
Bakan, bu düşüşün önümüzdeki iki yıl içinde sürdürülebilir hale gelerek enflasyonun tek haneye inmesini sağlayacağını öngördüklerini belirtti. Şimşek, bu sürecin ekonomide istikrar ve güven ortamının güçlenmesine katkıda bulunacağını ve vatandaşın alım gücünü destekleyeceğini de sözlerine ekledi.
Açıklamalarında mali disiplin ve yapısal reformların önemine de değinen Şimşek, ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması için enflasyonla mücadelede kararlı adımlar atmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından bu yıl “Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla düzenlenen 16. Boğaziçi Zirvesi’nde önemli değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiğini, ancak geçmişe kıyasla hafiflediğini belirtti.
“Belirsizlikler azalmış olsa da hâlâ yüksek seviyelerde seyrediyor. Küresel borçluluk, yaşlanan nüfus, iklim değişikliği ve bölgesel çatışmalar, büyüme beklentilerini olumsuz etkiliyor.” diyen Şimşek, ekonomik zorluklara rağmen Türkiye’nin sağlam adımlarla ilerlediğini vurguladı.

Üç Aşamalı Ekonomi Programı: İstikrar, Denge ve Yapısal Dönüşüm
Şimşek, Türkiye’nin ekonomi programının üç temel aşamadan oluştuğunu aktardı: ilk aşama istikrar, ikinci aşama dengelenme ve üçüncü aşama yapısal dönüşüm ile dezenflasyon dönemi. Bakan, şu anda ikinci aşamanın sonlarına gelindiğini belirterek, gelecek yılın hem yapısal dönüşüm hem de dezenflasyon açısından belirleyici olacağını ifade etti.
Enflasyonun son dönemde yüzde 65’ten yüzde 32 seviyelerine gerilediğini aktaran Şimşek, “Önümüzdeki üç yıl, dezenflasyonu destekleyecek ve tek haneli enflasyon seviyelerine ulaşmamız mümkün olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Düşük Büyüme Yeni Normal
Küresel büyüme oranlarının son yıllarda yüzde 3 civarında seyretmesini ele alan Şimşek, kriz öncesi dönemde bu oranın yüzde 4,5-5 seviyelerinde olduğunu hatırlattı ve “Düşük büyüme artık yeni normal halini aldı.” dedi. Türkiye’nin son 22 yılda ortalama yüzde 5,5 büyüme kaydettiğini vurgulayan Şimşek, Çin ve Hindistan dışında Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında önde olduğunu belirtti.
Bölgesel Entegrasyon ve Hizmet İhracatı
Türkiye’nin güçlü iç talebi ve hizmet ihracatındaki yükselişiyle öne çıktığını ifade eden Şimşek, “Bu yıl hizmet ihracatımızın 65 milyar dolar fazla vermesi bekleniyor.” bilgisini paylaştı. Artan korumacılığa rağmen Türkiye’nin 54 ülke ile serbest ticaret anlaşmasına sahip olduğunu hatırlatan Bakan, “Yakın ve dost ülkeler toplam ihracatımızın yüzde 80’inden fazlasını oluşturuyor. Bu nedenle, ticaretin parçalanmasına karşı çözüm olarak bölgesel entegrasyona odaklanıyoruz.” dedi.
Kalkınma Yolu Projesi: Avrupa’ya Kesintisiz Ulaşım
Şimşek, Türkiye’nin stratejik ulaşım koridorları ve Irak’taki FAV Limanı üzerinden Londra’ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesi sayesinde Avrupa’ya kesintisiz erişim sağlanacağını açıkladı. Ayrıca, Birleşik Krallık ve AB ile yapılan ticaret anlaşmalarının tarım, kamu alımları ve hizmet sektörlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.
Altyapı Yatırımlarına Öncelik
Türkiye’nin borçluluk oranının yüzde 89 seviyesinde olduğunu ve bunun dünya ortalamasının oldukça altında bulunduğunu belirten Şimşek, bu mali alanın küresel şoklara karşı büyük avantaj sağladığını söyledi.
Bakan, altyapı ve sanayi bağlantılarını güçlendiren yatırımlara öncelik verildiğini vurguladı: “Tüm organize sanayi bölgelerini limanlara demir yollarıyla bağlıyoruz; bu hem rekabet gücümüzü artıracak hem karbon ayak izimizi azaltacak.”
Savunma Sanayisi ve İhracat
Türkiye’nin savunma sanayisinde 1.400’den fazla aktif proje yürütüldüğünü belirten Şimşek, savunma sanayisi ihracatının yıllık 8 milyar doları aştığını ve küresel ölçekte 11. sırada yer aldığını ifade etti. Bu yıl alınan yeni siparişlerin toplamının 12 milyar doların üzerinde olduğunu kaydetti.
Geçmişte karşılaşılan ambargoların ardından Türkiye’nin güçlü bir savunma sanayisi altyapısı kurduğunu belirten Şimşek, “Türkiye’deki savunma sanayisi şirketlerinin sayısı, AB ülkelerinin toplamına yakın seviyede.” dedi.
Barış ve Ekonomik Fırsatlar
Bakan, barış ve istikrarın Türkiye için büyük fırsatlar doğuracağını vurguladı: “Turizmden ticarete, yeniden inşa faaliyetlerinden yeşil dönüşüme kadar barıştan en fazla faydayı sağlayacak ülke biziz.”
Cari Açık ve Türk Lirası
Cari açığın ve dış finansman ihtiyacının hızla azaldığını belirten Şimşek, “Altın hariç cari açık ciddi oranda daraldı, Türk lirasına yönelik endişeler temelsiz hale geldi.” dedi. Ayrıca Türkiye’nin rezervlerinin arttığını ve CDS risk priminin 460 baz puan gerilediğini vurguladı. Bu gelişmelerin Türkiye’nin uluslararası sermaye piyasalarına daha düşük maliyetle erişimini sağlayacağını ifade etti.
Yatırım Yapılabilir Nota Doğru
Kredi notlarındaki yükselişe dikkat çeken Şimşek, “Türkiye yatırım yapılabilir seviyeye doğru ilerliyor. Mali disiplin ve cari denge konusundaki kararlılığımız bu süreci destekliyor.” dedi.
Zorlukları Fırsata Çevirmek
Konuşmasını küresel rekabetin yeni bir evreye girdiğini vurgulayarak tamamlayan Şimşek, şunları söyledi: “Büyük küresel zorluklar mevcut, ancak biz bunları fırsata çevirmeyi biliyoruz. Bölgesel ticaret, hizmet ihracatı ve yeşil dönüşümde büyük potansiyelimiz var. Türk iş dünyası da küresel sistemi bu perspektiften değerlendirmeli ve rekabetçi alanlara odaklanmalı.”

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN