
Uzmanlar tarafından yürütülen incelemede, marketlerde ve kozmetik mağazalarında kolaylıkla temin edilebilen çok sayıda saç boyası ve geçici saç şekillendirme ürününün kimyasal yapısı detaylı şekilde analiz edildi. Elde edilen bulgular, bazı ürünlerde uzun süreli maruziyet halinde sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği düşünülen maddelerin yer aldığını gösterdi.

Araştırmacılar, özellikle düzenli olarak kullanılan saç boyalarının içeriklerinde bulunan bazı kimyasalların vücut tarafından emilebildiğine dikkat çekti. Bu durumun, zaman içerisinde çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebileceği ifade edildi. Bilim insanları, söz konusu maddelerin potansiyel etkilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için kapsamlı çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Çalışmada ayrıca geçici saç renklendirme ürünleri de incelendi. Özellikle kısa süreli kullanım amacıyla tercih edilen bu ürünlerin bazılarında da benzer şekilde dikkat çeken kimyasal bileşenlerin bulunduğu tespit edildi. Uzmanlar, tüketicilerin ürün satın alırken içerik etiketlerini dikkatle incelemelerinin önemine işaret etti.

Araştırmanın sonuçları, kozmetik ürünlerde kullanılan bileşenlerin güvenliği konusundaki denetim ve değerlendirme süreçlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, üreticilerin daha güvenli alternatif içeriklere yönelmesinin ve tüketicilerin bilinçli tercihler yapmasının halk sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Uzmanlar, mevcut bulguların tüm saç boyalarının sağlık açısından tehlikeli olduğu anlamına gelmediğini, ancak bazı ürünlerde tespit edilen kimyasalların daha yakından incelenmesi gerektiğini ifade ediyor. Araştırma, kozmetik sektöründe kullanılan maddelerin insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerine yönelik çalışmaların artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Tüketici hakları alanında faaliyet gösteren Consumer Reports tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmada, aralarında L’Oréal Paris ve Revlon gibi dünyaca tanınan markaların da bulunduğu toplam 21 kalıcı saç boyası ile 2 geçici saç renklendirme ürünü bağımsız laboratuvarlarda detaylı incelemeye tabi tutuldu.

Ürünlerin Tamamında Kimyasal Kalıntılar Tespit Edildi
Araştırma kapsamında analiz edilen tüm ürünlerde farklı seviyelerde çeşitli kimyasal maddelere rastlandı. Laboratuvar testlerinde saç boyaları; uçucu organik bileşikler (VOC), ftalatlar ve ağır metaller açısından değerlendirilirken, her ürünün belirli oranlarda potansiyel risk taşıyabilecek bileşenler içerdiği belirlendi.

En Yüksek Diklorometan Seviyesi L’Oréal Ürününde Görüldü
Araştırma sonuçlarına göre en yüksek diklorometan konsantrasyonu, L’Oréal Paris’in Féria Downtown Brown isimli saç boyasında ölçüldü. Revlon’un ColorSilk serisinde yer alan iki koyu kahverengi saç boyası ise en yüksek diklorometan seviyelerine sahip ürünler arasında ikinci ve üçüncü sırada yer aldı.

T24’ün aktardığı bilgilere göre uzmanlar, diklorometan gibi bazı uçucu kimyasallara kısa süreli maruz kalınmasının baş ağrısı, mide bulantısı ve solunum yollarında tahriş gibi sorunlara neden olabileceğini ifade ediyor. Uzun süreli ve tekrarlayan maruziyetlerde ise bu maddelerin karaciğer, böbrek ve sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtiliyor.

Toluen ve Ftalat Bulguları Dikkat Çekti
Yapılan analizlerde altı farklı üründe, solunum sistemi ve sinir sistemi üzerinde toksik etkiler gösterebildiği bilinen toluen maddesine rastlandı. Ayrıca dört üründe DEHP isimli bir ftalat türü tespit edildi. Uzmanlar, bu kimyasalın çeşitli sağlık problemleriyle ilişkilendirilebileceğine dikkat çekiyor.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise çocuklara yönelik geçici saç boyası olarak pazarlanan ürünlerden birinde benzen bulunması oldu. Benzen, uluslararası sağlık kuruluşları tarafından kanserojen olarak sınıflandırılan maddeler arasında yer alıyor.
Uzmanlardan Sağlık Uyarıları
Uzmanlar, saç boyalarının bazı kullanıcılarda cilt reaksiyonlarına yol açabileceğini hatırlatarak kızarıklık, kaşıntı ve yanma hissi gibi belirtilerin görülebileceğini vurguladı. Columbia Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Adana Llanos ise bazı kimyasalların saç telinden geçerek vücuda nüfuz edebildiğini ve uzun vadede hormonal sistem üzerinde etkiler yaratabileceğini ifade etti.
Şirketlerin Değerlendirmeleri
Araştırmada adı geçen markalardan Revlon, ürünlerinin yürürlükteki güvenlik standartlarına uygun olduğunu ve kalite kontrol süreçlerine güvendiklerini açıkladı. L’Oréal Paris ise araştırma sonuçlarıyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı.
Öte yandan araştırmada incelenen bazı saç boyalarında test edilen ağır metallerin ölçülebilir düzeylerde bulunmadığı da raporda yer aldı. Bu durum, tüm ürünlerde aynı risk seviyesinin söz konusu olmadığını ortaya koyarken, saç boyalarında kullanılan kimyasal içeriklerin düzenli olarak denetlenmesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
