DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Silahsızlandırma Formülü ve Erdoğan-Trump İş Birliği

İsrail medyasında yer alan analizlerde, ABD Başkanı Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkilerin güçlenmesinin, Gazze üzerinde yeni bir dengelenmeye yol açabileceği ve bu süreçte İsrail’in dışlanma ihtimali taşıdığı vurgulandı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Silahsızlandırma Formülü ve Erdoğan-Trump İş Birliği

Haberde, ABD’li iş insanı  Trump temsilcisi Tom Barrack’ın, Türkiye’nin Gazze konusunda takdir ettiği ifade edildi. Aynı zamanda, Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasının günümüz koşullarında gerçekçi bir hedef olmadığına dikkat çekildi. Bu bağlamda Türkiye ve Katar’ın bölgedeki çatışmalar için “yaratıcı ve pratik bir çözüm” arayışında oldukları belirtiliyor.

Silahsizlandirma Formulu ve Erdogan Trump Is Birligi 2

Analistler, Türkiye ve Katar’ın, Filistin meselesinde İsrail’i doğrudan muhatap almadan etkili bir denge kurmayı amaçladığını öne sürüyor. Bu durumun, uzun vadede bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.

Silahsizlandirma Formulu ve Erdogan Trump Is Birligi 3

Haaretz gazetesinde Zvi Bar’el imzasıyla yayımlanan bir analizde, ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yakınlaşmanın, Gazze üzerindeki dengeleri değiştirebileceği ve İsrail’in bu süreçte kısıtlanabileceği ileri sürüldü. Yazıda, Ankara’nın Gazze planının merkezine yerleşmesiyle Tel Aviv’in Hamas karşısında sınırlı bir hareket alanına sahip olabileceği vurgulandı.

Silahsizlandirma Formulu ve Erdogan Trump Is Birligi 4

Analizde, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın açıklamalarına geniş yer verildi. Barrack’ın, Türkiye’nin Gazze’de oluşturulması planlanan uluslararası istikrar gücüne dahil olmasını, İsrail Başbakanı Netanyahu açısından “yapılabilecek en parlak adımlardan biri” olarak değerlendirdiği aktarıldı. Bununla birlikte Barrack’ın, iki ülke arasındaki mevcut güvensizlik nedeniyle bu önerinin hayata geçirilmesinin zor olacağını düşündüğü de belirtildi.

Barrack, Türkiye’nin Gazze’nin yeniden inşasına katılımının sadece kritik bir adım olmayacağını, aynı zamanda Türkiye-İsrail ilişkilerinde de önemli bir dönüm noktası oluşturabileceğine inandığını ifade etti.

Trump-Erdoğan İlişkisi ve Yakınlaşmanın Önemi

Analizde, İsrail’in özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump arasındaki “yakınlaşmaya” dikkat etmesi gerektiği vurgulandı. Barrack’ın, iki lider arasındaki uyumu övdüğü ve esir takası müzakerelerinin son aşamasında Türkiye’nin rolünü takdir ettiği hatırlatıldı. ABD’li temsilci, Türkiye’nin Katar ile iş birliği yaparak Hamas ile son görüşmeleri yürütmesinin süreci ABD açısından kritik bir noktaya taşıdığını belirtti.

Yazıda, Trump-Erdoğan yakınlığının sadece Gazze meselesine bağlı olmadığına da dikkat çekildi. Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasıyla başlayan kriz ve bu sorunun çözümüne yönelik adımların, iki lider arasındaki yakınlaşmayı pekiştirdiği ve Trump’ın Türkiye’yi F-35 programına geri kazandırmayı gündemine aldığı ifade edildi.

Gazze’de Silah Bırakma Formülü

Haaretz analizine göre, Gazze planının önündeki en büyük engel, Hamas’ın silahsızlandırılması. Bu noktada Katar ve Türkiye’ye “yaratıcı bir çözüm” bulma görevi verildiği iddia ediliyor. Türk ve Filistinli kaynaklara dayandırılan habere göre, bu çözüm Hamas’ın silahlarını tamamen teslim etmesini değil, sadece kullanmamasını ve bırakmasını içeriyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, örgütün erken aşamada tamamen silahsızlanmasının gerçekçi olmadığı görüşünü taşıdığı belirtiliyor. Fidan’a göre bu ancak, Gazze yönetiminin Filistinlilerin kontrolüne geçmesi ve İsrail ile kalıcı bir ateşkes sağlanması durumunda mümkün olabilecek.

Türkiye’nin bu sürece katılımı, Gazze’yi yönetecek uluslararası ve Filistinli grupların güvenliğinin garantisi olarak gösterilebilir. Zira Hamas’ın Türk güçleriyle doğrudan çatışmaya girmek istemeyeceği öngörülüyor.

Analiz, Trump yönetimi eğer Ankara’nın sunduğu çözümü pratik bulursa, İsrail’in kendisini ABD ile yeni bir çatışma dinamiğinin içinde bulabileceğini ve bu durumda elindeki kartların, Erdoğan’ın pozisyonuna kıyasla daha sınırlı olacağını belirterek son buluyor.