
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 14. Büyükelçiler Konferansı’nın açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, Türkiye’nin AB üyeliğinin öneminin altını çizerek, “Türkiye’siz AB’nin küresel bir aktör olamayacağını buradan bir kez daha vurgulamak istiyoruz.” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO Zirvesi’ndeki “Türkiye’nin AB’de önünü açın, biz de İsveç’in önünü açalım” çıkışı sonrasında, yeni bir süreç başlatılırken, Dışişleri Bakanı Fidan’ın bu konuda “Türkiyesiz AB gerçek aktör olamaz. Sürecin tam üyelikle canlandırılması gerek” şeklindeki mesajı dikkat çekti.
Konuşmasında bölgesel güvenlik, huzur ve istikrarın önündeki tehditlere de değinen Fidan, terör örgütleriyle mücadelede kararlılıklarını belirtti ve “Tüm terör örgütlerine ve arkalarındaki güçlere, ülkemizde ve bölgemizde göz de açtırmayacağız, alan da bırakmayacağız, nefes de aldırmayacağız.” şeklinde konuştu. Ayrıca Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesi ve Karadeniz Tahıl Girişimi’nin canlandırılması konularında Türkiye’nin çabalarını sürdüreceğini ifade etti.
Suriye konusunda da konuşan Fidan, Suriye ihtilafının siyasi çözümü ve Suriyelilerin güvenli geri dönüşleri konusunda Türkiye’nin çalışmalarını hızlandıracağını belirtti. Irak’ın terör örgütlerinden arındırılmasına destek verileceğini, bölgeler arası ilişkilerin pozitif bir gündem üzerinden ilerletilmesi yönünde bir arzu içinde olduklarını ekledi.
Yunanistan ile ilişkilere değinen Fidan, mevcut pozitif atmosferin ihtilaflı meselelerin çözümü için büyük bir fırsat sunduğunu ve Kıbrıs’taki Türklerin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tescilinin temel politika olduğunu vurguladı.
Türkiye – AB ilişkilerine genel bir bakış sunan Fidan, ilişkilerin vizyoner bir bakışla ve tam üyelik perspektifiyle canlandırılmasının önemini ifade etti. Ayrıca, NATO üyelerinin güvenlik tehditleri ve endişelerinin eşit oranda gözetilmesini beklediklerini, bazı üyelerin PKK ile olan işbirliğine son vermeleri çağrısını yineledi. Ekonomik açıdan, yerel para birimleri üzerinden dış ekonomik işlemlerin teşvik edileceğini ve Gümrük Birliği ile vize serbestisi konularında çabaların süreceğini belirtti. Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedeflediğini ve ticari ilişkilerini geliştireceğini sözlerine ekledi.