
Wang Yi, özellikle nükleer tesislere yönelik saldırı ihtimalinin son derece tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Bu tür eylemlerin yalnızca bölgesel güvenliği değil, aynı zamanda küresel istikrarı da ciddi biçimde tehdit ettiğini belirten Çinli bakan, bu nedenle bu tarz hedeflerin kesinlikle korunması gerektiğini ifade etti.
Çin’in yaklaşımının açık olduğunu dile getiren Wang Yi, krizin çözümünde askeri yöntemlerin değil diplomatik yolların öncelikli olması gerektiğinin altını çizdi. Taraflara itidal çağrısında bulunan Pekin yönetimi, diyalog ve müzakere süreçlerinin yeniden canlandırılmasının, kalıcı barış için tek geçerli yol olduğunu savundu.
Açıklamada ayrıca, uluslararası toplumun daha fazla gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınması gerektiği belirtilirken, mevcut durumun daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmemesi için sorumlu davranılması çağrısı yapıldı. Çin, bu süreçte yapıcı görev almaya hazır olduğunu da ima ederek, diplomasiye dayalı çözüm arayışlarını desteklemeye devam edeceğini ortaya koydu.
İran merkezli savaşın bölgesel etkilerinin devam ettiği bir dönemde, Pakistan diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdı. Bu kapsamda Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, gerilimi azaltmaya yönelik temaslar çerçevesinde Çin’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.
Dar, Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir görüşme yaparak İran’daki savaşın seyri, bölgedeki artan tansiyon ve iki ülke arasındaki ikili ilişkiler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede, Pakistan ve Çin’in uluslararası ve bölgesel meselelerde büyük ölçüde benzer yaklaşımlar sergilediği vurgulandı.

Çin’den ABD ve İsrail’e Saldırıları Durdurun Çağrısı
Görüşmenin ardından Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, devam eden savaşın yol açtığı yıkımdan dolayı derin üzüntü duyulduğu ifade edildi. Açıklamada, özellikle tarihi ve kültürel alanların zarar görmesinin endişe verici olduğu belirtilirken, başta ABD ve İsrail olmak üzere tüm taraflara askeri operasyonlarını derhal sonlandırmaları yönünde çağrıda bulunuldu. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de görüşmede, bölgedeki çatışmaların genişlemesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Nükleer Tesis Vurgusu ve Güvenlik Endişesi
Pekin yönetimi, özellikle nükleer tesislere yönelik saldırılara kesin bir şekilde karşı olduğunu bir kez daha dile getirdi. Çin tarafı, bu tür askeri adımların yalnızca bölgesel istikrarı değil, aynı zamanda küresel güvenlik dengesini de ciddi biçimde riske attığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı’nda Gerilimin Azaltılması Çağrısı
Açıklamalarda ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de dikkat çekildi. Çin, bu stratejik su yolunda artan gerilimin düşürülmesi gerektiğini ve deniz güvenliğinin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Pekin yönetimi, son dönemde boğazdan geçen üç Çin gemisine sağlanan destek nedeniyle ilgili ülkelere teşekkür etti.
Diplomasi ve Bölgesel Temaslar
Çin, mevcut krizin sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerini sürdüreceğini açıkladı. Bu süreçte Pakistan ile yürütülen yakın temasların da bölgesel istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynadığına dikkat çekildi.
İran-ABD-İsrail Hattındaki Çatışmalar
Söz konusu gelişmeler, İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlatmasıyla tırmanan çatışma sürecinin devamı olarak değerlendiriliyor. İran’ın da buna karşılık olarak İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlediği bazı hedeflere saldırılar düzenlediği aktarılıyor. Yaşanan çatışmalarda, İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.
