
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlık ettiği, kapsamlı bir katılımcı grubunu bir araya getiren “2023 Yılı 2. Yarıyıl Ekonomi ve İstişare Toplantısı” sona erdi. Toplantıda, ekonomik büyüme, istikrar ve vergi reformu gibi ana konular ele alındı.
Yılmaz, toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, kamuda harcamalara dikkat çekerek, geniş bir toplumsal kesimin vergi reformu konusunda beklentiler içinde olduğunu vurguladı. Ayrıca, Eylül ayında duyurulacak olan Orta Vadeli Program’ın enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarını sağlama açısından kritik önem taşıdığını belirtti.

“Ekonomik ve siyasi istikrar iç içe geçmiş durumda,” diyen Yılmaz, ekonomide öngörülebilirliğin artırılmasının, istikrarlı bir büyüme için şart olduğunu ifade etti. Toplantıda, politika yapıcıların doğru stratejiler izleme konusunda fikir birliğine vardığı kaydedildi.
Konut sektörüne yönelik olarak, arzın artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, bütçe disiplini sağlarken, özellikle deprem gibi acil durumlara yönelik harcamaların bütçe açığını artırmaması için gerekli tedbirlerin alındığını ve alınmaya devam edileceğini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın altını çizdiği bir diğer konu ise cari açığın düşürülmesi için tedbirlerin hayata geçirilmesi oldu. Yılmaz, “Yatırımlarımızı iç tasarruflar kadar dış tasarrufla da finanse ediyoruz, bu da cari açığa yol açıyor. Yerli üretimi destekleyerek ve dışa bağımlılığı azaltarak cari açığı düşüreceğiz,” dedi.
Vergi reformunun yanı sıra, dijital dönüşüm, sanayi arazilerinin artırılması ve KOBİ’lerin finansa erişimi gibi konular da toplantı gündemini oluşturdu.
Toplantı, ayrıca istihdam ve mesleki eğitim, yapısal reformlar, markalaşma ve sürdürülebilirlik gibi temaları da içerdi. Yılmaz, Türkiye’nin yeni pazarlara açılma stratejisi ile dış talebin dengelenmesi ve yüksek katma değerli ürünlerin desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Yılmaz’ın sözlerine göre, tasarruf açığı olarak tanımlanan cari açık, iç ve dış tasarrufların yatırımları finanse etme biçiminden kaynaklanıyor ve dışa bağımlılığı azaltma, yerli üretimi güçlendirme yoluyla cari açık azaltılacak.
Yılmaz, vergi reformu konusunda geniş bir kesimden beklenti olduğunu ve vergi sisteminin sadeleştirilmesi yönünde görüş birliğine varıldığını belirtti. Ekonomide dijital dönüşümün devamlılığının sağlanması gerektiğine ve bu bağlamda özel sektördeki dijitalleşme süreçlerine vurgu yapıldığına dikkat çekti.
Sanayinin ihtiyaç duyduğu arazilerin uygun maliyetlerle sağlanması gerektiği konusu da gündeme getirildi. Bu doğrultuda çevre ve tarım gibi alanlara zarar vermeden sanayi için gerekli alanların yaratılması gerektiği konuşuldu.
KOBİ’lerin finansmana erişiminin önemine de değinen Yılmaz, Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından atılan adımlara ve kredilerdeki miktarsal sıkılaştırmanın detaylarına işaret etti. Yılmaz, ihracatı teşvik eden ve büyümeyle ilişkili olmayan tüketim alanlarında sıkılaştırıcı tedbirlerin uygulandığını, ihracatın artırılmasına yönelik konularda ise esnek bir tutum sergilendiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “2023 Yılı 2. Yarıyıl Ekonomi ve İstişare Toplantısı”nın ardından Türkiye’nin ihracatını ve döviz kazandırıcı faaliyetlerini değerli bulduğunu vurgulayarak, katma değeri yüksek ürünlerin önemine işaret etti. Miktarın yanı sıra katma değerin artırılmasının, ülkenin dış ticaret dengesine olumlu yansıyacağının altını çizdi.
Mesleki eğitim ve ara iş gücü ihtiyacının istihdamdaki önemine değinen Yılmaz, Çalışma Bakanlığı’nın bu konudaki değerlendirmelerinin ve eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumun artırılması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle kamu-özel sektör işbirliğinin bu bağlamda kilit bir rol oynadığını belirtti.
Yılmaz, verimlilik ve rekabeti artırıcı yapısal reformların ekonomi için hayati önem taşıdığını, bu reformların orta vadede somut sonuçlar doğuracağını ifade etti. Yapısal reformların sadece uzun vadeli sonuçlar üretmekle kalmayıp, kısa vadede de beklentileri olumlu yönde etkileyebileceğine dikkat çekti. Bu bağlamda, para ve maliye politikalarının yanı sıra yapısal reformlarla yol almanın önemi vurgulandı.
Markalaşma süreçlerine verilen desteğin cari açık üzerinde doğrudan etkili olduğuna işaret eden Yılmaz, enerji yoğun bir ülke olarak Türkiye’nin yeşil ekonomi alanındaki gelişmelere öncelik vereceğini ve bu sayede cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi. Sürdürülebilirlik konusunda atılacak adımların süreceği belirtildi.
Yeni pazar arayışlarına da değinen Yılmaz, Türkiye’nin dezenflasyon sürecinde iç talebin dengeli bir seyir izleyeceğini ve bu süreçte yeni pazarlara açılmanın ve yeni ürünlerle desteklemenin önemli olacağını ifade etti. Uzak ülkeler stratejisinin yanı sıra çeşitli alanlarda da genişlemeye gidileceğinin altını çizdi.
Türkiye’nin geleceğinin parlak olduğunu söyleyen Yılmaz, zor zamanlarda alınan önemli insiyatiflerin ve ülkenin karşılaştığı sorunların üstesinden gelme konusundaki kararlılığın devam edeceğini belirtti.
DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN