
Orta Doğu’da endişe yaratan çatışma süreci sürerken, Amerikan basınında yer alan son iddialar diplomatik cephede önemli bir aşamaya gelindiğini ortaya koydu. Haberlere göre Washington ile Tahran arasında kritik bir anlaşma zemini oluşturuldu ve sürecin resmiyet kazanması için ABD Başkanı Donald Trump’ın son onayı bekleniyor.

28 Şubat tarihinde İsrail ile ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılarla başlayan çatışma süreci, bölgede geniş çaplı bir güvenlik krizine dönüşmüştü. İlk etapta kısa sürede sonuç alınacağını düşünen Trump yönetiminin beklentilerinin aksine savaşın uzaması, hem siyasi hem de askeri dengeleri değiştirdi.

Karşılıklı saldırılar nedeniyle Orta Doğu’da tansiyon giderek yükselirken, taraflar arasında yürütülen yoğun diplomatik temasların ardından olası bir anlaşmanın gündeme gelmesi uluslararası kamuoyunun dikkatini bölgeye çevirdi.

İran’ın son dönemde gerçekleştirdiği misilleme saldırıları ve özellikle dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yönelik adımlar, küresel ölçekte ekonomik ve siyasi krizi daha da derinleştirdi. Petrol sevkiyatında yaşanan aksaklıklar enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açarken, uluslararası toplum bölgede tansiyonun daha da yükselmesinden endişe duyuyor.
Nisan ayında taraflar arasında geçici bir ateşkes ilan edilmiş olsa da sahadaki gerilim tam anlamıyla sona ermedi. Ateşkes sürecine rağmen zaman zaman karşılıklı saldırılar devam ederken, diplomatik temasların da perde arkasında sürdüğü ortaya çıktı.
İran ve ABD Anlaşmaya Yaklaştı
ABD merkezli Axios gazetesinin yayımladığı habere göre, Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakerelerde önemli bir aşama kaydedildi. Haberde, iki Amerikalı yetkiliye dayandırılan bilgilere göre tarafların, mevcut ateşkesin uzatılması ve İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin kapsamlı görüşmelerin başlatılmasını içeren 60 günlük bir mutabakat zaptı üzerinde uzlaşmaya vardığı ifade edildi. Söz konusu anlaşmanın temel amacının bölgede çatışmaların daha fazla büyümesini önlemek ve diplomatik süreci yeniden canlandırmak olduğu belirtiliyor.
Anlaşmanın Yürürlüğe Girmesi İçin Trump’ın Onayı Bekleniyor
Ancak hazırlanan mutabakatın resmiyet kazanabilmesi için ABD Başkanı Donald Trump’ın son onayının gerektiği aktarıldı. Haberde, Trump yönetiminin özellikle İran’ın nükleer programına ilişkin talepler konusunda daha kapsamlı güvenceler istediği ve bu nedenle nihai anlaşma için yoğun müzakerelerin devam edeceği kaydedildi. ABD’li yetkililer, mevcut taslağın önemli ölçüde tamamlandığını ancak sürecin siyasi açıdan halen hassas olduğunu vurguluyor.
İran Cephesinden Resmî Açıklama Gelmedi
Salı günü itibarıyla anlaşma maddelerinin büyük bölümünün şekillendiği belirtilirken, her iki ülkenin de üst düzey yönetim kadrolarından nihai onay alınmasının beklendiği ifade edildi. Amerikalı kaynaklar, İran tarafının gerekli iç onay süreçlerini tamamladığını ve anlaşmayı imzalamaya hazır olduğu mesajını verdiğini öne sürse de, Tahran yönetimi tarafından henüz resmi bir doğrulama yapılmadı. Bu durum, diplomatik sürecin halen kırılgan bir zeminde ilerlediğine işaret ediyor.
Trump Karar Vermek İçin Süre İstedi
Haberde yer alan bilgilere göre ABD’li müzakereciler, anlaşmanın tüm ayrıntılarını Donald Trump’a sundu. Ancak Trump’ın nihai kararını vermeden önce değerlendirme yapmak istediği aktarıldı. Bir ABD’li yetkili, Başkan’ın arabuluculara “Bu konuyu değerlendirmek için birkaç güne ihtiyacım var” mesajını ilettiğini söyledi. Öte yandan haberde, savaşın önceki dönemlerinde de tarafların birkaç kez anlaşmaya çok yaklaştığına inanıldığı ancak bu girişimlerin sonuçsuz kaldığı hatırlatıldı. Bu nedenle mevcut sürecin de dikkatle takip edildiği belirtiliyor.
Görüşmelerin Odağında Hürmüz Boğazı ve Nükleer Program Var
Pakistan, Umman ve çeşitli uluslararası arabulucular üzerinden sürdürülen diplomatik temaslarda birçok kritik başlık ele alındı. Görüşmelerin merkezinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının devre dışı bırakılması veya başka ülkelere transfer edilmesi gibi konular yer aldı.
Bunun yanı sıra İran’a yönelik ekonomik yaptırımların hafifletilmesi ve ülkenin nükleer programına uzun vadeli sınırlamalar getirilmesi de müzakerelerin temel başlıkları arasında bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump da geçtiğimiz günlerde Truth Social hesabından yaptığı açıklamada anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” ifade etmiş, sürece ilişkin detayların kısa süre içerisinde kamuoyuyla paylaşılacağını belirtmişti.
