinde, soruşturmaların finansal sistemin geneline yayılan ve makroekonomik dengeleri tehdit eden kapsamlı bir krize dönüşmediğine dikkat çekildi. Kuruluşlar, yaşanan gelişmelerin ciddi nitelikte olduğunu kabul etmekle birlikte, mevcut tablo itibarıyla Türkiye’nin kredi notu üzerinde doğrudan ve olumsuz bir etki yaratacak boyutta bir risk görülmediğini ifade etti.

Sürecin Kapsamı Yakından İzleniyor
Kredi derecelendirme kuruluşlarının analizlerinde öne çıkan temel unsur, soruşturmaların kapsamının ve ekonomik sistem üzerindeki etkisinin nasıl gelişeceği oldu. Fitch ve S&P, sürecin mevcut sınırlar içerisinde kalması ve daha geniş çaplı bir finansal soruna dönüşmemesi halinde Türkiye ekonomisindeki temel makroekonomik dengelerin korunabileceğini belirtti.
İki kurumun ortak değerlendirmesine göre, yaşanan gelişmelerin ekonomi üzerinde kalıcı ve geniş kapsamlı bir baskı oluşturabilmesi için finansal sistemin daha büyük bir bölümünü etkileyen sonuçların ortaya çıkması gerekiyor. Mevcut durumda ise bu yönde bir sistemik bozulmanın meydana geldiğine ilişkin bir değerlendirme yapılmadı.

Kredi Notuna Doğrudan Negatif Etki Beklenmiyor
Fitch Ratings ve S&P Global Ratings tarafından yapılan değerlendirmelerin dikkat çeken bir diğer başlığı ise Türkiye’nin kredi notuna ilişkin beklentiler oldu. Kuruluşlar, soruşturmaların mevcut haliyle Türkiye’nin kredi notunu olumsuz yönde etkileyecek ölçekte değerlendirilmediğini ortaya koydu.
Bununla birlikte derecelendirme kuruluşları, gelişmelerin yakından takip edildiğinin altını çizdi. Sürecin izole kalması ve ekonomik sistemin geneline yayılmaması halinde mevcut makroekonomik görünümün korunabileceği belirtildi.
Makroekonomik Dengeler Açısından Mevcut Tablo
Fitch ve S&P’nin açıklamalarında, Türkiye ekonomisinin mevcut gelişmeler karşısında sistemik bir kriz içerisinde olmadığı vurgulandı. Soruşturmaların ciddi bir konu olduğu ve piyasalar açısından yakından izlenmesi gerektiği belirtilirken, şu aşamada bunun makroekonomik istikrarı bozacak kapsamlı bir krize dönüştüğü değerlendirmesi yapılmadı.
Kuruluşların yaklaşımında, gelişmelerin ekonomik göstergeler üzerindeki olası etkilerinin soruşturmaların kapsamı ve sonuçlarıyla bağlantılı olarak değerlendirilmesi öne çıkıyor. Bu nedenle sürecin ilerleyen dönemlerde nasıl şekilleneceği, Türkiye ekonomisine yönelik risk değerlendirmeleri açısından önem taşımaya devam ediyor.
Fitch Ratings ve S&P Global Ratings, Türkiye’deki fon soruşturmalarını önemli ve yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olarak değerlendirirken, mevcut görünümün sistemik bir ekonomik krize işaret etmediği görüşünü paylaştı.
İki kuruluşun değerlendirmesine göre, soruşturmaların mevcut çerçevede kalması durumunda Türkiye ekonomisindeki makroekonomik dengelerin korunması ve kredi notu üzerinde doğrudan negatif bir etkinin oluşmaması bekleniyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları S&P Global Ratings ve Fitch Ratings, Türkiye’de gündeme gelen fon soruşturmasının ekonomi ve finansal sistem üzerindeki olası etkilerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Her iki kuruluşun açıklamalarında da mevcut gelişmelerin şu aşamada Türkiye’nin kredi notunda değişiklik yaratacak ölçekte bir makroekonomik veya sistemik risk oluşturmadığı mesajı öne çıktı.
S&P: Kredi Notu Üzerinde Şu Aşamada Aşağı Yönlü Baskı Bulunmuyor
S&P Global Ratings, 3 Ekim tarihinde Türkiye ekonomisine ilişkin yaptığı değerlendirmede, fon soruşturmasıyla bağlantılı gelişmelerin mevcut haliyle ülkenin kredi notu üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturmasını beklemediğini bildirdi. S&P’nin Türkiye analisti Karen Vartapetov, sürece ilişkin değerlendirmesinde, yetkililerin aldığı düzenleyici tedbirlerin yanı sıra uygulanan politika tepkisinin “hızlı ve ikna edici” olduğunu ifade etti. Vartapetov, yaşanan gelişmelerin kontrol altında tutulduğuna işaret ederek, finansal sistemin geneline yayılan belirgin bir olumsuz etkinin şu ana kadar ortaya çıkmadığını belirtti.
Makroekonomik Etkisine İlişkin Güçlü Bir Kanıt Bulunmuyor
S&P analisti, fon soruşturmasının Türkiye ekonomisine yönelik güven ve genel algıda belirgin bir bozulmaya neden olduğunu ortaya koyan güçlü bir kanıt bulunmadığına dikkat çekti. Kredi değerlendirmesi açısından yakından takip edilen göstergelerde de şu aşamada önemli bir tepki gözlenmediğini aktaran Vartapetov; döviz kuru, dolarizasyon, finans sektörü ve bankacılık sisteminin likiditesi gibi alanlarda kayda değer bir bozulma yaşanmadığını söyledi. Bu çerçevede, soruşturma kapsamında ortaya çıkan gelişmelerin ekonominin tamamına yayılan daha geniş çaplı bir finansal baskıya dönüşmediği değerlendirmesi öne çıktı.
