
Yeni eğitim yapısında ders içerikleri ve mevcut kredi yükleri korunacak. Ancak eğitim-öğretim yılına üçüncü bir akademik dönem eklenecek. Bu nedenle yaz aylarında verilen uzun tatiller kısaltılacak ve öğrenciler yılın daha büyük bir bölümünde eğitim faaliyetlerine devam edecek. Planlanan takvime göre üniversiteler eylül ayında açılacak, eğitim süreci kesintisiz şekilde devam ederek temmuz ayının ortalarında sona erecek.

Bu düzenlemeyle amaçlanan, öğrencilerin daha kısa sürede mezun olmalarını sağlamak, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek ve mezunların iş hayatına daha erken atılabilmesine imkân tanımak. YÖK tarafından üzerinde çalışılan yeni sistem, yükseköğretimde verimliliği artırmayı ve uluslararası eğitim modelleriyle daha uyumlu bir yapı oluşturmayı hedefliyor.

Türkiye’de üniversite eğitiminin süresi üzerine yürütülen tartışmalar sürerken, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’dan üniversite öğrencilerini yakından ilgilendiren önemli açıklamalar geldi. Lisans programlarının üç yıla indirilmesini hedefleyen yeni çalışma kapsamında, uzun yaz tatillerinin yeniden düzenlenmesi ve mevcut takvimin köklü biçimde değiştirilmesi gündemde.

Prof. Dr. Özvar, daha önce yaptığı değerlendirmelerde, üniversitelerde lisans eğitiminin 2026-2027 akademik yılından itibaren üç yıl olarak planlandığını kamuoyuyla paylaşmıştı. Bu yeni modelin, ders içeriklerinde veya kredi yükünde herhangi bir azalmaya yol açmayacağını özellikle vurgulayan Özvar, toplam eğitim süresindeki kısalmanın farklı bir uygulama yöntemiyle sağlanacağını ifade etti.

Eğitim süresinin üç yıla düşürülmesiyle birlikte ortaya çıkan “iki dönemin nasıl telafi edileceği” sorusu da gündemin önemli başlıklarından biri oldu. Bu konuya da açıklık getiren Özvar, öğrencilerin ders, kredi ya da akademik kazanım açısından hiçbir kayıp yaşamayacağını belirtti. Yeni sistemde üçüncü bir dönemin akademik takvime eklenmesi için gerekli zamanın, tatil sürelerinin kısaltılması yoluyla oluşturulacağını söyledi.

Söz konusu düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde, üniversitelerin 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren eylül ayının başında eğitime başlaması ve akademik yılı temmuz ayının ortasında tamamlaması planlanıyor. Böylece eğitim-öğretim yılı daha uzun bir zamana yayılırken, yaz aylarının da aktif biçimde değerlendirilmesi hedefleniyor.
Bir Yıl İçinde Üç Farklı Sömestr Yapısı Olacak
Yeni modele ilişkin ayrıntıları paylaşan Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerle birlikte yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Üniversitelerimizle birlikte bu alanda kapsamlı bir hazırlık sürecine girdik. Yaz okulları yerine, yaz aylarını da kapsayan ve eğitimin sürekliliğini sağlayan bir sistem kurabilir miyiz sorusu üzerinde duruyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. Amaç, bir yıl içinde üç farklı sömestr mantığının uygulanması.
Halihazırda bir yarıyıl yaklaşık 14 hafta sürüyor. Bu süreyi bir miktar kısaltmayı planlıyoruz; ancak öğrencilerin alacağı kredi miktarında ya da yapacağı proje ve akademik çalışmalarda herhangi bir azalmaya gitmeyeceğiz.
Daha yoğun ve planlı bir ders programıyla, eylül ayında başlayıp temmuz ayında sona eren bir eğitim takvimi oluşturmayı hedefliyoruz.” YÖK’ün üzerinde çalıştığı bu yeni sistemin, üniversite eğitiminde hem süreyi kısaltması hem de akademik niteliği koruyarak daha verimli bir yapı oluşturması amaçlanıyor.
