Blinken, Suriye’deki çözüm sürecinin, Suriyelilerin kendi kaderini tayin etme hakkına dayalı olması gerektiğini belirterek, uluslararası toplumun bu konuda onlara destek olmayı sürdüreceğini ifade etti. ABD’nin politikası, Suriyeli halkın istekleri doğrultusunda demokratik bir çözüm için zemin hazırlanması gerektiğini savunuyor. Bakan ayrıca, Suriye’de barışın tesis edilmesinin yalnızca Suriyelilerin özgür iradesiyle mümkün olabileceğini yineledi.

ABD’nin bu yeni tutumu, Suriye’deki iç çatışmaların sona ermesi için diplomatik çözüm arayışını pekiştirmeyi hedefliyor. Blinken’ın açıklamaları, Suriyelilerin geleceğini belirleme hakkının, ülkede yaşanan on yıllık iç savaşın ardından önemli bir mesaj taşıdığını ortaya koyuyor.
ABD, Suriye Hükümetini Tanıyacak: Blinken’dan Yeni Dönem Mesajı
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Türkiye’nin güney sınır komşusu Suriye’deki mevcut duruma ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin Suriye hükümetini tanıyacağı ve bu hükümete tam destek vereceğini duyurdu. Bu açıklama, Suriye’deki iç savaşın ardından uzun süredir devam eden siyasi belirsizliklerin ve çeşitli aktörlerin müdahalelerinin ardından önemli bir dönüşümün işareti olarak değerlendirildi.
Blinken, ABD’nin, Suriye’nin geleceğine sadece Suriyelilerin karar vereceğini vurgulayarak, ülkenin farklı toplumsal kesimlerine uygun her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını ifade etti. Bu süreçte ABD’nin, Suriye’deki siyasi geçişin şeffaf, kapsayıcı ve herkesin katılımına açık bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.
Ayrıca, tüm ulusların bu geçiş sürecine destek verme ve dış müdahalelerden kaçınma taahhüdü göstermesi gerektiğini söyledi. Blinken, ABD’nin, Suriye’deki yeni hükümeti tanıyacak ve bu hükümete tam destek vereceğini açıkça ifade etti.
ABD’den Suriye’ye Yeni Yaklaşım: Hükümet Tanınacak ve Destek Verilecek
ABD Dışişleri Bakanı, Suriye’deki geçiş sürecinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun olarak, uluslararası şeffaflık ve hesap verebilirlik standartları çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Blinken, bu geçiş sürecinde kurulacak yeni hükümetin mezhep temelli olmaması gerektiğine, daha kapsayıcı ve her kesimi temsil eden bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Blinken, ayrıca, geçiş süreci ve yeni kurulacak hükümetin bazı önemli taahhütlerde bulunması gerektiğini belirtti. Bu taahhütler arasında azınlık haklarına saygı gösterilmesi, Suriye’nin terörizm için bir üs olarak kullanılmasının engellenmesi ve ülkenin kimyasal veya biyolojik silah stoklarının güvenli bir şekilde imha edilmesi yer alıyor.
ABD, bu taahhütlerin yerine getirilmesi halinde Suriye’ye olan desteğini sürdürme sözü verdi. Bu açıklamalar, Suriye’deki iç savaşın sona ermesi ve siyasi çözüm arayışlarıyla ilgili uluslararası toplumun, özellikle ABD’nin, Suriye hükümetini tanıma kararının bir aşaması olarak görüldü.