
Doların, başlıca para birimleri karşısındaki performansını ölçen dolar endeksi (DXY), gün içerisinde 101,51 seviyesine kadar çıkarak yaklaşık son bir yılın en güçlü noktasına ulaştı. Endeksteki yükseliş eğilimi, yatırımcıların ABD ekonomisinin diğer büyük ekonomilere kıyasla daha dirençli kalacağına yönelik beklentilerinden destek bulurken, piyasalarda yeni zirve seviyelerinin test edilebileceği yönündeki değerlendirmeleri de artırdı.
Öte yandan euro, dolar karşısındaki değer kaybını sürdürdü. Avrupa ortak para birimi, 1,1363 dolar seviyesine gerileyerek son bir yılın en düşük seviyelerine yaklaştı. Euro üzerindeki baskıda, Avrupa ekonomisine ilişkin büyüme endişeleri ve ABD ile Avrupa arasındaki faiz politikası farklılıkları etkili olmaya devam ediyor.
Japon yeni cephesinde de zayıf görünüm dikkat çekiyor. Dolar/yen paritesi 161,55 seviyesinde işlem görürken, yen üzerindeki değer kaybı baskısının sürdüğü gözleniyor. Japon para biriminin uzun süredir devam eden zayıflığı, ülke yetkililerinin döviz piyasalarına müdahale edebileceği yönündeki beklentileri yeniden gündeme taşıdı. Japonya’dan gelen açıklamalar, gerektiğinde piyasalara müdahale edilebileceğine dair sinyaller içerirken, yatırımcılar olası adımları yakından takip ediyor.
Analistler, Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler, küresel risk iştahındaki değişimler ve büyük ekonomiler arasındaki faiz farklarının önümüzdeki dönemde döviz piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ediyor. Bu çerçevede dolar endeksinin seyri, euro ve yen başta olmak üzere küresel para birimleri açısından yakından izlenen temel göstergelerden biri olmayı sürdürüyor.
ABD dolarının küresel piyasalardaki yükselişi hız kesmeden devam ederken, dolar endeksi (DXY) çarşamba günü son 13 ayın en yüksek seviyesine ulaşarak dikkatleri üzerine çekti. Teknoloji hisselerinde yaşanan sert satış dalgası nedeniyle riskli varlıklardan uzaklaşan yatırımcıların güvenli liman arayışına yönelmesi ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımlarına devam edebileceği yönündeki beklentilerin güçlenmesi, dolara olan talebi önemli ölçüde artırdı.
Dolar endeksi, euro ve Japon yeni başta olmak üzere önemli para birimlerinden oluşan sepet karşısında 101,51 seviyesine kadar yükselerek Mayıs 2025’ten bu yana görülen en güçlü seviyeye ulaştı. Küresel piyasalarda özellikle yarı iletken şirketleri öncülüğünde başlayan satışların teknoloji sektörünün geneline yayılması, yatırımcıların risk iştahını azaltırken, güvenli liman niteliğindeki dolar ve devlet tahvillerine yönelimi hızlandırdı.
National Australia Bank Döviz Stratejisi Başkanı Ray Attrill, mevcut piyasa koşullarında doların yatırımcılar açısından hâlâ en çok tercih edilen güvenli liman konumunu koruduğunu belirtti. Attrill’e göre kısa vadeli momentum açık şekilde dolar lehine işlemeye devam ediyor. Ancak piyasaların Fed’in olası faiz artırımlarını ve küresel riskleri büyük ölçüde fiyatlamış olması nedeniyle doların mevcut seviyelerden daha güçlü bir yükseliş gerçekleştirebilmesi için ya teknoloji sektörü dışına taşacak daha geniş kapsamlı bir riskten kaçış hareketine ya da faiz beklentilerinde yeni bir yukarı yönlü revizyona ihtiyaç duyuluyor.

Fed’in Şahin Mesajları Faiz Beklentilerini Güçlendiriyor
Doların yükselişindeki en önemli etkenlerden biri de Fed yetkililerinin son dönemde giderek daha şahin bir tutum sergilemesi oldu. ABD ekonomisinin dirençli görünümünü koruduğuna dikkat çeken Fed üyeleri, enflasyonla mücadelede faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceğine yönelik mesajlar vermeyi sürdürüyor.
CME FedWatch verileri de piyasalardaki beklenti değişimini net biçimde ortaya koyuyor. Geçtiğimiz hafta yalnızca yüzde 8,5 olarak fiyatlanan temmuz ayında faiz artırımı ihtimali, kısa süre içinde yüzde 36 seviyesine yükseldi. Eylül toplantısına yönelik faiz artışı beklentisi ise yüzde 29,1 seviyesinden yüzde 70’in üzerine çıktı.
Piyasalardaki bu sert beklenti değişimi, yatırımcıların Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadele konusunda kararlı ve şahin duruşunu daha ciddi şekilde fiyatlamaya başladığını gösteriyor. Faiz oranlarının daha yüksek seviyelere çıkabileceği düşüncesi, doların diğer para birimleri karşısındaki cazibesini artırarak endeksin yukarı yönlü hareketini destekliyor.

