
Global finans devi JPMorgan, Amerika’daki hizmet sektöründeki kısa vadeli heyecanın, Federal Rezerv’in (Fed) faiz oranlarını artırması için yeterli bir gerekçe oluşturmadığı konusunda uyarıda bulundu.
ABD’de Ağustos ayında açıklanan ISM Hizmet Endeksi, son altı ayın en yüksek seviyesine çıkarak 54,5 ile beklentilerin ve bir önceki ayın verisinin üzerinde geldi. Bu, hizmet sektöründe ekonomik aktivitenin canlanmaya devam ettiğini gösteriyor.
Ancak, bu olumlu verinin ardından ABD hisse senedi piyasaları değer kaybederken, tahvil getirileri yükseldi. Bu durum, yatırımcıların Amerikan ekonomisinin ısındığına ve Federal Rezerv’in (Fed) faiz oranlarını yakın zamanda artırabileceğine dair beklentilere sahip olduğunu gösteriyor. Nitekim, Fed’in Kasım ayında faiz artırabileceği beklentileri yüzde 60 seviyelerine ulaştı.
JPMorgan Asset Management’in Küresel Strateji Direktörü David Kelly, faiz oranlarının artırılmasının ABD tüketicisi için risk oluşturabileceği konusunda uyarıda bulundu. Kelly, özellikle hizmet sektöründeki kısa vadeli olumlu hareketlenmeyi tek başına faiz artışı için bir neden olarak görmüyor. Ona göre, mevcut ekonomik ortamda bir kez daha faiz oranlarını artırmak, ABD tüketicilerini ekonomik olarak daha zor bir duruma sokabilir.
Kelly, yükselen benzin fiyatları, artan öğrenci kredisi borçları ve mortgage faiz oranlarının tüketiciler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Tüketicilerin yüksek maliyetler nedeniyle harcamalarını kısabileceğini belirtti, bu da ekonomik toparlanmayı olumsuz etkileyebilir.
Federal Rezerv’in sonraki toplantısı 19-20 Eylül’de gerçekleşecek ve faiz oranlarına dair kararları piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Bu toplantıda, ekonomik göstergelere ve tüketici harcamalarına dair sinyallere dayanarak faiz oranlarına dair kararlar alınması bekleniyor.
DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN