
ABD, İsrail ve İran arasında giderek tırmanan gerilim ve karşılıklı hamlelerin gölgesinde, ABD’nin İran’ın en kritik petrol ihracat noktalarından biri olan bu adaya yönelik olası bir askeri operasyon için hazırlıklarını hızlandırdığı iddia ediliyor. Bu kapsamda, bölgeye askeri ve teknik personel sevkiyatının arttığı ve operasyonel kapasitenin güçlendirilmeye çalışıldığı belirtiliyor.
Söz konusu iddialar, yalnızca dengeler açısından değil, aynı zamanda küresel enerji piyasaları üzerinde yaratabileceği etkiler nedeniyle de büyük yankı uyandırdı. Basra Körfezi gibi dünya petrol arzının önemli bir bölümünü barındıran bir bölgede yaşanabilecek olası bir askeri hareketlilik, petrol fiyatlarında dalgalanma riskini artırırken, uluslararası piyasalarda da tedirginliğe yol açtı.
Öte yandan, bölgede süregelen ABD-İsrail-İran hattındaki gerilim, karşılıklı açıklamalar ve askeri hareketlilikle daha da karmaşık bir hal alırken, uzmanlar bu tür gelişmelerin kontrolsüz bir çatışma riskini beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, Hark Adası çevresindeki hareketlilik yalnızca askeri bir hazırlık olarak değil, aynı zamanda küresel ekonomik dengeleri etkileyebilecek kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
ABD ile İsrail arasında, İran hedefli olarak 28 Şubat’ta başlayan askeri gerilim ve karşılıklı saldırılar 24. gününe ulaşmış durumda. Çatışmalar devam ederken, ABD’nin İran’ın en kritik enerji merkezlerinden biri olan Hark Adası’na yönelik olası bir kara harekâtı için hazırlık yaptığı iddiaları gündeme geldi.

ABD Kara Operasyonu Seçeneğini Masaya Koydu
Jerusalem Post gazetesinin, kimliği açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı habere göre ABD yönetimi, Hark Adası’na doğrudan kara saldırısı düzenleme ihtimalini ciddi biçimde değerlendiriyor. Haberde, üst düzey Amerikan yetkililerinin son günlerde İsrailli ve diğer uluslararası muhataplarına, mevcut şartlarda Hark Adası’nı ele geçirmek için askeri operasyon dışında bir seçenek kalmayabileceğini ilettiği öne sürüldü.
Bölgeye Askeri Sevkiyat Hızlandırıldı
Konuya yakın bir ABD’li kaynağın aktardığı bilgilere göre, Amerikan ordusu Orta Doğu’ya yönelik askeri yığınak sürecini hızlandırdı. Bu kapsamda binlerce deniz piyadesi ve donanma personelinin bölgeye sevk edildiği belirtiliyor. Sevkiyatın, amfibi harekât kapasitesine sahip USS Boxer ile birlikte USS Portland ve USS Comstock gemilerini içeren USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu üzerinden gerçekleştirildiği ifade ediliyor. Bu üç geminin toplamda yaklaşık 4.500 deniz piyadesi ve destek unsurlarını taşıdığı vurgulanıyor.
Hark Adası: İran Petrolünün Merkezi
Hark Adası, Basra Körfezi’nde yer alan ve İran’ın petrol ihracatının büyük kısmını yöneten stratejik bir nokta olarak öne çıkıyor. Haberde, İran’ın ihraç ettiği ham petrolün yaklaşık yüzde 90’ının bu ada üzerinden sevk edildiği ve önemli bir bölümünün Asya pazarlarına, özellikle Çin’e gönderildiği belirtiliyor. Bu nedenle adanın kontrolü, küresel enerji dengeleri açısından kritik önem taşıyor.
Coğrafi ve Altyapısal Özellikler
Yaklaşık 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip olan ada, İran’ın Buşehr eyaleti açıklarında bulunuyor. Ana karaya yaklaşık 30 kilometre, Buşehr Limanı’na ise yaklaşık 55 kilometre mesafede yer alan Hark Adası, sadece bir enerji merkezi değil aynı zamanda yaklaşık 8.200 kişinin yaşadığı bir yerleşim alanı. Adanın büyük bir bölümü petrol terminalleri, boru hatları ve dev depolama tesislerinden oluşuyor.
Petrol Akışının Düğüm Noktası
Hark Adası’nda doğrudan petrol üretimi yapılmasa da, İran’ın hem kara hem de deniz sahalarından çıkarılan ham petrol burada toplanıyor. Ebu Zer Petrol Sahası, Furuzan Petrol Sahası ve Durud Petrol Sahası gibi sahalardan elde edilen petrol, deniz altı boru hatları aracılığıyla adaya taşınıyor. Burada depolanan petrol, daha sonra büyük tankerler aracılığıyla başta Asya olmak üzere uluslararası pazarlara gönderiliyor.
Trump’tan İran’a Süreli Uyarı
ABD Başkanı Donald Trump, kısa süre önce yaptığı açıklamada İran’a Hürmüz Boğazı ile ilgili net bir ultimatom verdi. Trump, İran’ın boğazı “tehdit unsuru olmadan ve tamamen” 48 saat içinde açmaması halinde ABD’nin büyük çaplı enerji altyapılarını hedef alacağını belirtti. Trump’ın verdiği sürenin, Türkiye saatiyle 24 Mart sabahı 09.44’te (ABD Doğu Saati ile 02.44) sona ereceği ifade ediliyor. Bu sürenin dolmasıyla birlikte bölgede askeri gerilimin daha da tırmanabileceği değerlendiriliyor.
