
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Londra’da gerçekleştirdiği açıklamalarda, ülkesinin dış ilişkilerinde önemli mesajlar verdi. Şeybani, özellikle Rusya ile yürütülen ilişkilerin artık Suriye’nin ulusal çıkarlarına göre yeniden şekillendirileceğini vurguladı. Bu kapsamda, Hımeymim üssüne dair daha önce yapılan tek taraflı anlaşmanın gözden geçirileceğini belirten Şeybani, “Eğer Suriye’nin menfaatine hizmet etmiyorsa, bu anlaşmaların devam etmesi söz konusu olmayacak” ifadelerini kullandı.

Bakan Şeybani’nin açıklamaları, Suriye’nin hem Rusya hem de bölgesel aktörlerle olan stratejik dengelerini yeniden değerlendirme sürecinde olduğuna işaret ediyor. Şeybani, ülkesinin dış politikadaki önceliklerinin, yalnızca ulusal çıkarları doğrultusunda belirleneceğini ve herhangi bir dış müdahaleye bağımlı kalınmayacağını sözlerine ekledi.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İngiltere’nin başkenti Londra’da El Mecelle dergisine verdiği röportajda, Suriye’nin dış ilişkilerinde dengeli bir yaklaşım benimsediğini vurguladı. Şeybani, Rusya ile mevcut ilişkilerini değerlendirirken, Hımeymim askeri üssü anlaşmasını inceleme fırsatı bulduğunu ve bunun tek taraflı bir anlaşma olduğunu belirterek, “Suriye’nin çıkarları doğrultusunda ilişkileri yeniden şekillendireceğiz. Eğer menfaat varsa işbirliğine devam ederiz, yoksa devam etmeyiz. Sadece dekor olarak bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Şeybani, Rusya ile ilişkilerde stratejik bir denge gözettiklerini ve Suriye’nin çıkarlarına hizmet eden noktaları önceliklendirdiklerini dile getirerek, “Ruslar İranlılardan daha zeki ve pragmatik bir yaklaşım sergiliyor. Biz de aşılabilir olan engelleri aşmaya çalışıyoruz; Suriye’nin çıkarına dair işaret gördüğümüz yerde yönelimimizi belirliyoruz.” dedi.

İsrail ile Anlaşmanın Şartı: İşgalin Sona Ermesi
Suriye’nin İsrail ile ilişkileri konusuna da değinen Şeybani, ABD’nin İsrail’e baskı yapacağını Şam yönetimine taahhüt ettiğini ancak İsrail ordusunun Suriye topraklarındaki işgalini sonlandırmadan herhangi bir anlaşmanın mümkün olmayacağını ifade etti. Bakan, “Toprak işgal altındayken barış olmaz. İsrail, 7 Aralık 2024 sınır hattına çekilmeden hiçbir anlaşma imzalanamaz.” açıklamasında bulundu.
1974 anlaşmasının tamamen geçersiz sayılmasını ve 2025’te yeni bir anlaşmaya gidilmesini kabul etmediklerini söyleyen Şeybani, güven inşası için aşamalı bir çerçeve öngördüklerini belirtti. Buna göre, bazı bölgelerde polis noktaları, bazı bölgelerde hafif silahlı birlikler ve belirli alanlarda sınırlı askeri varlığın konuşlandırıldığı geçici bölgeler oluşturulacak ve silahlar sınırlandırılacak.
ABD ile SDG Konusunda Görüşmeler
Şeybani, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ABD’ye yaptığı ziyarete de değinerek, Washington yönetiminin Suriye’de PKK/YPG’nin “SDG” adıyla yürüttüğü yapılanma, İsrail ile güvenlik düzenlemeleri ve Caesar Yasası yaptırımlarının kaldırılması konularında bazı taahhütlerde bulunduğunu aktardı.
Bakan, ABD ile yapılan görüşmelerde SDG’ye ilişkin olarak “Saygı, haklar, temsil ve güvenlik teminatları” verdiklerini, örgütün teslim olmasını değil, devlet çatısı altında ortaklık kurmasını istediklerini ifade etti. Ayrıca, ABD’nin PKK/YPG ile anlaşmanın uygulanması konusunda garantörlük rolü üstleneceğini belirten Şeybani, “SDG ile çözüm önünde duran tüm engelleri kaldırdık; yeter ki birlikte ilerleyelim.” dedi.
Suriye’nin Yeniden İnşa Süreci ve Stratejisi
Şeybani, ülkenin önünde 10–15 yıllık kapsamlı bir yeniden inşa süreci bulunduğunu belirterek, güvenlik ve ekonomik destek arayışının dengeli bir dış politika gerektirdiğini vurguladı. “Amacımız, Suriye’ye istikrar, kalkınma ve yeniden inşa sağlayacak ortaklıkları kurmak.” ifadelerini kullandı.
Bakan, Rusya’nın Suriye’deki çıkarlarını değerlendirirken, Beşşar Esed rejiminin devrilmesi halinde Rusya’nın Suriye’den çıkmasının söz konusu olmadığını ifade etti. Şeybani, “Rusya’ya şunu söyledik: Beşşar rejiminin düşmesi, Rusya’nın Suriye’den çıkması anlamına gelmez. Biz menfaat temelli bir ilişki yürütüyoruz. Suriye’nin çıkarına hizmet eden noktalar varsa işbirliğine devam ederiz, yoksa etmeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
