
Uzmanların yaptığı açıklamalara göre hantavirüs, çoğunlukla enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas sonucunda insanlara bulaşıyor. Özellikle fare ve benzeri kemirgenlerin yoğun bulunduğu alanlarda virüs riski artabiliyor. Virüsün havaya karışan partiküller aracılığıyla solunması da bulaş yolları arasında gösteriliyor.

DSÖ yetkilileri, hantavirüsün insandan insana bulaşmasının oldukça nadir görüldüğünü belirterek mevcut vakaların büyük bölümünün doğrudan kemirgen temasıyla ilişkili olduğunu ifade etti. Bu nedenle uzmanlar, virüsün geniş çaplı ve kontrolsüz bir pandemiye dönüşme ihtimalinin düşük olduğunun altını çiziyor.

Bununla birlikte sağlık otoriteleri, tespit edilen vakalar üzerinde temas takibi çalışmalarını sürdürüyor. Olası bulaş zincirlerinin belirlenmesi ve yeni vakaların önüne geçilmesi amacıyla saha incelemeleri titizlikle devam ediyor. Yetkililer, özellikle riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Uzmanlar ayrıca kapalı ve uzun süre kullanılmayan alanların temizliği sırasında dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Kemirgen kalıntılarının bulunduğu ortamlarda maske ve eldiven kullanılması, alanların havalandırılması ve doğrudan temastan kaçınılması öneriliyor.
DSÖ’nün son değerlendirmesine göre mevcut hantavirüs vakaları yakından takip edilse de şu an için dünya çapında yeni bir pandemi alarmı verilmiş değil. Yetkililer, kamuoyunun paniğe kapılmadan resmi sağlık kurumlarının açıklamalarını takip etmesi gerektiğini vurguluyor.
Ölümcül Virüs Gemide Nasıl Yayıldı?
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Arjantin’den hareket eden ve 10 Mayıs’ta Kanarya Adaları’na bağlı Tenerife’de yolcuları tahliye edilen Hollanda bandıralı “MV Hondius” adlı yolcu gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakalarına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Kurumun paylaştığı ilk bulgular, gemide tespit edilen ilk hastanın enfeksiyonu seyahatten önce kaptığını gösteriyor.
DSÖ’ye göre ilk vakanın, Arjantin ve Şili’de bulunduğu dönemde gerçekleştirdiği faaliyetler sırasında çevresel temas yoluyla virüse maruz kalmış olabileceği değerlendiriliyor. Özellikle kişinin kuş gözlem etkinlikleri sırasında kemirgenlerle temas etmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Yetkililer, hastanın seyahat rotasını ve olası bulaş kaynaklarını netleştirmek amacıyla araştırmaların sürdüğünü belirtiyor.
Kuruluş ayrıca mevcut verilerin, gemide daha sonraki süreçte sınırlı düzeyde insandan insana bulaş yaşanmış olabileceğine işaret ettiğini açıkladı. Bununla birlikte DSÖ, hantavirüsün insanlar arasında kolay yayılan bir virüs olmadığının altını çizerek kamuoyunda paniğe neden olacak bir durum bulunmadığını vurguladı. Devam eden epidemiyolojik incelemeler ve genetik sekans analizleri sayesinde vakalar arasındaki bağlantıların daha net anlaşılmasının beklendiği ifade edildi.
Virüsün türüne ilişkin analizlerin sürdüğünü bildiren DSÖ, salgınla bağlantılı hantavirüsün Andes virüsü grubuna ait olup olmadığının araştırıldığını duyurdu. Yapılacak karşılaştırmalarda Arjantin, Şili ve Uruguay’da dolaşımda bulunan hantavirüs türlerinin inceleneceği belirtildi.
DSÖ açıklamasında, geçmiş salgınlardan elde edilen verilerin hantavirüsün insanlar arasında kolay bulaşmadığını gösterdiği ifade edildi. Ancak karantina tedbirleri uygulanmadan önce virüse maruz kalmış kişiler arasında yeni vakaların görülebileceği ihtimaline dikkat çekildi. Bu nedenle temaslı takibi çalışmalarının yoğun biçimde sürdürüldüğü kaydedildi.