Euro ve Sterlin Üzerindeki Baskı Artıyor
Doların güç kazanması, başta euro ve İngiliz sterlini olmak üzere gelişmiş ülke para birimleri üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Euro, dolar karşısında 1,1363 seviyesinde işlem görerek son bir yılın en düşük seviyelerine yakın seyrini sürdürdü. Güçlü dolar teması ve Avrupa ekonomisine ilişkin büyüme endişeleri, ortak para biriminin toparlanmasını zorlaştırıyor.
İngiliz sterlini de benzer şekilde değer kaybetti. İngiltere Merkez Bankası’nın politika yapıcılarından Alan Taylor’ın, enflasyon baskılarının devam ettiği mevcut ortamda faiz oranlarında uzun süreli bir bekleme politikasının uygun olacağını belirtmesinin ardından sterlin 1,3194 dolar seviyesine kadar geriledi.

Avustralya ve Yeni Zelanda Doları da Baskı Altında
Risk iştahına duyarlı para birimleri arasında yer alan Avustralya doları da küresel piyasalardaki olumsuz havadan etkilendi. Ülkeden gelen enflasyon verilerinin karışık sinyaller vermesi ve faiz artırımı ihtimallerine yönelik beklentilerin netleşmemesi nedeniyle Avustralya doları 0,6918 dolar seviyesinde kalarak yaklaşık 11 haftanın en düşük düzeylerinde işlem gördü. Yeni Zelanda doları ise daha belirgin bir değer kaybı yaşadı. Gün içerisinde yaklaşık yüzde 0,3 gerileyen para birimi 0,5654 dolar seviyesine düşerek son yedi ayın en düşük seviyelerini test etti.
Riskler Güvenli Liman Talebini Destekliyor
Piyasalardaki güvenli liman talebini artıran unsurlar yalnızca ekonomik gelişmelerle sınırlı kalmadı. Cephede yaşanan belirsizlikler de yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden oldu. ABD ile İran arasında yürütülen çerçeve anlaşma görüşmelerinde özellikle nükleer faaliyetler ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü gibi kritik başlıklarda anlaşmazlıkların ortaya çıkması, bölgede kalıcı bir uzlaşı sağlanıp sağlanamayacağına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Bu durum, küresel yatırımcıların daha güvenli görülen varlıklara yönelmesini destekleyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıktı.
Japon Yeni Tarihi Dip Seviyelere Yaklaşıyor
Japon yeni üzerindeki baskı da sürüyor. Dolar karşısında 161,55 seviyesinde işlem gören yen, son yılların en zayıf performanslarından birini sergiliyor. Paritenin 161,96 seviyesinin üzerine çıkması durumunda Japon para birimi, 1986 yılından bu yana görülen en düşük seviyeye gerilemiş olacak.
Tokyo yönetimi son günlerde yaptığı sözlü müdahalelerle piyasalara mesaj vermeye çalışsa da bu açıklamalar yen üzerindeki satış baskısını azaltmakta yeterli olmadı. Japon hükümetinin yaklaşık 1,3 trilyon dolarlık döviz rezervlerini daha etkin kullanarak piyasaya doğrudan müdahale etme seçeneklerini değerlendirdiği belirtiliyor.
Eski Japonya Merkez Bankası politika yapıcısı Sayuri Shirai de dikkat çekici bir uyarıda bulunarak, Fed’in bu yıl içinde yeni bir faiz artırımı gerçekleştirmesi halinde dolar/yen kurunun 165 seviyesine kadar yükselebileceğini ifade etti.
Öte yandan Japonya Merkez Bankası’nın haziran ayı toplantısına ilişkin yayımlanan görüş özetlerinde bazı üyelerin, politika faizinin ekonomide nötr kabul edilen seviyelere yaklaştırılması amacıyla ilave faiz artışlarının gündeme alınması gerektiğini savunduğu görüldü.
Gözler ABD Verilerinde
Dolar endeksinin son 13 ayın zirvesine ulaşmasının ardından yatırımcıların odağında artık önümüzdeki dönemde açıklanacak ABD enflasyon ve istihdam verileri bulunuyor. Bu veriler, Fed’in temmuz toplantısında nasıl bir politika izleyeceğine ilişkin beklentilerin şekillenmesinde belirleyici rol oynayacak.
Piyasa uzmanları, doların mevcut yükseliş trendini sürdürebilmesi için teknoloji sektöründeki satışların diğer sektörlere de yayılmasıyla daha geniş kapsamlı bir riskten kaçış ortamının oluşması veya Fed yetkililerinden faiz artırımlarını destekleyecek yeni şahin mesajların gelmesi gerektiğini vurguluyor. Bu koşulların gerçekleşmesi halinde doların küresel piyasalardaki güçlü konumunu koruması ve diğer para birimleri üzerindeki baskının devam etmesi bekleniyor.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN