DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Fransa’da ‘Laiklik’ Maskesi Altında Açık İslam Karşıtlığı!

İslam düşmanlığının kalesi haline gelen Fransa’da, okullarda başörtüsünden sonra çarşaf ve abaya giymek de yasaklandı. Karar okulların açılacağı 4 Eylül’de yürürlüğe girecek. Son yıllarda ülkede laiklik kisvesi altında İslam düşmanlığı siyasetçilerin eliyle beslendi. İslam’ı maksat alan küstah telaffuzlarda bulunan Macron’un iktidarı müddetince Fransa’da 50’den fazla cami kapatıldı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Fransa’da ‘Laiklik’ Maskesi Altında Açık İslam Karşıtlığı!

Avrupa’nın en fazla Müslüman nüfusa sahip ülkesi Fransa’da Müslüman tersliği telaş verici boyuta ulaştı. İslam düşmanlığının laboratuvarı haline gelen ülkede son olarak, devlet okullarında Müslüman kız öğrencilerin tercih ettiği “çarşaf ve abaya” üzere bol ve uzun kıyafetlerin giyilmesinin yasaklanacağı açıklandı.

Fransa, tarihsel bir laiklik geleneğine sahip olmasına rağmen, son yıllarda aldığı kararlarla bu anlayışını açıkça İslam karşıtlığına dönüştürdüğü eleştirileriyle karşı karşıya. Ülkenin, Avrupa’nın en yoğun Müslüman nüfusuna sahip olmasına rağmen, devlet okullarında başörtüsünden uzun eteğe kadar pek çok kıyafet yasağını hayata geçirmesi, “laiklik” adı altında bir ayrımcılık uygulandığına işaret ediyor.

Okullarda, “Müslüman Kızlar Hedefte!”

Fransa Eğitim Bakanı Gabriel Attal’ın, Müslüman kız öğrencilere yönelik yeni kıyafet yasağıyla ilgili “Artık okullarda çarşaf giymemesine karar verdim” açıklaması büyük tepkilere neden oldu. Bu karar, 2004’te başörtüsü ve 2010’da peçe yasağının ardından alınan bir diğer ayrımcı karar olarak görülüyor.

Laiklik mi, Ayrımcılık mı?

Fransa, “laiklik değerlerini” koruma adı altında dini sembollere karşı bir dizi yasak getiriyor. Ancak bu yasakların özellikle Müslümanları hedef aldığı ve ülkedeki Müslüman nüfusa karşı açıkça ayrımcı bir tutum sergilendiği iddia ediliyor.

Camiler Kapatılıyor, Dini Dernekler Susturuluyor!

Fransa’da son iki yıl içerisinde 24 caminin kapatılması ve 836 dini derneğin kapatılması, ülkenin İslam karşıtı politikalarını gözler önüne seriyor. Macron döneminde 50’den fazla mescide mühür vurulmuş olması da bu eleştirilere dayanak teşkil ediyor.

Siyasetçilerin Kışkırtıcı Söylemi

Macron’un “İslam bugün dünyanın her yerinde kriz yaşayan bir dindir” şeklindeki açıklaması ve Mariane Le Pen gibi sağcı siyasetçilerin İslam karşıtı vaatleri, toplumda nefreti körükleyen söylemler olarak değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, Fransa’nın son yıllarda aldığı kararlar ve siyasi liderlerin kışkırtıcı açıklamaları, ülkede yaşayan Müslümanların haklarının ihlal edildiği yönündeki eleştirilere neden oluyor. Bu tür ayrımcılıkların, bir Avrupa ülkesinin demokratik değerleriyle bağdaşmadığı belirtiliyor.