DSÖ’den Kritik Uyarı: Yakın Temaslılar 42 Gün İzlenecek
Yetkililer, özellikle gemide bulunan yolcular ile uçak yolculuğu sırasında temas etmiş kişilerin son maruziyetten itibaren 42 gün boyunca sağlık durumlarını dikkatle takip etmeleri gerektiğini belirtti. Baş ağrısı, yüksek ateş, kas ağrıları, baş dönmesi, titreme, mide bulantısı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi belirtilerin erken semptomlar arasında yer aldığı ifade edildi. Ani nefes darlığı veya solunum güçlüğü gelişmesi halinde ise kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiği vurgulandı.
DSÖ, belirtiler ortaya çıkan kişilerin tıbbi değerlendirme yapılıncaya kadar kendilerini izole etmelerinin önem taşıdığını belirterek, özellikle solunum semptomu yaşayanların maske kullanması ve hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini bildirdi.
Kemirgen Teması Şüphesi: Salgının Kaynağı Araştırılıyor
Kurum ayrıca mevcut durumun Kovid-19 benzeri küresel bir pandeminin başlangıcı olmadığını net şekilde ifade etti. Hantavirüsün esas bulaş yolunun kemirgenler olduğu, insan kaynaklı bulaşın ise oldukça sınırlı kaldığı hatırlatıldı. Gemide yaşanan olayda da olası insan-insan bulaşının yalnızca yakın temas halinde bulunan kişiler arasında gerçekleşmiş olabileceği değerlendiriliyor.
Lüks Gemide Virüs Kabusu: Ölü Sayısı Artıyor
MV Hondius adlı lüks yolcu gemisi, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia Limanı’ndan seferine başlamıştı. Yolculuk sırasında 11 Nisan’da 70 yaşındaki Hollandalı bir yolcu yaşamını yitirdi. Daha sonraki günlerde farklı adalara yapılan ziyaretlerle birlikte gemide toplam 180 yolcu ve mürettebat bulunduğu bildirildi.
Gemi Santa Elena’ya ulaştığında yaklaşık 30 yolcu ile birlikte hayatını kaybeden kişinin cenazesi ve semptom gösteren Hollandalı eşi gemiden ayrıldı. Johannesburg’a götürülen kadın yolcu 26 Nisan’da yaşamını kaybetti. Ardından semptom gösteren İngiliz bir yolcu ile yanındaki ABD’li arkadaşı da 27 Nisan’da gemiden indirildi.
DSÖ, 2 Mayıs tarihinde gemi Cabo Verde açıklarındayken hantavirüs vakalarının doğrulandığını açıkladı. 3 Mayıs’ta Alman bir kadın yolcunun daha hayatını kaybetmesiyle virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı üçe yükseldi.
Tenerife Tahliyesi Sonrası Yeni Vakalar Ortaya Çıktı
Cabo Verde yönetiminin geminin limana yanaşmasına izin vermemesi üzerine DSÖ ile İspanya arasında görüşmeler gerçekleştirildi ve yolcuların tahliyesi amacıyla geminin Tenerife’ye yönlendirilmesine karar verildi. Tenerife’de tahliye edilen yolculardan biri Fransız, diğeri ABD vatandaşı iki kişide daha hantavirüs testlerinin pozitif çıktığı bildirildi.
Hantavirüs Panik Yarattı: DSÖ’den Pandemi Değil Mesajı
Hantavirüs, genellikle kemirgenlerden insanlara bulaşan ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak biliniyor. Virüs çoğunlukla kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyasının kuruyup havaya karışması sonucu solunum yoluyla insanlara geçiyor. Bazı vakalarda kemirgen ısırıkları veya tırmalamaları da bulaş nedeni olabiliyor.
Hastalığın ilk belirtileri arasında ateş, halsizlik ve yoğun kas ağrıları bulunuyor. İleri aşamalarda ise ciddi solunum yetmezliği, iç kanama ve böbrek yetmezliği gibi hayati risk taşıyan komplikasyonlar gelişebiliyor.
