
İsrail’in füze saldırısıyla Tahran’da öldürülen Hamas liderlerinden İsmail Haniye’nin, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Türkiye’de görüşerek Filistinli grupların birliğini sağlamayı amaçladığı iddia edildi.
Bu çarpıcı iddia, Orta Doğu’daki dengeleri ve Türkiye’nin rolünü bir kez daha tartışma konusu yaptı.

Suikastın Detayları ve İddialar
İsrail’in Tahran’da gerçekleştirdiği suikast sonucu hayatını kaybeden Hamas Siyasi Bürosu Başkanı İsmail Haniye‘nin, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Türkiye’ye yapacağı ziyaret sırasında Ankara’da bir araya geleceği belirtildi. İddialara göre, Haniye’nin bu ziyareti, Türkiye’nin arabuluculuğunda Hamas ile El Fetih arasındaki koordinasyonu güçlendirmek amacı taşıyordu.
Haniye’nin Tahran’dan Ankara’ya geçmeyi planladığı ve burada Abbas ile görüşerek Filistinli direniş gruplarının birlikte hareket etmesi için önemli adımlar atmayı hedeflediği iddia ediliyor. Suikastın, bu planı engellemek amacıyla gerçekleştirildiği öne sürülüyor.
Türkiye’nin Arabuluculuk Rolü

Türkiye, uzun süredir Filistinli direniş gruplarının birlik içinde hareket etmesini savunarak, gruplar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesi için diplomatik çabalarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Türkiye’ye davet etmiş ve Abbas’ın parlamento hitabı planlanmıştı.
Ancak, Haniye’nin suikasta uğramasıyla birlikte bu planın sekteye uğradığı belirtiliyor. Hamas yetkilileri, İsrail’in bu saldırıyı Türkiye’nin arabuluculuk çabalarını sabote etmek amacıyla gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Diplomatik kaynaklar, Haniye’nin Abbas ile Ankara’da görüşmesinin, Filistin direnişinin koordinasyonu açısından önemli bir dönüm noktası olacağını vurguluyor.
Filistinli Direniş Gruplarının Birleşme Çabaları

Filistinli direniş grupları, 22 Temmuz’da Pekin’de bir araya gelerek İsrail’in işgaline karşı birlikte hareket etme kararı almıştı. Abbas ve Haniye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aracılığında bir araya gelmesi, bu çabaların somut bir göstergesi olacaktı. İsrail’in suikastı, bu birleşme ve koordinasyon çabalarını engellemek için atılmış bir adım olarak değerlendiriliyor.