
ABD’nin 41 eyaleti, sosyal medya devi Meta’ya karşı çocukların ve gençlerin ruh sağlığına zarar verdiği ve platformların bağımlılık yapıcı özelliklerle tasarlandığı iddiasıyla dava açtı. Eleştirilere göre, Meta’nın platformları, kullanıcıların özsaygısını düşürerek onları daha fazla zaman geçirmeye teşvik ediyor.
Bu eleştiriler, özellikle genç kızların sosyal medya kullanımı sonucu olumsuz bir özsaygı ve vücut imajı oluşturduklarına dair yapılan araştırmalarla destekleniyor. Kaliforniya merkezli federal bir mahkemede başlatılan dava, Meta’nın ebeveyn izni olmadan 13 yaşın altındaki çocuklardan veri topladığını ileri sürüyor.
Meta’nın çocukları ve gençleri hedef alarak finansal kazanç elde etme amacı güttüğü iddia ediliyor. Bu, şirketin genç kullanıcıları platformda daha fazla zaman geçirmeye teşvik ederek reklam gelirlerini maksimize etme amacına işaret ediyor.
Eğer bu davalar lehte sonuçlanırsa, Meta, sadece maddi tazminatlarla karşılaşmakla kalmayacak, aynı zamanda uygulamalarında kritik değişiklikler yapmak zorunda kalabilir. Bu durum, sosyal medya endüstrisinde büyük bir dönüm noktası olabilir ve diğer platformların da yakın bir incelemeye tabi tutulmasına neden olabilir.

“ÇOCUKLARIN ACILARINDAN KÂR PEŞİNDELER”
Çocuklar ve gençlerin sosyal medyadaki varlıkları uzun zamandır tartışma konusu olmuştu. Ancak bu sefer, Meta gibi sosyal medya devlerinin, çocukların ve gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkileyerek kâr elde ettiği iddiaları gündemin ön sırasına oturdu.
New York Başsavcısı Letitia James’in sert ifadeleriyle dikkat çeken açıklamasında, “Meta, çocukların öz saygıları üzerinden kâr elde etme peşinde” eleştirisinde bulundu. Bu ciddi iddialar, Meta’nın genç kullanıcılara yönelik platform stratejilerini tekrar gözden geçirmesi için baskı oluşturabilir.
Meta’nın konuyla ilgili yaptığı açıklama ise, genç kullanıcılara yönelik olumlu deneyimler sunma konusundaki kararlılıklarını vurguladı. Şirket, başsavcıların bu yolda atılan adımlara destek olması yerine dava yolunu tercih etmelerini eleştirerek hayal kırıklığına uğradıklarını belirtti.

SOSYAL MEDYA, ÇOCUKLAR İÇİN NE KADAR GÜVENLİ?
Federal düzenlemelere rağmen, 13 yaşından küçük çocukların sosyal medya platformlarına kaydolması yasak olmasına rağmen, bu kurala uymayan ve yasakları kolayca aşan birçok çocuk olduğu biliniyor. Bu durum, ebeveynlerin çocuklarının çevrimiçi faaliyetlerini ne kadar yakından takip ettiklerini ve bu platformların çocuklara yönelik ne kadar güvenli olduğunu sorgulatıyor.
Meta’nın ebeveynlerinin rızasını almadan çocuklardan bilgi topladığı iddia edilerek, “Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası”nın ihlal edildiği ifade ediliyor. Bu, çocukların çevrimiçi gizliliğinin ne kadar tehlikede olduğunu gözler önüne seriyor.
Dijital dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından olan TikTok da, genç kullanıcılar için getirdiği süre sınırını kolayca aşabilecek önlemler aldı. Bu da çocukların ve gençlerin dijital dünyada ne kadar korunmasız olduğunu ortaya koyuyor.
ABD’nin başkenti Washington D.C.’nin Başsavcısı Brian Schwalb, şu an için sadece Meta’ya odaklandıklarını, TikTok veya Snapchat gibi diğer sosyal medya platformlarına dair bir inceleme olup olmadığı konusunda net bir yanıt vermedi.
Çocukların sosyal medya platformlarında geçirdiği zaman ve bu platformların potansiyel zararlarına yönelik endişeler artıyor. ABD Genel Cerrahı Dr. Vivek Murthy’nin “çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak” çağrısında bulunması, bu endişenin boyutunu gösteriyor.