
Dolar/TL kuru, piyasaların yarın açıklanacak olan enflasyon verilerine odaklandığı bu dönemde sakin bir seyir izliyor. Kur, siyasi gelişmelerin ve para politikası beklentilerinin etkisiyle son günlerde kademeli bir şekilde gerilemeye devam ediyor.
Özellikle, CHP kurultayıyla ilgili davanın Eylül ayına ertelenmesi, siyasi tansiyonun kısa vadede düşeceği beklentisini beraberinde getirirken; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temmuz ayından itibaren faiz indirimi sürecine başlayabileceğine dair öngörüler, kur üzerinde baskı yaratıyor.
Bu gelişmeler doğrultusunda, 30 Haziran tarihinde 39,91 TL seviyesinde bulunan dolar/TL kuru, 2 Temmuz sabahına 39,83 TL seviyesinden başladı. Euro/TL kuru ise aynı saatlerde 47,13 TL’den işlem görüyor.
Piyasalar, yarın açıklanacak haziran ayı enflasyon verisinin hem TCMB’nin para politikası duruşu hem de döviz kurlarının yönü üzerinde belirleyici görev almasını bekliyor. Enflasyon verisinin beklentilerin altında ya da üstünde gelmesi, kısa vadeli hareketlilik yaratabilir.
Yatırımcılar ve analistler, ekonomik veriler kadar siyasi gelişmeleri de yakından takip etmeyi sürdürüyor. Kurun önümüzdeki günlerde nasıl bir yön izleyeceği, hem ekonomik göstergeler hem de Merkez Bankası’nın açıklamalarıyla şekillenecek.

Dolar/TL Kurunda Düşüş Sürüyor: Piyasalarda Gözler Enflasyon Verisinde
Dolar/TL kuru, siyasi ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle gerileme eğilimini sürdürüyor. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kurultayına ilişkin davanın eylül ayına ertelenmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temmuz ayından itibaren faiz indirimlerine başlayacağı yönündeki beklentiler, kur üzerindeki baskıyı hafifletmiş durumda. 30 Haziran tarihinde 39,91 seviyesinden kapanan dolar/TL kuru, hafif bir düşüşle 2 Temmuz sabahına 39,83 seviyesinden başladı. Aynı saatlerde euro/TL kuru ise 47,13 düzeyinde işlem görmeye başladı.
Son dönemde yabancı yatırım bankalarının Türkiye piyasalarına yönelik olumlu analizleri dikkat çekiyor. Bu kapsamda Morgan Stanley, Türkiye’de 2025 yılının ikinci yarısında risklerin azalacağı ve TCMB’nin pozitif reel faiz politikasını sürdüreceği öngörüsüyle Türk lirası lehine kısa vadeli yatırım tavsiyesi yayımladı. Bu açıklamalar, TL’nin değer kazanma potansiyeline işaret ediyor.

Dolar Küresel Ölçekte Zayıflıyor
Küresel piyasalarda doların zayıflama trendi de dikkat çekiyor. 2024 yılının başından bu yana dolar, diğer ana para birimleri karşısında yaklaşık %10 oranında değer kaybetti. Bu oran, 1973’ten bu yana en kötü yılın ilk yarısı performansına işaret ediyor. Bu değer kaybının temelinde Trump yönetiminin ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik faiz indirim baskısı ile birlikte uygulanan ticaret tarifelerinin küresel yatırımcı nezdinde ABD ekonomisine olan güveni zedelemesi yatıyor.
Buna karşın, Türk lirası karşısında doların yıl başından bu yana %10’un üzerinde değer kazandığı görülüyor. Bu durumun arkasında ise Türkiye’deki siyasi belirsizlikler ile 19 Mart’ta yaşanan finansal türbülansın etkisi bulunuyor.

ABD’de Siyasi Baskılar ve Faiz Tartışmaları
ABD’de de para politikası üzerindeki siyasi etkiler gündemdeki yerini koruyor. Trump yönetiminin düşük faiz yanlısı tutumu, Fed’e yönelik baskılarını artırmış durumda. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün yaptığı açıklamada, Fed Başkanı Jerome Powell’ın yerine geçecek isimler için değerlendirmelerin başladığını ve Eylül ayında bir faiz indirimi gelebileceğini belirtti. Trump ise Powell’ın yerine 2 veya 3 aday üzerinde durduklarını dile getirdi.
Fed Başkanı Powell ise yaptığı son açıklamada, yaz aylarında ticaret tarifelerinin enflasyon üzerindeki etkilerinin daha belirgin hissedileceğini vurguladı. Dolar Endeksi de bu gelişmelere paralel olarak yıl başındaki 109,90 seviyesinden 96,407 düzeyine kadar geriledi. Faiz oranlarının düşmesi, dolar cinsinden borçlanma maliyetini azaltarak piyasada dolaşımdaki dolar miktarını artırıyor. Bu da doların küresel çekiciliğini zayıflatıyor.
Türkiye’de Gözler Haziran Enflasyonunda
Yurt içinde ise piyasaların gözü, yarın açıklanacak olan haziran ayı enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Piyasa katılımcıları, haziran ayında enflasyonun aylık bazda %1,53 artış göstermesini bekliyor. Bu gerçekleşme durumunda, yıllık enflasyonun %35,26 seviyesine gerilemesi öngörülüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri öncesinde yayımlanan İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) haziran ayı verileri ise fiyatların İstanbul genelinde aylık %1,77 oranında arttığını ve yıllık bazda %44,38’e gerilediğini gösteriyor.
Geçtiğimiz günlerde TCMB tarafından yayımlanan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde, haziran ayında fiyatların genel düzeyinde gerilemenin devam ettiği ve iç talepteki yavaşlamanın bu düşüşte etkili olduğu belirtildi. Bu açıklama, TCMB’nin temmuz ayında faiz indirimine başlayabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Öte yandan, enflasyonun seyrini etkileyebilecek gelişmeler arasında enerji fiyatlarındaki artış da yer alıyor. Konutlardaki doğal gaz tarifesine %24,6 oranında, sanayi kullanımına ise %7,8 oranında zam yapıldı. Bu artışların, önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarına yansıması bekleniyor.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN