
Enflasyon konusunda ise önemli bir iyileşme bekleniyor. 2024 yılında yaşanan yüksek fiyat artışlarının ardından, Türkiye’nin enflasyon oranının 2025’te %43,9’a düşmesi tahmin ediliyor. Bu düşüş, ülkenin ekonomik politikalarındaki istikrar önlemleri ve mali disiplindeki iyileşme ile sağlanabilir. Ancak, enflasyonun hala yüksek bir seviyede kalması, tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir.

Birleşmiş Milletler’in raporunda, Türkiye ekonomisinin büyümesinin büyük ölçüde iç talep, dış ticaret ve sanayi üretimindeki artışlardan etkilenmesi bekleniyor. Ayrıca, ülkenin ekonomik büyüme performansının, küresel ekonomik koşullar ve iç piyasadaki makroekonomik dengeye göre değişiklik gösterebileceği de vurgulanıyor.

2025 yılı Türkiye için ekonomik toparlanma sürecinin belirginleşmeye başlayacağı bir yıl olarak öngörülüyor. Ancak, enflasyon oranındaki yüksek seviyeler, tüketiciler ve işletmeler üzerinde hala bir zorluk yaratabilir. Ekonomik büyüme ve fiyat istikrarının sağlanması için alacakları tedbirlerin başarıyla uygulanması kritik öneme sahip.
2024 yılı itibarıyla Türkiye’de enflasyon oranının yüksek seviyelere ulaşmasının ardından, 2025 yılı için enflasyonun belirgin bir şekilde düşmesi bekleniyor. Ekonomik analizlerde, 2025 yılında enflasyonun önemli ölçüde gerileyerek, ekonomik istikrar açısından önemli bir dönüm noktasına ulaşacağı öngörülüyor. Bununla birlikte, büyüme oranı da bu dönemde yavaşlama eğilimi gösterecek, ancak ekonomik daralma yerine, daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme süreci ön planda olacak.
2026 yılına gelindiğinde ise Türkiye’nin ekonomik büyümesinin %3,5 seviyelerine çıkması bekleniyor. Bu artış, ülkenin mali konsolidasyon sürecinin bir sonucu olarak daha istikrarlı bir ekonomik yapıya işaret ediyor. 2025’te Türkiye’nin mali açığını daraltma yönündeki tedbirler, kamu harcamalarının daha verimli yönetilmesi ve vergi gelirlerinin artırılması gibi stratejilerle uygulamaya konulacak. Bu çabaların, enflasyonist baskıları da azaltarak, ekonomik dengeyi sağlamak için önemli katkılar sağlaması öngörülüyor.
Küresel ekonomik büyümenin 2025 yılı itibarıyla %2,8 seviyesinde sabit kalması bekleniyor. Ancak, küresel ticaretin büyüme oranının %3,2 civarında olacağı öngörülüyor. Küresel ticaretin büyüme hızındaki bu artış, dünya ekonomisinin toparlanma çabalarıyla paralel bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak, ticari gerilimler belirsizliklerin küresel ekonomik ortamda risk oluşturması da kaçınılmaz görünüyor. Bu riskler, özellikle ticaret savaşları, ekonomik yaptırımlar ve bölgesel çatışmalar gibi faktörlerden kaynaklanabilecek olası ekonomik zorlukları beraberinde getirebilir.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN