
ÖSYM Başkanı Haldun Ersoy, sempozyumda yaptığı konuşmada, eğitimdeki dijital dönüşüm sürecine hız verdiklerini vurguladı. 2026 yılı itibarıyla kurumun %95 oranında dijitalleşmeyi hedeflediğini belirten Ersoy, bu doğrultuda gerçekleştirilen e-sınavların sayısını artırmak için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı. Bu elektronik sınavlar, hem maliyet hem de zaman tasarrufu sağlama potansiyeli taşıdığı için eğitim sisteminin modernleşmesinde önemli bir rol oynamakta.
Yeni müfredatın, öğrencilere beceri kazandırmaya yönelik olduğunu ifade eden Ersoy, “Eğitim sistemimizi, öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme ve yaratıcılık gibi becerilerini geliştirecek şekilde güncelliyoruz. Bu yeni yaklaşım, öğrencilerimizin gelecekteki kariyerlerinde daha donanımlı olmalarını sağlayacak” dedi.
Etkinlikte, uluslararası eğitim uzmanlarının katılımıyla ölçme ve değerlendirme süreçlerine dair en iyi uygulamalar ve yenilikçi yöntemler ele alınacak. Bu sempozyum, eğitim alanında ulusal ve uluslararası işbirliklerinin güçlendirilmesine de zemin hazırlayacak.

E-Sınavın Geleceği: Eğitimde Yeni Bir Dönem
Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu işbirliğiyle hayata geçirilen e-sınav uygulamaları, eğitim sisteminde köklü değişiklikler vaat ediyor. ÖSYM Başkanı Halis Ersoy, e-sınav sisteminin geliştirilmesine yönelik hedeflerini ve mevcut projelerini detaylandırarak, Türkiye’nin dijital sınav altyapısını güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

E-Sınav İmkanları ve Hedefler
Ersoy, mevcut dil sınavlarının yanı sıra dört farklı sınavın da e-sınav formatında düzenlendiğini belirtti. “Hedefimiz, Türkiye’deki tüm sınavları e-sınav formatına taşımak ve 100 bin adayın altındaki sınavları dijital ortamda gerçekleştirmektir,” dedi. Bu bağlamda, ÖSYM’nin uluslararası düzeydeki tecrübesini yurtdışına aktararak, Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı (TR-YÖS) gibi önemli sınavları e-sınav olarak sunmayı planladıklarını vurguladı.
Yeni Dil Ölçme Sınavı 2025’te
Özellikle dil becerilerine yönelik olarak hazırlanan yeni e-sınav, okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerini ölçmek üzere tasarlandı. Ersoy, bu sınavın 2025 yılı başlarında hayata geçirileceğini duyurdu ve “Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan denemelerde değerlendiricilerin güvenilirliğinin sağlandığını, yazılımsal eksikliklerin giderildiğini gururla belirtmek isterim,” şeklinde konuştu.
AR-GE ve Yenilikçi Eğitim Modelleri
ÖSYM’nin Ar-Ge projeleri hakkında da bilgi veren Ersoy, yapay zeka tabanlı otomatik madde üretimi ve değerlendirme sistemlerinin yanı sıra adaptif test ve açık uçlu soru değerlendirme gibi çalışmalara odaklandıklarını ifade etti. “ÖSYM’yi, ölçme ve değerlendirme alanında bir Ar-Ge merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz,” dedi. Bu çerçevede, akademisyenlere projelerini geliştirme fırsatı sunduklarını da sözlerine ekledi.
Beceri Temelli Müfredata Geçiş
Eğitimde beceri temelli yeni müfredat sistemine geçişin hızlandığını belirten Ersoy, bu sürecin hızla adapte edilmesi için ÖSYM ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak çalışmalara devam ettiğini aktardı. “Üç yıl içinde hayatımıza girecek bu müfredat için uygun sorular geliştirme çalışmalarımız sürüyor,” diye konuştu.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, ölçme ve değerlendirme süreçlerine yönelik yapılan yenilikleri de aktardı. Açık uçlu soruların sınavlarda yer almaya başladığını ve öğrenci gelişimini desteklemek amacıyla ilkokullarda sınavların kaldırıldığını duyurdu. Ayrıca, sosyal ve duygusal gelişimin ortaokul karnelerinde değerlendirileceğini belirtti.
Sempozyum ve Uluslararası Katılım
Son olarak, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kesgin, “ölçme ve değerlendirmede yenilikçi yaklaşımlar” temasıyla düzenlenen sempozyumda, yapay zeka teknolojilerinin ve yeni ölçme yöntemlerinin önemine vurgu yaptı. 31 farklı ülkeden katılımcının yer aldığı sempozyumda, 247 başvurudan 125’inin kabul edildiğini ve diğer projelerin de ÖSYM Akademi kapsamında değerlendirileceğini açıkladı.
E-sınav uygulamaları ve eğitimdeki yenilikçi yaklaşımlar, Türkiye’nin eğitim sistemini daha erişilebilir ve verimli hale getirmek için büyük bir fırsat sunuyor. Eğitimdeki bu dönüşüm, geleceğin eğitimcileri ve öğrencileri için heyecan verici bir dönem başlatıyor.
