
Bu gelişme, bölgedeki yeniden imar sürecine uluslararası finansman sağlama girişimlerinin çerçevesini de gözler önüne seriyor. Öte yandan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Trump tarafından kurula davet edilen isimler arasında yer aldığı belirtiliyor.

Trump’ın öncülüğünde oluşturulan bu kurul, Gazze’deki altyapı ve ekonomik kalkınmayı yönlendirecek kritik bir platform olarak öne çıkarken, yüksek üyelik bedeli dikkat çekiyor. Söz konusu rakamın, kurulun finansal gücünü artırmayı ve projelerin sürdürülebilirliğini güvence altına almayı amaçladığı ifade ediliyor.

Trump Liderliğindeki Barış Kurulu: Üyelik ve Uluslararası Yankılar
ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde kurulan Barış Kurulu’na üyelik, yalnızca Trump’ın özel daveti ve onayı ile mümkün olabilecek. Kurulun tüzüğüne göre, davet edilen ülkeler temsilcilerini yalnızca devlet veya hükümet başkanı düzeyinde gönderebilecek.

Her üye devlet, üç yıllık bir süreyle kurulda yer alabilecek; üyeliğin uzatılması ise yine Trump’ın onayına bağlı olacak. Kurulda daimî üye statüsü kazanabilmek içinse, tüzüğün yürürlüğe girmesinden sonraki bir yıl içinde en az 1 milyar dolar nakit katkı sağlamak şart koşuluyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Listede
Barış Kurulu’na davet edilen liderler arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi, Ürdün Kralı II. Abdullah, Kanada Başbakanı Mark Carney ve Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki yer alıyor.
Ayrıca Avrupa Birliği’nin yürütme organı Avrupa Komisyonu, Almanya, Fransa, Hindistan, İtalya, Arjantin, Kazakistan, Özbekistan, Yunanistan, Kıbrıs, Pakistan, Tayland, Paraguay, Romanya, Arnavutluk ve Brezilya gibi ülkelerin de kurula davet edildiği belirtiliyor.
Trump BM’ye Alternatif mi Kuruyor?
Toplamda yaklaşık 60 üye ile çalışmalarını sürdürmesi beklenen Barış Kurulu’nun geniş kapsamlı davet listesi ve özellikle Gazze için oluşturulmuş olan kurula dünyanın farklı bölgelerinden ülke temsilcilerinin çağrılması, bazı gözlemcilerde “Trump, kendi liderliğinde Birleşmiş Milletler’e alternatif bir uluslararası yapı mı inşa ediyor?” sorusunu gündeme getirdi.
Kurulun tüzüğünde faaliyet alanının yalnızca Filistin ile sınırlı olduğuna dair herhangi bir ibarenin yer almaması da bu kaygıları güçlendiriyor. Tüzükte kurulun misyonu şöyle tanımlanıyor: “Barış Kurulu, istikrarı teşvik etmek, güvenilir ve yasal yönetişimi yeniden tesis etmek ve çatışmadan etkilenen veya çatışma riski altındaki bölgelerde kalıcı barışı sağlamak amacıyla faaliyet gösteren uluslararası bir organdır.”
Bu çerçevede, özellikle Avrupa ülkeleri arasında oluşan şüpheler Fransa’nın açıklamasında öne çıktı. Fransa Dışişleri Bakanlığı, Trump’ın davetini doğrularken, ülkenin Birleşmiş Milletler Antlaşması’na bağlılığını vurguladı. Açıklamada, “Önerilen yapı, Gazze’deki durumun ötesine uzanmaktadır. Fransa, etkili çok taraflılığın temel taşını oluşturan BM Antlaşması’na olan bağlılığını sürdürmektedir” ifadelerine yer verildi.
ABD Başkanı Trump, Barış Kurulu ile ilgili yaptığı açıklamalarda, kurumun “sıklıkla başarısızlığa uğramış uluslararası yaklaşımlardan farklı olarak cesur bir görev üstleneceğini” belirtmişti. Bu yaklaşım, Trump’ın geçmişte sıkça eleştirdiği BM’ye yönelik alternatif bir vizyon olabileceği yönündeki yorumları güçlendiriyor.