Hanehalkı Güveni Kritik Önem Taşıyor
Vartapetov, gelişmelerin sınırlı ve izole bir çerçevede kalması halinde Türkiye’nin kredi notu açısından aşağı yönlü bir baskı beklemediklerini yineledi. Bununla birlikte, sürecin ekonomi üzerindeki etkisinin sınırlı kalması açısından hanehalklarının reel para birimi cinsinden varlıklara duyduğu güvenin korunmasının önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin kredi notunun tek bir analist değerlendirmesiyle değil, bir komite kararı sonucunda belirlendiğini hatırlatan Vartapetov, yaşanan gelişmelerin söz konusu komitede mutlaka ele alınacağını ifade etti. Analiste göre fon soruşturması kredi değerlendirmesinde bir risk unsuru olarak gündeme gelebilir.
Ancak mevcut aşamada, söz konusu sürecin Türkiye ekonomisinde önemli makroekonomik sonuçlara yol açacağına ilişkin belirgin bir kanıt bulunmuyor. Vartapetov ayrıca, gelişmelerin dar bir varlık sınıfı içerisinde kalması durumunda yatırımcıların Türkiye’ye yönelik duyarlılığında önemli bir değişiklik yaşanmasını beklemediklerini dile getirdi.
S&P’nin Bir Sonraki Değerlendirmesi 16 Ekim’de
S&P Global Ratings’in Türkiye için bir sonraki planlı kredi notu değerlendirmesinin 16 Ekim 2026 tarihinde yapılması bekleniyor. Kuruluş, nisan ayında gerçekleştirdiği son değerlendirmesinde Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” seviyesinde teyit etmiş ve not görünümünü “durağan” olarak korumuştu. Dolayısıyla ekim ayındaki planlı değerlendirmede, fon soruşturmasıyla ilgili gelişmelerin yanı sıra Türkiye ekonomisinin genel performansı ve kredi göstergelerindeki seyir de komitenin gündeminde olacak.
Fitch: Dolarizasyon Baskısı ve Sistemik Risk Görülmedi
Fitch Ratings cephesinden gelen açıklamalar da genel olarak benzer bir tabloya işaret etti. Fitch’in Türkiye’den sorumlu Kıdemli Direktörü Douglas Winslow, 29 Eylül’de yaptığı değerlendirmede yaşanan gelişmeleri “negatif bir gelişme” olarak nitelendirdi. Bununla birlikte Winslow, mevcut aşamada söz konusu gelişmelerin Türkiye’nin kredi notunda değişikliğe neden olmasını beklemediklerini belirtti.
Finansal Sistem Genelinde Dolarizasyon Baskısı Oluşmadı
Winslow, fon soruşturmasının finansal sistemin geneline yayılabilecek olası etkilerini değerlendirirken, ekonominin tamamı dikkate alındığında gelişmeler nedeniyle belirgin bir dolarizasyon baskısının ortaya çıkmadığını ifade etti. Fitch yetkilisi ayrıca, mevcut gelişmelerin finansal sistem açısından sistemik bir risk yaratmasını beklemediklerini kaydetti. Bu değerlendirmeler, fon soruşturmasının şu ana kadar finansal sistemin bütününü etkileyen geniş kapsamlı bir güven veya likidite sorununa dönüşmediğine işaret ediyor.
Kamu Finansmanı ve Hükümetin Atacağı Adımlar Takip Edilecek
Fitch tarafında yalnızca finansal piyasalar değil, kamu maliyesine ilişkin olası etkiler de yakından izleniyor. Winslow, yaşanan gelişmelerin kamu dengeleri üzerindeki yansımalarının takip edileceğini belirtirken, kamu finansmanı tarafındaki gelişmelerin de yakından izleneceğini ifade etti. Fitch yetkilisi, hükümetin gerekli politika adımlarını atmak konusunda geride kalacağını düşünmediklerini de vurguladı.
İki Kuruluşun Mesajında Ortak Noktalar Öne Çıkıyor
S&P ve Fitch’in son değerlendirmelerinde farklı ifadeler kullanılsa da her iki kuruluşun açıklamalarında ortak bir çerçeve bulunuyor. Fon soruşturması mevcut haliyle finansal sistemin geneline yayılan bir risk olarak değerlendirilmiyor. Döviz kuru, dolarizasyon, bankacılık sistemi likiditesi ve finansal sistemin genel işleyişinde henüz kredi notu üzerinde belirgin bir baskı oluşturacak ölçekte bir bozulma tespit edilmediği belirtiliyor.
Bununla birlikte derecelendirme kuruluşları gelişmeleri tamamen gündem dışı bırakmış değil. Sürecin nasıl ilerleyeceği, yatırımcı ve hanehalkı güvenine etkisi, kamu maliyesine yansımaları ve finansal sistem üzerindeki olası sonuçları izlenmeye devam edecek.
Özellikle gelişmelerin mevcut dar kapsamından çıkarak ekonominin geneline yayılan bir güven kaybına, dolarizasyon baskısına veya sistemik finansal riske dönüşüp dönüşmeyeceği, kredi değerlendirmeleri açısından önemini koruyor. Şu aşamada ise S&P ve Fitch tarafından verilen mesajlar, fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerin Türkiye’nin kredi notunu doğrudan değiştirecek boyutta bir makroekonomik etki oluşturduğuna dair belirgin bir kanıt bulunmadığı yönünde.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN