
Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD ekonomisine ilişkin son değerlendirmesinde kısa vadeli görünümde hem büyüme hem de işsizlik açısından risklerin genel olarak dengeli bir tablo sergilediğini ifade etti. Buna karşın, enerji fiyatlarında yaşanan artışların enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Raporda, ekonomik aktivitenin mevcut koşullar altında istikrarlı bir seyir izlediği ve iş gücü piyasasında ani bir bozulma beklentisinin bulunmadığı vurgulandı. Ancak enerji maliyetlerindeki yükselişin, özellikle üretim ve ulaşım gibi sektörler üzerinden fiyatlara yansıyarak genel enflasyon seviyesini artırabileceği belirtildi. Bu durumun, enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımları zorlayabileceği ifade edildi.

IMF’den ABD’ye Uyarı: Büyüme Sürüyor Ama Kırılganlık Artıyor
IMF ayrıca, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların ABD ekonomisi üzerinde dolaylı etkiler yaratabileceğini ve bu nedenle gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti. Kurum, politika yapıcıların enflasyon görünümündeki olası bozulmalara karşı dikkatli olmalarının önemine işaret etti. Kısa vadede ekonomik göstergelerde dengeli bir görünüm söz konusu olsa da enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon açısından önemli bir risk unsuru olmaya devam ettiği değerlendiriliyor.

ABD Ekonomisinde Dengeli Büyüme, Artan Risklerle Gölgelendi
Uluslararası Para Fonu İcra Direktörleri Kurulu, ABD ile yürütülen 2026 yılı 4. Madde konsültasyon sürecini tamamladı. Kurum tarafından yapılan değerlendirmede, ABD ekonomisinin geçen yıl genel olarak güçlü bir performans sergilediği vurgulandı.

Faiz İndirimi Zor, Enflasyon Riski Masada
Açıklamada, politika ortamında yaşanan önemli değişimlere ve yılın son çeyreğinde gerçekleşen federal hükümet kapanmasına rağmen, ekonominin 2025 yılında yüzde 2 oranında büyüme kaydettiği ifade edildi. Geniş bir alana yayılan ve güçlü seyreden verimlilik artışlarının ekonomik aktiviteyi desteklediği belirtilirken, istihdam artışının ise özellikle göç akışlarındaki belirgin düşüş nedeniyle bir miktar yavaşladığına dikkat çekildi.
Güçlü Performans, Zayıflayan İstihdam Dinamikleriyle Karşı Karşıya
Açıklamada ayrıca, uygulanan tarifelerin mal fiyatlarını yukarı yönlü etkilemesine karşın, hizmet sektöründeki enflasyonun yavaşlamasının genel enflasyon oranının yıl boyunca daha dengeli bir seyir izlemesine katkı sağladığı belirtildi. 2025 mali yılında federal bütçe açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 5,9’una gerilediği ifade edilirken, kamu borcunun GSYH’ye oranının yüzde 123,9 seviyesine yükseldiği ve cari açığın da yüzde 3,7 ile yüksek kalmayı sürdürdüğü aktarıldı.
Borç Artıyor, Politika Alanı Daralıyor
IMF değerlendirmesinde, ABD ekonomisinin 2026 yılında daha ılımlı bir hızlanma göstererek yüzde 2,4 büyümesinin beklendiği belirtildi. Tarifelerin yarattığı enflasyonist baskının zamanla zayıflaması ve petrol fiyatlarının mevcut yüksek seviyelerden gerilemesiyle birlikte, çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin 2027 yılının ilk yarısında yeniden yüzde 2 seviyesine yaklaşmasının öngörüldüğü ifade edildi. Kısa vadede büyüme ve işsizlik açısından risklerin genel olarak dengeli olduğu değerlendirilirken, küresel enerji fiyatlarındaki belirsizliğin enflasyon açısından yukarı yönlü risk oluşturduğuna işaret edildi.
İstihdam tarafında ise büyümenin yavaşlamasının beklendiği vurgulandı. Pandemi öncesindeki beş yıllık döneme kıyasla istihdam artış hızının yarıdan daha düşük bir tempoya gerileyeceği tahmin edilirken, çalışma çağındaki nüfus artışındaki süregelen yavaşlama nedeniyle işsizlik oranının 2026-2027 döneminde yüzde 4 civarında kalmasının öngörüldüğü belirtildi.
Geçtiğimiz yıl hayata geçirilen vergi ve kamu harcaması düzenlemelerinin kısa vadede ekonomik aktiviteyi sınırlı ölçüde destekleyeceği, ancak bütçe açığını artırıcı yönde etkide bulunacağı ifade edildi. Orta vadede genel kamu açığının GSYH’nin yüzde 7 ila 7,5’i aralığında kalmasının beklendiği, kamu borcunun ise 2031 yılına kadar GSYH’nin yüzde 140’ını aşabileceği öngörüldü.
Gümrük tarifelerine ilişkin son düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, ABD’nin ithalatına uygulanan efektif tarife oranının yüzde 7 ile 8,5 bandında dengelenmesinin beklendiği belirtildi. Daha yüksek tarifeler ile maliye politikası değişikliklerinin birleşik etkisinin, orta vadede cari açığı GSYH’nin yaklaşık yüzde 3,5’i seviyesine doğru sınırlı şekilde düşürebileceği ifade edildi. Ancak bu seviyenin, pandemi öncesi döneme kıyasla hâlâ yüksek kalacağına dikkat çekildi.
IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun görüşlerine de yer verilen açıklamada, ABD ekonomisinin güçlü performansının; verimlilik artışları, genişleyici maliye politikaları ve politika faizlerindeki indirimlerin etkisiyle desteklendiği ve bunun memnuniyetle karşılandığı belirtildi. Bununla birlikte, devam eden önemli politika değişimleri ile Orta Doğu’daki savaşın yarattığı hem küresel hem de yurt içi belirsizliklerin endişe kaynağı olduğu ifade edildi.
Bu çerçevede, ABD’nin güçlü kurumsal yapısının sağladığı güven avantajını kullanarak mali dengesizlikleri azaltmaya yönelik kararlı adımlar atmasının önemine vurgu yapıldı. Aynı zamanda enflasyon ve finansal kırılganlıklara yönelik yukarı yönlü risklerin dikkatle izlenmesi gerektiği belirtildi.
ABD Merkez Bankası’nın para politikasını veriye dayalı ve etkili iletişimle dikkatli biçimde yürütmesinin kritik olduğu ifade edilirken, politika faizinin nötr seviyeye yakın olduğu mevcut ortamda, özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve bunun çekirdek enflasyona olası yansımaları nedeniyle 2026 yılı içinde faiz indirimi için oldukça sınırlı bir alan bulunduğu uyarısı yapıldı. Para politikasında gevşemenin ancak iş gücü piyasasında belirgin bir zayıflama yaşanması ve enflasyonist baskıların açık biçimde azalması durumunda uygun olacağı vurgulandı.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN