
ABD-Çin İlişkileri Ulusal Komitesi tarafından düzenlenen çevrim içi toplantıda konuşan Büyükelçi Burns, son dönemde iki ülke arasında yaşanan diplomatik temasların artışının, ilişkilerde istikrarın sağlanmasına katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi.
Burns, “Çin ile savaşın düşünülmesi kesinlikle çılgınlıktır. İki ülke arasında olumlu ve yapıcı ilişkilerin sürdürülmesi, global barış ve istikrar için kritik öneme sahiptir.” şeklinde konuştu.

ABD Büyükelçisi Burns: “Çin ile Savaşmayı Düşünmek Çılgınlık Olur”
PEKİN – ABD’nin Pekin Büyükelçisi Nicholas Burns, ABD ile Çin arasında yaşanan gerginliklere rağmen, iki ülkenin çatışmasını ya da savaşını “çılgınlık” olarak değerlendirdi. Burns, “ABD-Çin ilişkileri, dünyanın en önemli ikili ilişkisidir. Birlikte yaşamanın yolunu bulmalıyız.” dedi.
Washington ile Çin arasında, yüksek irtifa balonunun ABD hava sahasına girişi sonucu oluşan krizin ardından ilişkilerde üst düzeyde temasların yoğunlaştığına dikkat çeken Burns, “Barış içinde yaşamak için iletişimin yollarını bulmalıyız.” ifadesini kullandı.
Burns, teknolojik rekabetin askeri etkileri olduğunu belirterek, ABD’nin askeri üstünlüğünü korumak için kritik teknolojileri koruma kararlılığını vurguladı. “Hint-Pasifik’teki bir numaralı güç konumunu korumak bizim için kutsal bir görev.” şeklinde konuştu.
Bu arada, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in kasımda ABD’nin San Francisco şehrinde düzenlenecek APEC Zirvesi’ne katılması bekleniyor. Bu zirvede Başkan Joe Biden ile bir görüşme yapması planlanıyor.
ABD’nin son yıllardaki Çin politikası, Pekin’in askeri modernizasyonunu ilerletebilecek hassas teknolojilere erişimini sınırlamaya yönelik adımlarla dikkat çekiyor. Özellikle çip sektöründeki ihracat ve yatırım kısıtlamaları bu çerçevede atılan adımlar arasında yer alıyor.
Çin’in Hamas’ı Kınamaması ABD’de “Hayal Kırıklığı” Yarattı
ABD’nin Pekin Büyükelçisi Nicholas Burns, Çin’in İsrail-Filistin çatışmasında Hamas’ı doğrudan kınamayarak iki devletli çözüm çağrısında bulunmasından duyduğu “hayal kırıklığını” dile getirdi.
Burns, “Çin’in Orta Doğu’da daha büyük bir rol almak istemesine rağmen bu tarzda tutum sergilemesi, etkili bir arabulucu olarak pozisyonunu belirsizleştiriyor.” dedi.
Burns ayrıca, Çin’in Ukrayna krizinde de benzer bir yaklaşım sergileyerek gerçek bir arabulucu rolünü zayıflattığını belirtti. Çin’in, Ukrayna krizinin çözümü için aktif bir rol alırken, aynı zamanda Rusya ile “limitsiz dostluk” ilan etmesi, Burns’a göre, Avrupa ve Hint-Pasifik ülkelerini ABD’ye yaklaştırdı.
Burns, “Birçok ülke, Rusya ve Çin yanında İran ve Kuzey Kore’nin oluşturabileceği bir eksenden endişe duyarak ABD saflarına katılıyor.” dedi.
Çin, 7 Ekim’de patlak veren İsrail-Filistin çatışmasında taraflara “ateşkes ve sivillerin korunması” çağrısı yaparken, iki devletli çözümün ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının çatışmanın çözümü için tek yol olduğunu vurgulamıştı. Pekin yönetimi, İsrail ile Filistin arasındaki ateşkese arabuluculuk yapmayı da önermişti.